Son Dakika

Okunan haber:

İran'da seçimler öncesinde kadın hareketi


Insight

İran'da seçimler öncesinde kadın hareketi

İran’da 14 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 79 milyonluk nüfusun yüzde 49’unu oluşturan kadınlar önemli bir rol oynayacak.

Ülkede yıllardır eşitlik için mücadele eden kadınlar boşanma, iş yaşamına katılma, çocuklarının vesayet hakkı ve seyahat özgürlüğü gibi temel yurttaşlık haklarının garanti altına alınması için örgütleniyorlar. Bugün İran kadını bu haklardan sadece babaları ya da eşlerinin sorumluluğunda yararlanabiliyor. Bu haklarını ancak ailelerindeki bir erkeğin egemenliği altında kullanabiliyor. İran’da kadın hakları savunucusu hareketler seçimleri şimdiye kadar olduğu gibi bu kez de toplumsal hak arama mücadelelerinin önemli bir parçası olarak görüyor. İran rejimi ise ön safında kadınların yer aldığı aktivist hareketlere hoşgörüyle yaklaşmıyor. Bu hareketlerin içinde yer alanlar bazen ağır bedeller ödemek zorunda kalıyor.

Fakat baskılara rağmen İran toplumunda kadının varlığı gözle görülebilir düzeyde belirgin. Üniversitelerde, protesto gösterilerinde, çalışma hayatında ve politik kurumlar yer alıyorlar. Ülkede kadın hareketi gelişirken hükümet de bu adımlara kadın haklarını sınırlayıcı hamlelerle karşılık veriyor. Örneğin Mahmud Ahmedinejad hükümeti tarafından hazırlanan yeni yasal düzenleme, 40 yaşının altındaki bekar kadınların, babasının ya da erkek kardeşinin izni olmaksızın yurt dışına çıkmasını yasaklıyor. İlginç bir şekilde Parlamento’nun kadın vekilleri de bu yasayı destekliyor.

Öte yandan hükümet çelişkili biçimde, oy verme yaşını kadınlar için erkekler için olduğu gibi 16’ya düşürdü.

Euronews muhabiri Vida Samei İran’da yaklaşan seçimler öncesinde kadınların hak taleplerini ve bu konudaki engelleri kadın hakları savunucusu, Londra Pen Society üyesi Mansoureh Shojaee ile konuştu.

euronews/Vida Samei: İran’da önümüzde yeni bir seçim var. Kadınlar başkanlık seçimlerinde aday olamıyor. Peki seçmen tavırlarıyla taleplerinin hayata geçebileceğini görebilecekleri bir tablo oluşturabilirler mi?

Mansoureh Shojaee:Seçimlerde kadınların sorunları konusunda gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederim. Kadınların başkanlığa aday olamayacakları Anayasa’nın 115. maddesinden kaynaklanıyor. Bu madde kadınların seçilme hakkını kısıtlıyor.

Özellikle 2005 yılından beri kadın haklarını savunan hareketler ve aktivistler her seçimde bu sorunu gündeme getirdiler. Ayrıca seçimler sırasında seslerini duyurmaya çalıştılar. Sandığı, vatandaşların haklarını alabileceği bir mücadele alanı olarak gördüler, böyle hareket ettiler. Bu nedenle kadınlar seçimleri hiçbir zaman hafife almadılar. Tam tersine, eleştirmelerine , itirazlarına ve hak taleplerine rağmen daima seçimlerde aktif oldular. Şimdi bu taleplerin seçim sandığına ne oranda yansıdığını, orada nasıl karşılık bulduğunu bekleyip görmeliyiz. Kadınların ilerideki seçimlere hangi oranda katılacakları, taleplerinin bu seçim sonuçlarında nasıl yankı bulduğu ile çok yakından ilgili olacak.

euronews: İran’da kadınların haklarını elde etmelerinin önündeki engeller neler?

Mansoureh Shojaee: Yasal kısıtlamalar, kadınların pek çok hakka erişmelerinin önünde engel oldu. Şimdiye kadar bu yasal engellerle baş edebilmek için kadın hakları savunucuları ülkede hep bu türden yasal düzenlemelere tepki gösterdiler. Barışçıl yollarla tepkilerini ortaya koydular. Bazı ilerlemeler elde edebildiler. Ama sonuçta İran’da, bir yanında kadın haklarının mevcut düzeyinden memnun olmayan aktivistler ile diğer yanında kanun yapanlar ve yöneticilerin bulunduğu bir mücadele hep var oldu.

euronews:İran kadınının bu toplumsal mücadelesinde izlemesi gereken yollar ne olmalı?

Mansoureh Shojaee: Yeni bir sosyal hareket olarak İran’daki kadın hareketi, yasaların değiştirilmesini sağlayarak amacına ulaşabilir. Şimdiye kadar bunun için toplumun değişik kesimlerinden destek aradılar, siyasal kampanyalara giriştiler, resmi yetkililerle görüşmeler yaptılar. Kadınlar hak taleplerini milletvekilleri ve hükümet yetkilileri ile serbestçe görüşebilmeli, tartışabilmeli.
Bu olduğunda mevcut yasaların değişebileceğini umut edebiliriz. Aksi takdirde kadınlar için problemler daimi olacak. Kadınlar hak taleplerinde ısrarcı olmalılar ve bu talepleri barışçı ve olgun bir biçimde karşılanmalı. Kadınların birer yurttaş olarak ayrımcı yasal düzenlemeler karşısında durma hakları hakları var. Yönetenler bunun bilincinde olur, talepleri dinler ve önemini kavrarlarsa tüm yurttaşlar için barış içinde bir arada yaşama olanağı sağlanmış olur. Özellikle de kadınlar için.