Son Dakika

Son Dakika

Göçmenlerin trajedisi "Transit" belgeseliyle Cannes'da

Okunan haber:

Göçmenlerin trajedisi "Transit" belgeseliyle Cannes'da

Metin boyutu Aa Aa

Cannes Film Festivali’nde her yıl resmi seçkiye alternatif olarak düzenlenen “Yönetmenlerin On Beş Günü” programı henüz tanınmayan sinemacıların uzun ve kısa metraj özgün filmleriyle belgesel yapımlarına yer veriyor. Martin Scorsese, Ken Loach, Michael Haneke ve Jim Jarmush gibi usta sinemacıların kariyerlerinin başlangıcı olma özelliği taşıyan seçkide İran asıllı yönetmen Kaveh Bakhtiari’nin Fransa-İsviçre ortak yapımı “L’Escale / Transit” adlı belgeseli de yer alıyor.

Yasa dışı yollarla Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan göçmenlerin öyküsüne değinen belgesel, altı İranlı erkek ile bir Ermeni kadının mücadelesi üzerine odaklanıyor. Transit, çok sayıda kısa filme imzasını atan yönetmeni Bakhtiari’nin ilk uzun metraj belgesel çalışması. İsviçre vatandaşı olan Bakhtiari, filmin odak noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Bu filmi içgüdüsel olarak, hızlı bir şekilde tamamladım. Sanırım kurmaca film geleneğinden geliyor olmamdan dolayı sezgilerim bana yardımcı oldu. İnsanları nasıl tehcir ettiğimizi anlattım. Yunanistan’a dair hiçbir şeyi göstermedim. İnsan öykülerine odaklandım. Filmim bu şekilde Cannes’a ulaştı.”

Belgeselin en dikkat çekici karakterlerinden biri, ailesine katılmak için aynı rotayı izleyen ve polis tarafından iki gün boyunca kelepçeyle bir banka bağlanarak alıkonulan 16 yaşındaki bir genç. Bakhtiari, göç olgusuna güncel bir yaklaşım getiriyor: “Filmdeki karakterlerden biri bana bu yaşta göç edip etmeyeceğimi sordu. Çok şaşırdım, cevap vermekte zorlandım ve aklıma ilk gelen şunu demek oldu: “Bir batılı gözüyle söyleyebileceğim şu ki günün birinde belki de gelip kapımı çalan bir göçmen olmayacak ama belki de bir Avrupalı olarak göç etme sırası bende olacak”. Yunanistan örneğini ele alalım. Ekonomik sorunlar yüzünden onlar da göç ediyor. İspanyollar da aynı şekilde. Sonra Brezilya’ya göç eden Portekizliler var. Hali hazırda göç akımları yönünü değiştirmiş durumda.”

Sosyal ve politik mesajı kuvvetli olan bu belgesel, Avrupa kapılarının herkese açık olmadığı gerçeğini Avrupalılara gösteriyor.