Son Dakika

Okunan haber:

Hollande'ın hayal kırıklıkları ile dolu 1. yılı


Insight

Hollande'ın hayal kırıklıkları ile dolu 1. yılı

François Hollande bir yıl önce cumhurbaşkanlığını sağnak yağmur altında kutladı. Bu gri hava cumhurbaşkanını zorlu yılların beklediğinin habercisi olabilir miydi?

Bir yıl önce Fransız solu zafer sarhoşuydu. Solcular 1981’den beri ilk defa sembolik bir önemi olan Bastille Meydanı’nı yeniden dolduruyordu. 17 yıllık sağcı cumhurbaşkanlığı hakimiyeti sona ermiş tüm umutlar François Hollande’a bağlanmıştı. Fakat hayal kırılıkları kapıdaydı:

“Fransızlar, “şimdi değişim zamanı” sloganını duyduklarında, günlük hayatlarında değişiklikler olacağını umdu. Yani mikroekonomik ve sosyal sorunlarda. İşte tam da burada işlerin yolunda gitmediğini hissediyorlar.”

Bir yıl boyunca gerçekten de hiçbir şey yolunda gitmedi. İşsizlik 1997’deki rekoru da arkasında bıraktı. Fransa kriz batağından çıkamıyordu. Halkın yüzde 76’sı politikalarının hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Özellikle otomotiv sektörü dev işten çıkarmalara sahne oldu. Geçtiğimiz mart Goodyear fabrikasındaki gibi kızgın işçilerin gösterilerinde şiddet had safhaya ulaştı.

Oysa hükümet çalıştığını kanıtlama uğraşında idi. Cumhurbaşkanı serin kanlılığını korurken bir rotası olduğunu ve yolundan şaşmayacağını söylüyordu. Cumhurbaşkanlığı köşkünün internet sitesi seçim kampanyasında verilen 60 sözün yarısının tutulduğunu müjdeliyordu. Bu icraatlar arasında aile politikası, iş ve KOBİ’ler de bulunuyordu.

60 vaadin 31. sırasında ise Fransız halkını adeta ikiye bölen eş cinsel çiftlerin evlenebilme hakkı vardı. Bu icraat solcular tarafından sosyal bir zafer olarak görülürken diğerlerine göre çok kötü bir adımdı.

Cumhurbaşkanının ilk yılına Cahuzac dosyası da damgasını vurdu. Bütçe Bakanı Jerome Cahuzac’ın hataları ve yalanlarının ortaya çıkması hükümete duyulan güvene ağır darbe indirdi.

Cumhurbaşkanının bir yıllık bilançosunda en başarılı olduğu alansa dış politikaydı. Merkel’in her dediğine ‘evet’ dememe, düşüncelerini Avrupa’da duyurabilme ve kalkınmayı tedbir politikalarının önüne geçirebilme başarısını gösterdi. Mali’deki askeri operasyon ise ülkede bir kahraman gibi karşılanmasına yol açtı. Şüphesiz sadece bu konuda Fransızlar onunla aynı fikirdeydi.

Fransız Le Nouvel Observateur dergisi direktörü Laurent Joffrin ile birlikteyiz. Kendisi ile görevinin birinci yılını tamamlayan Cumhurbaşkanı François Hollande üzerine görüştük.

Giovanni Magi, euronews:
“François Hollande’ın seçimleri kazanmasında temkinli ve bir satranç oyuncusu gibi soğukkanlı olmasının büyük rol oynadığını
yazdınız. Ama temkinli tavrı daha sonra başına bela oldu. Neden?

Laurent Joffrin:
“Çünkü şu anda bir fırtına yaşanıyor. Fırtınada çok hızlı davranmak gerekir. Oysa François Hollande çok dengeli bir sosyal demokrat politika yürütüyor. Adım adım gerçekleştirdiği bir reform programına sahip. Ve kullandığı söylem durumun üzücü yanından kaçınıyor. Bu yüzden de insanlar durumun ne kadar dramatik olduğunu anlayamıyor. Ve sanırım bu onun sevilmemesinin başlıca nedenlerinden biri. Yani insanları şok eden ya da şaşırtan şeyler değil de iktidarın sorunlara karşı uygun tedbirleri almadığı hissini yaratması bunun temel nedeni. Bu yüzden de haksız olarak eleştiriliyor. Çünkü politikası o kadar da kötü değil. Ama onu dikkat çekmemeye çalışarak uygulaması kötü.”

euronews:
“Acaba hükümetin ya da Hollande’ın bir hükümet içi değişikliğe gitmesi durumunda yeniden ayağa kalkmaları mümkün mü?”

Laurent Joffrin:
“İlk olarak, bence şu andaki kabinesi çok geniş. Kimsenin tanımadığı birçok bakan var. Yani çalışmasaydılar da aynı şey olurdu. Bu da önemli isimleri barındıran çok daha küçük bir ekibin gerektiğini gösteriyor. Başbakanı değiştirmeye gerek yok çünkü sadece bir yıl sonra başbakan değişikliğine gitmek çok zor. Daha dört yıl var ve her yıl başbakan değişikliğine gidemezsiniz. Ama ekip küçültülmeli.

İkinci olarak ise daha az etkili olacağı bilinse bile, bir dizi altyapı reformunun başlatılması gerekiyor. Bu yapılırsa şunu söyleme hakkı doğar: İşte bakın Fransa zorlu ve gerekli reformları uygulamaya koymaya karar verdi. Örneğin devlet reformu
veya emeklilik reformunun başlatılması sayesinde kriz kelepçesi biraz gevşetilebilir.”

euronews:
“Solcuların kaymak tabakasında bulunan bir tarihçisiniz. Cahuzac skandalı sizce bu tarihin önemli kısımlarından biri haline gelecek mi?”

Laurent Joffrin:
“Evet kesinlikle. Çünkü solun kaymak tabakası olarak adlandırdığımız insanlar dürüsttür, zengindir, solcudur. Sola mali güçleri ve kurumdaki varlıkları ile katkıda bulunurlar. Kurumun bir kısmı dezavantajlı tabakalarla ilgileniyor. İşte solun kaymağı budur. Fakat son yıllarda spekülasyon, finansal ekonomi ve biraz da yolsuzlukların etkisi ile yolundan saptı. Yani Cahuzac örneği, vergi kaçıran, İsviçre’de banka hesabı olan, aşırı bir tedbir politikası yürüten bir kişi anlamına geliyor.”

euronews:
“Bazı kamuoyu yoklamaları eğer bugün seçim yapılsa Hollande’ın ikinci tura kalamayacağını gösteriyor.2017’de Marine Le Pen ve Nicolas Sarkozy’li bir senaryo mümkün mü?”

Laurent Joffrin:
“Bu imkansız değil. Eğer durum iyileşmez, işsizlik artmaya devam eder, sosyal durum bu kadar kötü olmayı sürdürürse bu imkansız değil. Daha dört yıl var. Bu yüzden de yaptığımız bir kurgu politikası. Ama Avrupa’nın her yanında ilerleme kaydeden sistem karşıtı partiler var. Ekonomik düzelmenin dışında bunu engelleyecek tek nokta, bu anketlerin farkındaki tüm solun tek bir aday etrafında birleşerek 2002’de Jospin ile yaşanan felaketin tekrarlanmasını engellemek olur.”