Son Dakika

İnönü’ye Veda: “Geri geleceğiz”

Okunan haber:

İnönü’ye Veda: “Geri geleceğiz”

Metin boyutu Aa Aa

Merhum eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in o iç burkan şiirini anımsatır gibiydi Dolmabahçe’deki veda.

“Masamın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutlar..

İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim”

İnönü Stadı’na giden caddelere saçılmış olan, Beşiktaşlı’nın son 10 yıldır paramparça olmuş umutlarını ve kırık kalplerini hatırlatan cam parçaları. Kulakları ağrıtan her şeye rağmen müthiş bir coşku, dünya rekoru kıran gürültü. Her zaman olduğu gibi bir yanda öfke bir yanda umut ve bu yelpaze içinde yoğun bir duygusallık. İnönü’ye veda gecesi böyle özetlenebilir.

Bir de sahaya bırakılacak bir Beşiktaş formasının başlı başına o kalabalığı coşturmaya yeteceğine inandıran bir atmosfer. “Yıldızlar tutuşsun siyah beyazla” lafına gönderme yapan meşaleler.

Veda’dan çok bayram havası vardı İstanbul’un 66 yıllık emektar stadında. İnönü Stadı’nın son gecesinde binlerce Beşiktaşlı “oradaydım” diyebilmek için Dolmabahçe’ye koşmuştu. Dışarıda kalanlar ise bir zamanların beleş tepesini hınca hınç doldurmuştu.
Statta söylenen şarkılar, atılan sloganlar 1960’lardan 2013’lere İnönü Stadı’nın serüvenini yansıtacak şekilde kurgulanmıştı. Çarşı’nın Beşiktaşlı’nın sırrı herhalde burada. Statta bir araya geldiğinde görünmez bir akıl, şaşmaz bir kurgu 30 bin kişilik bir koro ve koreografi.

Maç öncesi polisle yaşanan çatışma dışında her şey doğru, her şey anlamlı.

Veda gecesinde, İnönü’de ilk golü atan Beşiktaş’ın onursal başkanı Süleyman Seba’dan Metin-Ali Feyyaz’lara büyük futbolcuların anılması, eskilerin sloganı “Remzin kartallar gibi manileri yen aş layıktır bu vasıflar sana ey şanlı Beşiktaş” pankartı, Dolmabahçe’den gelen esinti.

Kara Kartalların bu stattaki acı tatlı geçmişine atıflar.

Erkin Koray’ın “arkası gelmez dertlerimin…” şarkısı, “Aldırma Kartal aldırma” şarkıları 1970’lerden bugüne, tarih içinde bir yolculuk yaptırdı tribünlere.

Sadece Beşiktaşlılar değil 40’lı-50’li yaşlardaki diğer İstanbul kulüplerinin taraftarları da oradaydı. Beşiktaş-Gençlerbirliği maçını pek izleyen olmadı, başrolde tribünler vardı. Futbolcular sadece arka fon olarak mücadele etti.

Maçın son düdüğü çalındığında asıl final için start verildi. Beşiktaşlı kutlama için şampiyonluğa ihtiyacı olmadığını bir kez daha gösterdi veda gecesinde.

Önce Beşiktaşlı futbolcular bu müthiş koroya saygı turu attı. Ondan sonra Beşiktaş’ı diğerlerinden farklı kılan sahneler yaşandı.

Hiçbir zaman kendine gösterilen spotlar altındakilere takılı kalmayan, her zaman gölgedekileri hatırlayan vefakar taraftar takımın yıllardır yükünü çeken malzemecisi Süreyya’yı ortaya çağırarak kapanış üçlüsünü ona çektirdi. Tüyleri diken diken eden bu tablo duygusallığı doruklara taşıdı.

Ondan sonra İnönü’de film koptu. Binlerce kişi sahaya hücum etti. Hatıra fotoğrafı çektirenler, koltukları, çimleri söküp götürenler, stattan ayrılmak istemeyenler vedadan çok adeta bayram yaşıyordu.

Tablo merhum Dışişleri Bakanı Cem’in şiirini anımsatıyordu. İnönü Stadı

“Sahaya inmiş kalabalıklar
Kaçan goller, şampiyonluklar
Hala vefakar binlerce taraftar
Ve anılar ve umutlar.

İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim”

der gibiydi. Beşiktaş taraftarı da bir yandan buruk, hüzünlü bir yandan ümitliydi. Bu bir son değil yeni bir başlangıçtı aslında. Stadı terk ederken bir taraftar duvara şunu kazıyordu:

“Geri geleceğiz!”