Son Dakika

Okunan haber:

Cannes'ın tek sürprizi "En İyi Yönetmen" ödülü


KÜLTÜR

Cannes'ın tek sürprizi "En İyi Yönetmen" ödülü

66. Cannes Film Festivali sona erdi. Altın Palmiye, tartışma yaratan “La Vie D’Adele /Adele’in Hayatı” filmiyle Tunus asıllı Fransız yönetmen Abdellatif Kechiche’e giderken, “En İyi Yönetmen” ödülü festivalin tek sürprizi sayılabilecek bir isme, uluslararası arenada tanınmış çok sayıda yönetmenin arasından sıyrılan Meksikalı yönetmen Amat Escalante’ye verildi.

Başrollerde Adele Exarchopoulos ile Lea Seydoux’nun yer aldığı “La Vie D’Adele”, iki genç lezbiyenin öyküsüne değiniyor. Jürinin seçiminin Fransa’nın gündeminde sıcaklığını koruyan eşcinsel evlilik konusuyla çakışması, kimi sinema eleştirmenleri kadar başrol oyuncusu Adele Exarchopoulos’un da takdirini kazandı. Yunan asıllı genç oyuncu, ödül töreni sonrası yaptığı açıklamada, “Bu bir kutsama. Tanınmanın verdiği bir keyif. Bu gönülden yapılmış bir film” şeklinde konuştu. Seydoux ise basının filme gösterdiği ilgiye dikkat çekti: “Çekimler çok uzun sürdü. Neredeyse 5,5 ay kadar. Filmde yer almayan çok sayıda sahne çektik. Adele ile birlikte bu filmle tanıştığımızda sonucunun böyle olacağını tahmin etmemiştik. Ancak basının filme ilgisi ve insanların sevgisi bizim de tabii filmi sevmemize katkıda bulundu.”

Altın Palmiye’nin en güçlü adayları arasında olarak gösterilen, İranlı yönetmen Ashgar Farhadi’nin Fransızca çektiği “Le Passe”/ Geçmiş” adlı dramı, festivalden büyük ödülle dönemese de başrolde yer alan Berenice Bejo “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Bejo, Farhadi’nin filmde yarattığı gerçeklik duygusuna şu sözlerle değindi: “Bu harika bir film. Çok güçlü bir öyküsü var. En sevdiğim yanı dramın düğümlenişi, bir şeyleri yavaş yavaş açığa vurması ve gizemi. Bunun sonucunda gerçekliğin dışında bir film ortaya çıkıyor. Sinemasal gerçeklik ön planda. Filmin en önemli yanı merak uyandırıyor olması.”

Eski eşi ile yakında evlenmeyi planladığı erkek ve çocukları arasında kalan Marie’nin dramını canlandıran Berenice Bejo, “Geçmiş“te başarılı olduğu kadar doğal bir performans sergiliyor. Bejo’nun kazandığı ödülde, karakterleri detaylı olarak işlemekte usta olan yönetmen Farhadi’nin başarısının payını da unutmamak gerek.

Alexandre Payne’in yönettiği “Nebraska” filmindeki performansıyla “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ödülün sahibi olan 76 yaşındaki Amerikalı oyuncu Bruce Dern, ödül törenine katılmadı. Piyangodan kazandığı büyük ödülü almak için oğluyla birlikte yolculuğa çıkan alkolik bir babanın öyküsünü anlatan Nebraska, Cannes’ın bu yılki listesinde farklı bir tema olan baba oğul ilişkilerine dokunuyor.

“En İyi Yönetmen” ödülünün şaşırtıcı ismi Meksikalı yönetmen Amat Escalante, ödülü Spielberg’in jürisinden almaktan gurur duyduğunu dile getirdi: “Gençliğimde Steven Spielberg’in filmlerinde çok etkilenmiştim. Bana film yapma ruhunu aşılayan Spielberg olmuştur.” Escalante’nin Meksika’da uyuşturucu trafiğini konu alan “Heli” adlı yapımı, mizanseniyle olmasa da öyküsüyle festivalin en çok ses getiren yapıtları arasındaydı.

Cannes’da bu yıl “En İyi Senaryo” ödülüne layık görülen yapım, gösteriminden itibaren şiddet içerikli öyküsüyle tartışma yaratan, Jia Zhang-Ke’nin “A Touch of Sin” filmi oldu. Çinli yönetmen sansüre karşı direnişini ödül töreni sonrasında da şu sözlerle ifade etti: “Ben sanatçılar, sinemacılar için en önemli şeyin otosansür uygulamamak olduğu kanısındayım. Yaratıcı olabilmek için cesur olmalılar. Film sanatını limitleri ve sansürü aşmak adına icra etmeliler.” Günümüz Çin toplumunda, kırsal kesimde geçen dört öyküyü birleştiren “A Touch of Sin”, ülkenin hızlı ekonomik büyümesinin yanında yükselen şiddete karşı bir eleştiri niteliğinde.

Cannes’ın en prestijli 3. ödülü olarak değerlendirilen “Jüri ödülü“nün sahibi, “Like Father, Like Son” filminin yönetmeni Hirokazu Kore-Eda, 1987 yılından beri aynı kategoride ödüle layık görülen ilk Japon yönetmen oldu. Kore-Eda, sinemada türlere olan farklı bakışını şu sözlerle ortaya koydu: “Belirli bir türde sinema yapmıyorum. Komedi ile dram arasında bir seçim yapmak zorunda hissetmedim. Ciddi bir konuya değinirken de bir miktar mizaha ihtiyaç var. Aksi takdirde hazmi zor oluyor. Burada gösterim sırasında kahkahalar duymaktan memnun oldum. Bence konu ne kadar ciddiyse içine o kadar gülünç öge katmak gerek.”

66. Cannes Film Festivali’nin diğer ödüllerinden “Jüri Büyük Ödülü” Coen Kardeşler’in “Inside Llewyn Davis” adlı yapımına, “En iyi Kısa Film” ödülü Byoung-gon Moon’un “Safe” adlı filmine ve yeni yönetmenlerin ilk filmlerine verilen “Altın Kamera” ise “Ilo Ilo” filmi ile Anthony Chen’e takdim edildi.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
"Omar": Filistin'de aşka "Belirli Bir Bakış"

KÜLTÜR

"Omar": Filistin'de aşka "Belirli Bir Bakış"