Son Dakika

Okunan haber:

Grybauskaite: Euro'ya mutlaka geçeceğiz


DÜNYA

Grybauskaite: Euro'ya mutlaka geçeceğiz

Litvanya Devlet Başkanı Dalia Grybauskaite 1 Temmuz’dan itibaren Avrupa Birliği başkanlığını yürütecek.

Ülkesinin ilk kadın devlet başkanı olmadan önce Avrupa Komisyonu üyesi olan Grybauskaite bu nedenle Avrupa Birliği konusunda tecrübeli.

Sosyal katılımcılık alanında Charlemagne Ödülü’ne de layık görülen Grybauskaite euronews’e konuştu.

Audrey Tilve, euronews: Başkan Grybauskaite, Euronews’e hoşgeldiniz. Avrupa Birliği dönem başkanlığı dikkatleri sizin ülkenize çekecek ve sanırım bundan en fazla faydayı elde etmeye çalışacaksınız. Fakat altı ay çok kısa bir süre ve biz genelde bir ülkeden başka bir ülkeye devredilen papaz kaçtı oyunu görüyoruz. Bu noktada sizin amaçlarınız neler, neler yapmayı ve başarmayı planlıyorsunuz?

Dalia Grybauskaite, Litvanya Devlet Başkanı: Tabi genellikle başardıklarımızdan çok daha fazlasını yapmak istiyoruz, çünkü mesele sadece başkanlıkla değil üye ülkeler, parlamento ve kısmen komisyonu içeren tüm kurumlarla ilgili.

Papaz kaçtı oyunuyla ilgili olarak ise en sorunlu mesele 2014 – 2020 arasındaki yedi yıllık Avrupa bütçesi olacaktır.

Bu zorlu dönemde bir an evvel finansal kaynaklara ihtiyacımız olacak. Hemen 2014’ün başında. Eğer gecikirsek bu kaynaklarda gecikecek demektir.

euronews : Peki bunu başarırsanız sıradan Avrupalılar için ne anlama gelecek?

Grybauskaite: Eğer başarabilirsek, ki pazarlık edilmesi gereken 70 program için elimizden geleni yapacağız, yeni projeler 2014’te başlayabilecek, yeni kaynaklar sağlanacak. Özellikle genç işsizliği ile alakalı olarak gençlere para lazım, iş lazım. Bu tamamen başkanlığın, parlamentonun ve üye ülkelerin sorumluluğunda

euronews: Euro kullanmayan üç milyon nüfuslu bir ülke, tamamen Euro Bölgesi’ndeki krize odaklanmış bir Avrupa’ya söz geçirebilecek mi? Gözardı edilmekten endişelenmiyor musunuz?”

Grybauskaite: Hayır endişelenmiyorum, çünkü Euro Bölgesi’nde önceden anlaşılmış olsun ya da olmasın tüm kararların Hırvatistan’ın katılımıyla 28 ülkenin onayından geçmesi gerekiyor. Yani son tahlilde tüm ana kararları hep beraber onaylıyoruz.

euronews: Fakat entegrasyon planları Euro Bölgesi’yle ilgili. Bölgede ortak bir ekonomi yönetimi, daha fazla toplantı ve kurumsal değişimler öngörülüyor. Euro üyesi olan ve olmayan ülkeler arasındaki makas açılıyor.

Grybauskaite: Buna pek katılmıyorum. Euro Bölgesi kendi yönetimine elbette sahip olabilir. Fakat borçlar, kamu borçları gibi ekonomik sorunlar sadece Euro Bölgesi’ne ait değil. Diğer ülkelerde zorluklar yaşıyor. Yani bu durumun daha genel olduğu anlamına geliyor. Bu Euro krizi değildir, bu bir kamu borcu krizi, bir mali krizdir ve sadece Euro Bölgesi’yle sınırlı değildir.

euronews: Yani euro kullanmayan ülkelerin arka planda kalacağını düşünmüyorsunuz?

Grybauskaite: Şu ana kadar böyle bir şey olmadı ve bundan sonrada umarım olmaz.

euronews: Hala 2015’te Euro’ya geçmeyi planlıyor musunuz? Litvanyalılar bu konuda pek istekli değil ve bunun için onları suçlayamayız. Bugünlerde Euro çok da popüler değil?

Grybauskaite: Elbette halk arasında yeterince disiplinli olmayan kendi kendilerine yetemeyen bazı ülkeler için fatura ödeneceği korkusu var. Ama bizim gibi küçük, çok açık ve liberal bir ekonomide zaten pratikte Euro çok belirleyici, çünkü para birimimiz ona endekslenmiş durumda. Yani bir anlamda Euro’ya bağlıyız ama para politikaları üzerinde söz hakkımız yok. Örneğin ihtiyaç halinde diğer ülkeler gibi devalüasyon yapamıyoruz. Yani aslında Euro’nun tüm sorumluluklarını üstleniyoruz ama haklarını alamıyoruz.

euronews: Yani halkın sadece üçte biri desteklese bir bunu yapacaksınız…

Grybauskaite: Halkı ikna etmeye çalışacağız.

euronews: Bir referanduma gitmeyi düşünür müsünüz? Polonya bu seçeneği değerlendiriyor…

Grybauskaite: Hayır, bence halkın görüşünü almak sadece referandum yoluyla olmaz. Ama 2004’te üyelik için bir referandum yaptık. Üyelik sözleşmesinde Litvanya’nın hazır olduğu anda Euro Bölgesi’ne katılacağı yazılı. Yani bu zaten referandumla onay alındığı anlamına gelir. Ama tabii ki özellikle bu zor zamanlarda halka daha fazla anlatmak ve onlarla konuşmak gerekir.

euronews: Ülkeniz diğer iki Baltık ülkesiyle birlikte krizin başlarında sert tasarruf önlemleri aldı ve tekrar büyümeyi yakaladınız. Litvanya bunu başarırken neden Yunanistan ve İspanya’da işe yaramadı?”

Grybauskaite: İlk olarak doğru bir noktaya değindiniz. Çok sert önlemler aldık, çünkü az önlem yeterli değil. Tüm bu tedbirler özellikle kesintiler geçici olmalı. Yaptığımız kesintileri telafi edeceğimiz sözünü verdikten sonra Litvanyalılar buna sadece iki yıl katlanmak durumunda kaldı . Milli gelirde yüzde 15’lik gerileme yaşadıktan bir buçuk yıl sonra hızlı bir şekilde düzelmeye başladık. Çünkü halk bize güvendi, biz de kesintilerin geçici olduğu sözünü vermiştik ve sözümüz tuttuk.

euronews: Bu politika ihracata dayalı küçük ve açık bir ekonomi olduğunuz için işe yaramadı mı? Ortalama maaşlarda 600 Euro’nun biraz üzerinde.

Grybauskaite: Tek etkenin o olmadığını düşünüyorum. İşe yaradı çünkü halkımızı ikna ettik, bir görüş birliği oluşturmayı başardık ve buna önce kendimizden politikacılardan başladık. Örneğin benim maaşım yüzde 30 civarında azaldı.

euronews: Şimdi enerji konusuna geçmek istiyorum. Litvanya tamamen Rus doğal gazına bağımlı ve Gazprom size komşularınızdan daha yüksek bir fiyat uyguluyor. Bu bağımlılıktan kurtulabilecek misiniz?

Grybauskaite : Evet, biz şu anda kendi sıvılaştırılmış doğal gaz santralini inşa ediyoruz. 2014 sonunda bitecek ve 2015 yılının başında doğal gaz ihtiyacımızın yarısı buradan karşılanacak. Elektrik konusunda da 2015 başında İsveç‘le aramızda hat kurmuş olacağız. Şu anda Estonya ve Finlandiya’yla ikinci bir hat inşa ediyoruz. Böylece 2014 sonu, 2015 başında Kuzey Enerji Havuzu’na tamamen entegre olacağız.

euronews: Yani bir kaç yıldan bahsediyoruz, onlarca yıl sonrasından değil…

Grybauskaite: Hayır, hayır sadece iki yıl daha dayanmamız gerekiyor ve kesinlikle haklısınız çünkü biz doğal gaz için örneğin Almanya’da yüzde 30 daha fazla ödüyoruz.

euronews: Ama fiyattaki bu yükseklik birazda sizin Rusya karşısındaki sert siyasi duruşunuzdan kaynaklanıyor.

Grybauskaite : Sadece siyasi değil, bu enerji reformu konusunda da dik bir duruş. Çünkü Avrupa Birliği’nde enerji reformu konusunda üçüncü bir paket sunuyoruz. Rusya’ya bağımlılığımızı azaltmaya çalışıyoruz ve elbette bu onların hiç de hoşuna gitmiyor.

euronews: Bağımsızlığınızdan 23 yıl sonra bile Rusya karşısındaki bu sert duruş hala gerekli mi?

Grybauskaite : Ödediğimiz enerji faturası Rusya’nın enerji kaynaklarını hala bir siyasi ve ekonomik baskı unsuru olarak kullandığını gösteriyor.

euronews: Son ve belki kişisel bir soru, bir devlet başkanının karatede siyah kuşak sahibi olması pek alışıldık bir durum değil.

Grybauskaite: Gençlik yıllarımdan kalma bir şey.

euronews: Uzakdoğu sporlarına ilginiz ve politikalarınız arasında bir paralellik kurulabilir mi?

Grybauskaite : Uzakdoğu sporları sadece genç kalmak için yapılan fiziksel bir spor değil. Bu aynı zamanda bir yaşam felsefesi, disiplin, hedeflerinizle ve bu hedeflere ulaşma yollarına adanmışlıkla ilgili. Bunları siyasette dahil olmak üzere her işte uygulayabilirsiniz.