Son Dakika

Okunan haber:

Okul üniformaları eğitim sistemi tartışmalarının merkezinde


learning world

Okul üniformaları eğitim sistemi tartışmalarının merkezinde

Haki pantolon, beyaz gömlek, mavi elbise ya da denizci takımı, ne giydiğiniz eğitim hayatınızı etkiler mi? Öğrenciler, aileler ve öğretmenler arasında tartışılan sıcak bir konu. Herkes okul üniformalarının eğitim üzerindeki etkisini farklı açıklıyor.

Okul üniformalarının okul disiplinine, sosyal farklılıklar üzerine, bireyselliğe olan etkileri; öğrenciler, aileler ve öğretmenler arasında tartışılan bir konu. Acaba üniformalar zorunlu olmalı mı; yoksa öğrencileri ne giyeceği konusunda özgür mü bırakmalı? İki örnek olaya ve bir de uzman görüşüne başvuruyoruz.

Apartheid döneminin neden olduğu ayrımcılık yüzünden Güney Afrika okullarında üniformalar zorunlu. Yetkililer uygulamanın sınıf farklılıklarını ortadan kaldıracağı ve öğrenciler arasında disiplinin sağlanmasına yardımcı olacağı görüşünde.

Güney Afrika’da okul üniformaları zorunlu. Kural, ülkenin İngiltere kolonisi olduğu döneme dayanıyor. İngiltere’nin diğer eski kolonilerinde de bu kural devam ediyor. Ülkede gençler Apartheid rejiminin son bulmasında önemli rol oynadı. 70’ler ve 80’lerin okul hayatı yoğun protestoların altında geçer.

Phumulani Lisesi1993 yılında açıldı. Apartheid rejimi son anlarını yaşıyordu ve siyasi hizip ile baskıcı hükümet arasındaki yoğun mücadele, ülkenin başına musallat olmuştu. Şiddetin her yere hakim olduğu bu dönemde, okul müdürü üniforma rengini bilinçli olarak seçer.

Shumi Shongowe, Okul müdürü:
“Okulumuz eğitim hayatına başladığında Katlehong kasabasının her yerinde kan dökülüyordu. Bu nedenle bizim üniformamızda kırmızı renk bulunur. Tabii ki bu olay, Dünya’nın sonu değil. Bunun için üniformamızda beyaz renk de var. Beyaz renk umudu temsil ediyor. Yani bunca olaydan sonra bu noktaya geldik diyebilmeyi.”

Güney Afrika’da zorunlu okul üniforması sadece devlet okullarını kapsamıyor. Ayrıca özel okulların birçoğu bu uygulamayı zorunlu kılmış. Okulların bir kısmı takı ve aksesuara izin verirken diğerleri saç kesimine kadar dikkat ediyor. Eğitimcilere göre üniforma okulda olmanın gerekliliği. Öğrencilere disiplini, okul güvenliğini ve topluluk olma hissini aşılıyor.

Shumi Shongowe, Okul müdürü:
“Hemşireler üniformalarını giydiğinde kendilerini hemşire olarak değerlendirir. Aynı şekilde doktorlar da. Öğrenciler de okul üniformalarını giyerek öğrenci oldukları hissini benimser.”

Uzun yıllar süren ırkçı rejimin izleri hala sürüyor. Sosyal ayrımla mücadele bütün ülkenin üzerinde anlaştığı bir konu. Üniformalar da okuldan başlayarak sosyal ayrımcılığı ortadan kaldırmaya yarıyor. Böylece öğrencilerin öncelikli uğraşı eğitim oluyor. Üniformalar öğrencilere onur aşılarken, onlara bir yere ait olma bilinci veriyor.

Sbusiso, öğrenci:
“Her sabah uyandığımda biliyorum ki diğer kardeşlerimle buluşma vakti. Okuluma gideceğim ve o kapıdan içeri girdiğimde, sosyal ve ekonomik bütün şartları geride bırakarak sadece ve sadece eğitimime odaklanacağım.”

Katlehong kasabasında gezen öğrenciler, kırmızı ve beyaz renkte üniformalar yardımıyla okul arkadaşlarını tanıyor. Mezun olduklarında bu üniformayı bırakıp başka birini giyecekler ve başarılı geleceklerine bir adım daha yaklaşacaklar.

Herkes okul kıyafetleri hakkında aynı görüşe sahip değil. Aurora Velez, Eğitim bilimleri uzmanı Andrea Precht’in görüşlerini aldı. Bize Şili’den bağlanan sosyal eğitim uzmanı Precht, üniforma zorunluluğunun olumlu ve olumsuz yanlarını anlatıyor.

Aurora Vélez:
“Sayın Precht eğitim bilimlerinde akademisyensiniz. Ayrıca okul ortamı uzmanlık alanınız. Okul üniformaları üzerine bir de çalışmanız var. Kıyafet zorunluluğunun özellikle aile bütçesini düşündüğümüzde ekonomik etkileri nelerdir? Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?”

Andrea Precht:
“Şili’de, çocuğuna okul üniforması almak isteyen bir aile asgari ücretin yarısı kadar bir harcama yapmak zorunda. Bu çok fazla bir miktar. Olaya buradan bakacak olursak okul kıyafeti aile için ek bir harcamaya neden oluyor. Hatta bu miktar, maddi sıkıntılar çeken ailelerin çocuklarını okula göndermek istememesine yol açabiliyor. Çünkü kıyafetler için yeterli paraları yok.”

Aurora:
“Okul giysisi fikri ne zaman ortaya çıktı? Ne zamandan beri üniforma kullanıyoruz?”

Andrea Precht:
“Okul kıyafetlerinin tarihi bayağı eskiye dayanır. Manastırlardan ve ordudan geliyor. Bir bakıma üniformalar, manastırdaki çocukların cübbeleri, rahibelerin kıyafetleri değil mi? Bugün okul dediğimiz kurum, çocuklara ve gençlere farklılığı, çeşitliliği öğretmeyi amaçlıyor. Fakat öğrencileri belli bir kalıbın altına sokmak bizi bu amaçtan uzaklaştırıyor. Üniformalılaştırmak ile homojen bir toplum oluşturma arasında bir kafa karışıklığı yaşanıyor.”

Aurora:
“Avustralya ve Malezya gibi bazı ülkelerde üniforma, hem devlet hem de özel okullarda uygulanıyor. Diğer ülkelerde ise bu kullanım isteğe bağlı. Genel durum nedir?”

Andrea Precht:
“Çocuk olmak, genç olmak ile öğrenci olmak arasındaki ayrımı iyi yapmak gerekiyor. Bunlar aynı şeyler değildir. Öğrenci olmak, belli bir kuruma ait olmak ve belli kurallara uymak demektir. Bazı okullar, bu özel kategoriyi iyice belirlemek için zorunlu kıyafetleri kullanıyor. Bu üniformalılaştırma, okulun öğrenci üzerinde uyguladığı bu zorunluluk, gençler için rahatsız edici olabiliyor. Öğrencilerin buna yanıtı üniformalarını kişiselleştirmekle oluyor. Bunu yaparak kendi gençlik kültürlerini okulun içine sokmaya başlıyorlar.

Mesela Japonya örneği var. Burada iki etkenin altını iyice çizmek gerekiyor. Birincisi, endüstri yani moda endüstrisi. İkincisi de üniformalı okul öğrencisinin yetişkin olarak görülmesi. Japonya’da okul kıyafetinin moda olması aynı zamanda öğrencilerin cinselleşmesine yol açmıştır. Artık onlardan küçük lolitalar diye bahsediliyor.”

Japonya’da okul kıyafetleri öğrencilerin aksesuarları ve eklemeleri ile moda akımına dönüştü. Üniforma zorunluluğu olmasa da gençler okul kıyafetlerini hem okulda hem de günlük hayatlarında yaygın olarak kullanıyor.

Okul üniformaları Japonya’da, manga kültürünün oluşturduğu sosyal bir fenomen haline geldi. Bir zamanların geleneksel okul kuralları, bugünün popüler modası oldu. Denizci kostümleri çizgi filmler nedeniyle farklı bir görünüşe bürünüyor. Denizci tarzı kıyafetler, blazer, stand-up yaka, mini etek, “kawaii” modasının ön planda yer alan stilleri. Bu akım sadece Japonya’da değil; Dünya’nın dört bir yanından gençlerin takip ettiği bir moda anlayışına dönüştü. Okul kıyafetleri bireyselliğin ve özgürlüğün sembolü olarak anlam değişimine uğruyor.

Üniformanın zorunlu olmadığı okullarda bile, öğrenciler modanın ve genç olmanın gereği olarak, kendilerine has tasarladıkları okul kıyafetlerini giyiyorlar. Oyun salonlarında, alış-verişte ve sosyal faaliyetlerinde dahi üniformadan ödün vermiyorlar.

Toyoko Yokoyama, Mağaza müdürü:
“ Okul kıyafetleri bize eşsiz bir güzellik sunuyor. Bu yabancıların dahi hoşuna giden bir giysi. Üniforma bir çeşit sihirli değnek gibi gençlerin güzel görünmesini sağlıyor.”

Harajuku, Tokyo’nun en büyük alış-veriş alanı. Burada gençler haftasonu dahi giyimleri için kravat, kazak, blazer ve etek satın alıyor.Japon okul giysileri bir önceki nesil için nostaljik bir karaktere sahip. Kıyafetler, okulun imajının ve estetik standartların korunmasını sağlıyor. Japonların sosyal kimliğe verdikleri önem okul kıyafetleri uygulamasında kendini ifade ediyor.

Nobuyuki Mori okul kıyafetlerinde uzman. 30 yıldır bu işi yapıyor. Japon halkının kültürel geçmişinin üniformayı teşvik ettiğini belirtiyor: “Günümüzde üniforma ile okulları ayırt etmek zor, yine de lise öğrencileri için kıyafetler kendini ifade etmede önemli bir araçtır.”

Japonya’da bugünün okul kıyafetleri deniz aşırı ülkelerden ithal edilen bir anlayış olmasına rağmen, bir yüzyıl sonra gençler için vazgeçilmez oluyor ve kendini ifade etme biçimine dönüşüyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Türk eğitim sistemi: Yarının büyüklerine tutulan ayna

learning world

Türk eğitim sistemi: Yarının büyüklerine tutulan ayna