Son Dakika

Son Dakika

Avrupa'da sinema sektörü de kemer sıkıyor

Okunan haber:

Avrupa'da sinema sektörü de kemer sıkıyor

Metin boyutu Aa Aa

Cannes Film Festivali’yle, sinemanın büyülü dünyası ve yıldızları kırmızı halıda vitrine çıktı. Ancak sektörün içinde olanlar için durum bu kadar büyülü ve görkemli değil.

Avrupa’yı vuran ekonomik kriz sinema sektörüne de yansıdı. Yapımcılar bütçeden kısmaya ve bazı projeleri rafa kaldırmaya başlarken, sanat sektörüne yapılan devlet yardımları da kesildi.

2010’da Avrupa Birliği genelinde toplamda 1246 film çekilirken 2011de bu sayı 1336’ya yükseldi. Geçtiğimiz sene ise toplam çekilen film sayısı 1299’a düştü.

Ekonomik kriz sadece film yapımcılarını değil sinemaseverlerin de bütçesini etkiledi. İnsanlar daha az sinemaya giderken, internet çağıyla birlikte kopya ve korsan filmlere ulaşmak kolaylaştı.

2010 yılında Avrupa Birliği genelinde 952.4 milyon sinema bileti satılırken, 2011’de bu sayı 954.3 milyona yükseldi. Geçtiğimiz sene ise bu sayı 933.3 milyona düştü.

Yapımlarıyla adından söz ettiren İspanyol, İtalyan, Alman ve Fransız sinemasında sektör daralırken, İngilizler yerini klasik filmlerle korumayı başarıyor.

Geçtiğimiz sene bir James Bond filmi olan Skyfall’ın gösterimiyle, dünya çapında bir milyon dolardan fazla hasılat sağlandı.

Euronews, Avrupa yapımı filmlerin dağıtım ağı Europe Cinemas’ın CEO’su Claude Eric Poiroux ile sektördeki krizi konuştu.

Wolfgang Spindler, euronews:

“Sinema sadece bir eğlence değil aynı zamanda büyük bir pazar. Peki yaşlı kıta ekonomik krizle boğuşurken sinema salonlarına bu ne şekilde yansıyor?”

Claude Eric Poiroux, Europe Cinemas:

“2012’de gişe rakamlarının düşüşte olduğu görülüyor. Krizin sinema salonlarına da yansımaya başladığını söyleyebiliriz. Ancak tam olarak ne derecede etikleneceğini şimdiden söyleyebilmek güç. Ayrıca tüm ülkelerde aynı görüntüler yok, krizin etkileri aynı şiddette yaşanmıyor. Örnek olarak İspanya’da iki kat kriz var diyebiliriz. Ülke zaten ekonomik krizin merkezlerinden biri bunun yanı sıra Euro krizi şartlarından bağımsız olarak da İspanyol sineması sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sektör hükumetin bazı kararlarından büyük zarar gördü. Sinema biletlerinden alınan vergi yüzde 8’den yüzde 21’e yükseltildi ve fiyatlar da büyük ölçüde arttı. Ayrıca prodüksiyonlara bakıldığında da krizin başka bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Avrupa’da bugün yapılan filmlere, yatırımlara bakarsak, krizin etkisinin önümüzdeki aylarda ve yıllarda da görüleceğini söyleyebiliriz.”

euronews:

“Kriz zamanlarında bazı filmler diğerlerine göre daha mı çok ilgi görür?”

Claude Eric Poiroux:

“Sinemanın krizlerden etkilenmeyeceği çünkü halkın onu bir kaçış noktası, bir sığınak olarak gördüğü söylenir. Sinema salonuna gelir ve sıkıntılarınızı kapının dışında bırakır bir süre için unutursunuz. Bu tarihte birçok kez tecrübe edilmiş bir gerçek ve evet diğer sektörlere göre biraz daha şanslıyız. Fakat burada sinemaya gitmenin de bir bedeli olduğunu unutmamak gerekiyor. Neyse ki hala sinemaya gitmek çok pahalı bir şey değil. Kaliteli bir eğlence çok da harcama yapmadan sağlanabiliyor ve bu da halka çekici gelen bir nokta. Fakat izleyicilerin gelmeye devam etmesini istiyorsak belki de film türlerini bir miktar değiştirmek gerekecek. Düşündüren filmlerden çok belki de eğlencenin daha çok ön plana çıkması gerekecek.”

euronews:

“Bize Avrupa sinemasının yaşadığı krizi birkaç kelimeyle nasıl özetleyebilirsiniz?”

Claude Eric Poiroux:

“Bugün halen bazı sorularla karşı karşıya kalıyorsak bence bunda bazı ülkelerin kültürün krize verilebilecek en iyi cevap olduğunu kabul etmemeleri de bulunuyor. Bazı ülkeler bana bu endişeyi hissettiriyor. Özellikle İspanya, İtalya ve bazı Orta Avrupa ülkeleri. Macaristan’da bazı şeylerin Avrupa sinemasının geleceğini tehdit ettiğini görüyoruz. Bir tek senarist dahi halkı çok derinden etkileme gücüne sahiptir. Sinemanın frenlenmemesi gereken bir gücü vardır kendisini ifade etmesine izin vermek gerekir.”