Son Dakika

Okunan haber:

Sosyal medya eğitim alanını da ele geçiriyor


learning world

Sosyal medya eğitim alanını da ele geçiriyor

Eğitimciler gençler arasında kullanımı çok yaygın olan sosyal medyadan eğitimde nasıl yararlanılabileceğini tartışıyor. Buna öğrenciler genelde olumlu bakarken veliler ise mesafeli yaklaşıyor. Learning World’un bu bölümü sosyal medyanın eğitimde kullanımını masaya yatırıyor.

Asya’nın en büyük başarı hikayelerinden olan Singapur 10 büyük rekabetçi ekonomiden biri ve Güneydoğu Asya’nın bu alandaki liderlerinden. Ülkede eğitim ekonomik hedeflere ulaşmanın temel taşlarından biri olarak görülüyor. Singapur hükümeti teknolojiyi ve sosyal medyayı eğitimde daha iyi kullanmanın yollarını arıyor ve buna yatırım yapıyor. Hükümet stratejisinin bir bölümünü de sosyal medya oluşturuyor.

Singapur’da Ngee Ann ortaöğretim kurumu gelecekte kullanılacak sistem için pilot okul olarak seçilmiş. Okulda laboratuarlar ve donanımlı sınıflarıyla teknolojinin en geniş kullanımı deneniyor. Burada 2009 yılından beri twitter geniş bir kullanım alanına sahip.

Lucia (öğrenci):
“Sosyal ağın kullanılması faydalı oluyor. Çünkü zaman zaman öğrenciler soru sormada ya da bazı konulardaki görüşlerini ifade etmekte çekingen davranabiliyorlar. Sosyal medya kullanımı bunun aşılmasına katkı yapıyor.”

Adrian Lim (okul müdürü):
“Öğrenmenin kolaylaştırılması için teknolojiyi nasıl kullanabileceğimizi görmek istiyoruz. Öğrenciler bu aletlerden faydalanıyor. Biliyorum ki eğer metodu iyi kullanabilirsek sınıflardaki verimlilik de artacaktır.”

Öğretmenler öğrencilerin kullanmalarını istedikleri bazı internet adreslerini onlara facebook mesajlarıyla ulaştırıyor. Öğrenciler twitter’ın 140 kelimelik kullanım yapısını özetleme, kısa ve öz anlatım kabiliyetlerini geliştirme alıştırmasıı olarak kullanıyor. Yine öğrenci ve öğretmenler görüntü ve şemalar için de bazı paylaşım sitelerini kullanıyor.

Öğretmenler sosyal medya ve teknolojinin eğitimde kullanımının sonuçlarına dair verileri topluyor ve verimli kullanımı bulabilmek için de bunları sürekli olarak değerlendiriyor. Öğrencilerin daha yüksek notlar aldığı görülürken öğretmenler bu sayede kendilerinin de bir şeyler öğrendiklerini ifade ediyor.

Okul sosyal medya kullanıyor, peki gerçekten öğretmenler twitter ve facebook kullanmalılar mı? Teknoloji kullanımı neden bu kadar önemli? Bunun sınıflara katkısı nedir? Tüm bu soruları New York’taki Columbia Üniversitesi’nde meslek eğitimi dalında eğitim veren bu konuda çok sayıda makalesi de yayınlanan Sreenath Sreevanisan’la konuştuk.

Profesör Sree Sreevanisan (Columbia University):
“Beyaz tahtaya yazan markörler ve powerpointin kullanımını eğitim için yapılan son iki icat olarak gösterebilirsiniz. Bu çılgınca bir durum olsa gerek ama eğitim belki de insanoğlunun yenilik yapılmayan tek fiili durumunda”

Prof. Sreevanisan’e büyük değişim tam da bu zamanlarda yapılıyor. Bu değişimin adı da sosyal medya. Ona göre bu kızılötesi gözlükler ya da cep telefonundan dahi daha büyük bir gelişme ve sonunun nereye varacağını öngörmek de imkansız. 1996’da neredeyse kimse elektronik posta’nın ne demek olduğunu bilmiyordu. Şimdi ise sosyal medyanın ne olduğunu tartışılıyor.

“Öğretmenlerin sosyal medya üzerine eğitim alması gerekiyor tıpkı internetin temel kullanımını bilmeleri gerektiği gibi. Bu nesillere bağlı bir şey değil kişisel tutumlarla ilgili. 70 yaşında olup da sosyal medyayı çok iyi kullananlar da tanıyorum 20’li yaşlarda olup da hiç ilgisi olmayanlar da. Bildiklerini sanıyorlar ama tek yaptıkları Facebook’ta fotoğraf paylaşmak.”

Prof. Sreevanisan sosyal medyanın hayatın bir parçası olduğu gibi yakın zamanda okullarda da gündelik eğitim rutinlerinden biri olması gerektiğini düşünüyor. Veliler ise şüpheyle yaklaşıyor ve çocuklarının özel hayatının tehdit altında olacağından endişe ediyor.”

Professor Sree Sreevanisan:
“Anne-babaların bu şüphelerini dikkate almak gerekiyor. Benim ikizlerim 10 yaşındalar ve sosyal medyada yer almıyorlar. Ben de bundan çok memnunum, çünkü hazır değiller. Ayrıca Facebook’un kendi kuralları gereğince de 13 yaşından önce burada yer almaları mümkün değil.”

Prof. Sreevanisan’a göre Columbia Üniversitesi sınıfları sosyal medya ve eğitim ilişkisi için güzel birer örnek. Öğrencileriyle internet üzerinden görüşlerini paylaşıyorlar. Ona göre sosyal medya sınıfa daha fazla karşılıklı etkileşim getirir ve daha fazla bilgi alış-verişi imkanı sağlar. Bu şekilde öğretmenin anlatıp öğrencinin de dinlerken sıkıldığı geleneksel yapının sonu gelecek:

“Ben hala hiçbir alet olmadan öğretmenin anlattığı öğrencilerin de dinleyip fikirlerini paylaştığı bir ortamın adeta bir mucize olduğunu düşünüyorum. Yeni teknolojinin ve yeni medyanın tüm yaptığı bu olanları daha da güçlendirmek.”

Öte yandan Prof. Sreevanisan öğrencileri için ise sosyal medyayı adeta altüst edip önlerine getiriyor ve onlara bunun bir oyuncak olmadığını söylüyor. Sreevanisan’a göre sosyal medya çok temkinli, akıllı ve dikkatli bir şekilde kullanılmalı:

“Öğretmenler sosyal medyayı öğrenmeli ve onu kullanabilecek donanımına sahip olmalı.Yazdığım her tweet için 3 ila 6 dakika harcıyorum. Yazdığımın doğru ve bunun yazılmasının uygun olduğundan emin olmalıyım. Diyorumki sosyal medya benim her gün kullandığım ve beni aynı gün işimden kovdurabilecek olan bir şey. Çok dikkatli olmalıyım. Twitter’da tüm yazdıklarımız Amerikan Kongresi’nde muhafaza ediliyor. Yani bir ifadeyle arkadaşlarım için torunlarım için yazıyorum. “

sosyal medyanın eğitimde kullanılmasının bir diğer dikkat çekici örneği de kolombiya’da. Başkent Bogota’nın tepelerinde çift dilli eğitim yapan Richmond eğitim kurumu internet ve sosyal medya kullanımında öğrencilerin ve velilerin fikir birliğini sağlamayı başarmış. Laura okulun bilişim teknolojileri dersi alan 662 öğrencisinden biri:

“Bu yıl sunum yapma imkanı sağlayan Prezy programını çok kullandık. Bunu yalnızca teknoloji dersi için değil, İspanyolca ya da matematik dersindeki sunumlarımız için de kullandık. “

Laura emlak işiyle uğraşan annesine de yardımcı oluyor. Onu sosyal medyayla tanıştırmış ve artık müşterilerle doküman paylaşımı yapıp görüşmelerde daha büyük kolaylık yaşamasını sağlamış. Annesi de “bana sosyal ağların kullanımını anlattılar, çok karışık bir şey olduğunu ve çok da işime yaramayacağını düşünüyordum, şimdi oturup birlikte kullanıyoruz. Bizim ilişkimize katkısı olduğunu ve bizi yakınlaştırdığını da söyleyebilirim” şeklinde konuşuyor.

Okulda 3 yıl önce Kolombiya’da bir projenin ilk uygulanması başlatıldı. 9-12 yaşlarındaki 12 çocuk Facebook, Prezy ya da Google’ın olumlu yönde kullanımı ve bunları daha sonra da aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları için seçildi. Uygulamadan o kadar memnun kalındı ki bu kullanım daha sonra okul programına da eklendi.

Daniel Hernández (Richmond Bilingual School teknoloji kullanımı komitesi üyesi)
“Bu öğrencilere cesaret verdi. Anne-babalarını, diğer aile üyelerini ve arkadaşlarını da davet ettiler, kendi internet sayfalarını kurmaya teşvik ettiler ve kendi haberleşme ağlarını oluşturdular. Bunun aile içi iletişime de katkısı oldu, okula da. Aileler okulla bir bağ kurdular ve eğitim sürecini daha iyi takip etme imkanı buldular.”

Hayatın her alanına giren sosyal ağlar eğitimden de ayrı kalmıyor ve bu alanda da daha çok kullanılacağı görülüyor.. Learning World programını da “learnworld” hashtagiyle twitter’da da takip edebilirsiniz.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Sivil örgütlenmenin gücü

learning world

Sivil örgütlenmenin gücü