Son Dakika

Okunan haber:

Kara yosunları hava kirliliğini ölçmede kullanılıyor


futuris

Kara yosunları hava kirliliğini ölçmede kullanılıyor

Atmosferde yer alan ağır metaller ve hidrokarbonların, havayı kirletme oranlarını kara yosunu aracılığıyla nasıl ölçebiliriz? Biyoteknoloji yoluyla hava kirliliğine karşı mücadele mümkün mü? Bu sorunun cevabı Avrupa Birliği’ne bağlı bilim adamları tarafından araştırılıyor. Mikroskoplarının altında ise kara yosunu var.

Eva Decker, Freiburg Üniversitesi Biyoloji Fakültesi:
“Kara yosunu geniş bir alana yayılır. Bu nedenle bu bitkiyi ele aldık. Görebildiğiniz gibi bütün bu alanda kara yosunları aracılığıyla kirletici maddelerin oranını ölçmek mümkün. Ayrıca hava kirliliği oranı da düştü. Burada kapsüller halinde kara yosunları yetiştiriyoruz. Bir parça bitkiden yeni bir kapsül elde etmek mümkün. Yeni kapsüllerin kurulabilmesi için laboratuvar ortamında üretim yapıyoruz.”

Azot oksitler ve kükürt oksitlerin yanı sıra kadmiyum, kurşun ve nikel gibi havadan ağır metaller inceleniyor. Ölçümleri kesin bir şekilde elde etmek mevcut teknolojiler ile zor. Yeni makineler ise oldukça pahalı. Freiburg Üniversitesi’nde biyoloji alanında çalışan bir grup araştırmacı, kontrollü ortamda bu yosun sporlarının nasıl ve ne hızla geliştiğini inceliyor.

Eva Decker:
“Bu seviyeye ulaştığımızda daha geniş bir alanda kara yosunu yetiştirebiliyoruz. Bu seviyede biyoreaktörü kullanabiliriz. Normalde bu makine 5 litrelik bir hacme sahiptir. Biz ise burada sadece 200 mililitre ile çalışabiliyoruz. Yani biyoreaktörler yardımıyla daha fazla yosun üretmek olası.”

Canlı bitkiler, kirletici elementleri emdiği ve içlerinde biriktirdiği için biyolojik gösterge olarak zaten kullanılıyor. Köklerinin olmaması ve hızlı yayılma özelliği ile kara yosunları, havada yer alan ağır kirletici elementlerin ölçümü için oldukça uygun bir gösterge. Araştırmanın dikkatini çektiği en önemli buluş ise torf sonucu oluşan yosunların inanılmaz çoğalma oranı.

Ralf Reski, Freiburg Üniversitesi Biyoloji Fakültesi:
“Bu yol sayesinde tek genetik kolondan üretilen kara yosunu ile ölçümleri, tek biyolojik gösterge yardımıyla yapabiliyoruz. Ayrıca biyoreaktörlerde üretilen kara yosunları, aynı oranda büyüme oranına ve kirlenme oranına sahip oluyor. Bu ölçümleri de herhangi bir makine ile değil; doğadan topladığınız bitkilerle doğrudan doğa aracılığıyla yapıyoruz.”

Bu kara yosunları hava geçiren çantalar içerisinde taşınıyor. Çeşitli Avrupa şehirlerinden getirilen bu bitkiler yardımıyla, hava kirliliği ve emilen kirli elementlerin oranı ölçülüyor. Günümüzde bu araştırma İspanya’nın Santiago de Compostela kentinde yapılıyor.

Carlos Brais Carballeira Braña, Santiago de Compostela Üniversitesi Biyoloji Fakültesi:
“Yosun örnekleri üç ay boyunca alanda kalarak kirliliğe yol açan maddeleri emiyor. Özellikle trafiğin ve sanayinin yol açtığı kirliliği ölçüyoruz.”

Toplamadan sonra kurutulan yosunlar toz haline getiriliyor. İncelenen örnekler yardımıyla havayı kirleten elementlerin oranları ölçülüyor. Moleküler biyoloji ve maddi bilimlerin bir bileşimi olan bu yaklaşım sayesinde, ekoloji ve biyonik alanlarında yeni yöntemlerin geliştirilmesi sağlanacak. Geleceğin çevre bilimini çok farklı bir yol bekliyor.

José Angel Fernández Escribano, Santiago de Compostela Üniversitesi Biyoloji Fakültesi:
“Biz bu fikri, bu yöntemi farklı alanlara da taşımak istiyoruz. Özelikle akarsulara, ekim alanlarına ve endüstri bölgelerine…Kirletici maddeler nehirleri kirletmekle kalmıyor, ayrıca denize ulaşarak ekosistemde ciddi sorunlara yol açıyor. Bu yöntemle hem ekosistemi kirleten bütün elementleri kesin oranlarıyla öğrenebilir, hem de kirlenmeyi engelleyecek yeni metotlar geliştirebiliriz.”

www.mossclone.eu

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Enerji sorununun çözümü suda mı yatıyor?

futuris

Enerji sorununun çözümü suda mı yatıyor?