Son Dakika

Okunan haber:

Teorinin geri planda kaldığı bilim dersleri


learning world

Teorinin geri planda kaldığı bilim dersleri

Fen Bilimleri, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik yani kısaca STEM… Birçok ülkede, gençlere birçok işin kapısını açmaya ve başarılı bir kariyer elde etmelerine yardımcı olan STEM bölümlerinden iyi derece ile mezunlara ihtiyaç duyuluyor. Yapılan bir araştırmaya göre sadece İngiltere’de her yıl bu bölümlerde okumuş 100 bine yakın mezuna gereksinim duyulurken öğrenciler bu dersleri bırakıyor. Learning World’un bu haftaki programı bu derslerin öğrenciler için nasıl çekici bir hale dönüştürülebileceğini araştırıyor.

Singapur’un eğitim dalında, özellikle matematik ve fen bilimlerindeki başarı notu dünyaca biliniyor. Euronews buradaki bir üniversiteyi ziyaret ederek genç, dinamik araştırmacı ve mühendislerin nasıl eğitim aldığını inceledi.

Nanyang Teknoloji Üniversitesi, araştırma ve geliştirme konularında üstünlük kazanmış, dünyanın sayılı mühendislik okullarından biri. Aynı zamanda ‘Sanat ve Medyada Yenilik’ adı altında bir bölümü de bulunuyor. Bilim ve teknolojiye odaklanırken bir yandan da yaratıcı eğitimi ve düşünmeyi de teşvik ediyor, kısacası her yönü ile Singapur’un bilim ve teknoloji merkezi olma yönündeki hedefini gözler önüne seriyor.

Üniversite’nin başkanı Prof. Bertil Andersson kurumlarında öğrenmeyi ve bilginin nasıl kullanılabileceğini öğrettiklerini söylüyor ve ekliyor ‘‘bununla birlikte öğrencilerimizin girişimci ve sosyal anlamda aktif olmalarını ve takım liderliğini anlamalarını sağlıyoruz. Eğitimin, mühendislik alanında bile daha geniş kapsamlı olması için çalışıyoruz.’‘

Nanyang’da üniversitelerde görmeye alışık olduğumuz büyük amfitiyatrolar yok. Bunun yerine interaktif eğitim sunan, az sayıda öğrencinin takım halinde çalıştığı sınıflar var. Okulun sunduğu programlardan biri ‘Rönesans Mühendislik’. Buradaki amaç teknoloji alanında girişimciler yetiştirmek. Bunun için en başarılılar arasından seçilen öğrenciler mühendisliğin yanı sıra işletme ve sosyal bilimler alanında eğitiliyor.

Okulun öğrencilerinden Germaine Tan’ın sözleri teknoloji ve sosyal bilimlerin buluştuğu noktayı net bir şekilde anlatıyor:
‘‘Bir mühendis sadece bir ürünün nasıl tasarlanacağını bilmemeli. Aynı zamanda bu ürünün satış potansiyelini, müşteriye hitap edip etmediğini de bilmek zorunda. İşte bu noktada toplumun yapısını yani sosyal bilimleri de araştırmanız ve bilmeniz gerekiyor.

Singapur hükümeti araştırma ve geliştirmeye önümüzdeki beş yıl içinde 10 milyar Euroluk bütçe ayırma sözü verdi. Nanyang Teknoloji Üniversitesi de enerji, nanoteknoloji ve biyomedikal mühendislik alanlarında yapılan araştırmalar için büyük oranda burslar elde etti. Üniversitesinin eğitim görevlileri öğrencilerinin mezun olduktan sonra sadece çalıştığını değil bu sektörlerde başı çektiğini de görmek istiyor. Singapur’un önünde bilim, teknoloji ve yenilik merkezi olma hedefine ulaşmak için uzun bir yol var ancak Nanyang Teknoloji Üniversitesi ülkeyi bu doğrultuda bir adım öne taşıdığına inanıyor.

Öğrencilerin STEM derslerine kayıt yaptırmasını teşvik edebilmek için bu dersleri eğlenceli hale getirmenin önemini söylemeye bile gerek yok. Viken Tavitian’ın kişisel projesi ‘Vikexploratorium’ bunun en güzel örneklerinden biri. Kıbrıs Rum Kesimi’nin başkenti Lefkoşa’da tanıştığımız bu bilim aşığı bilimin korkulacak kadar karmaşık olmadığını aksine ne kadar eğlenceli olabileceğini hazırladığı gösteriler ile meraklılarına anlatıyor. Artık materyaller kullanarak bilimsel deneylerini eğlenceli bir dille anlattığı gösterisi 7’den 70’e geniş bir kitleye hitap ediyor.

Viken Tavitian deney gösterisinin kalıplaşmış eğitimin çok dışında, daha anlaşılabilir, daha ilgi uyandıran bir yöntem olduğunu söylüyor:
“Deneylerin arkasındaki fikir ‘uygulamalı eğitim’. Bir çok kişi bir sürü teori duyuyor ama gerçek hayatta neye yaradığı konusunda hiçbir fikirleri olmuyor. Ben tam tersini yapıyorum. Teorilerin arkasında yatanları deneyler ile gösteriyorum. Teori ile başlayıp uygulamaya geçmek yerine ben direk uygulamadan başlıyorum.’‘

Viken fizik dalında araştırmacı olduğu İllinois Üniversitesi’ni bırakıp memleketine geri döndüğünde ülkedeki ekonomik çalkantı onu da vurmuş ve akademik başarılarına rağmen işsiz kalmış. Bir okulda öğretmenlik yapmaya başlamış ancak ailesini geçindirmek için ek gelire ihtiyaç duymuş ve bir fırın açmış. Ekmek pişirmeye bile bir bilim adamı gibi yaklaşıyor. Ona göre fırıncılık bilim ile, termodinamikler ile, biyokimyasal tepkimeler ile yakından alakalı. Burada sadece hamur yoğurup ekmek pişirmiyor, bütün bu sürecin bilimsel yönlerini çocuklara aktarıyor. Viken’in bilime olan tutkusu geçim sıkıntısı yaşadığı zamanlarda bile azalmamış. Ona göre öğrenciler fen bilgisi eğitiminden vazgeçmemeli aksine bu derse ayrı bir önem verilmeli.

Fırın örneği, beraberinde birçok mantıklı soruyu akla getiriyor. Örneğin STEM dersleri işletme dünyasında nasıl faydalı olabilir? Rus hükümeti bu yolda milyarlarca Dolar yatırım yaptı. Rusya’nın silikon vadisi olacak Skolkovo İnovasyon Merkezi projesi ile modern dünyaya uyum sağlayabilen araştırmacılar ve mühendislerin yetişmesi hedefleniyor.

Merkez 2015’te tam faaliyete geçecek. Rus hükümeti nanoteknolojiden nükleere, bilgi teknolojisinden enerji araştırmalarına bilimin merkezi olacak bu kent için 2 milyar Euro bütçe ayırdı. STEM dersleri merkezin temelini oluşturuyor. Skolkovo Teknoloji Enstitüsü, kısa adıyla Skoltech önümüzdeki eylül ayında bu bilim kentinde eğitim vermeye başlayacak ancak bunun öncesinde pilot programa seçilen 20 yüksek lisans öğrencisi buranın sunduğu imkanlardan çoktan faydalanmaya başladı bile. Skolkova Vakfı’nın başkan yardımcısı Oleg Alekseev’e göre araştırma merkezinde bir üniversitenin bulunması olmazsa olmazlardan.

Skoltech şu an işletme okulunun kampüsünü kullanıyor. Skoltech kampüsü tamamlandığında 1200 yüksek öğrenim öğrencisine eğitim verebilecek. Skolkovo projesinin ortaklarından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü kampüsün mimarisinde esin kaynağı olmuş.

Skoltech Girişimcilik ve Yenilik Merkezi’nin başkanı İlya Dubinsky, Sovyet döneminden kalan STEM derslerinin öğretilme yöntemlerinin modern dünyada geçeriliğini yitirdiğini düşünüyor.

‘‘Tek başınıza bir fikri uygulanabilir seviyeye taşımanız neredeyse imkansız. Sizin yapamadıklarınızı yapabilen kişileri de projelerinize müdahil etmeniz gerekiyor. Yatırımcı bulmanız ve onunla aynı dili konuşmanız gerekiyor. Farklı alanlardan mühendisler ile, satış müdürleri ile çalışmak zorundasınız. Diğer ülkeler bize kıyasla çok daha öndeler bu konuda. Ekosistemi kullanıyorlar, bizim bu işletme ortamını en başından kurmamız gerekiyor.’‘

Skolkovo Vakfı işletme ve bilimi birleştiren bir projeyi, daha merkez açılmadan hayata geçirdi. Açıköğretim Üniversitesi’nin öğrencileri bilimsel fikirlerini sanayi ve işletmeye adapte ediyor böylece projeler teoriden pratiğe dökülmüş oluyor.

Şirketlerin ilgisini cezbeden burada ortaya çıkacak fikirler ve keşfedilecek yeni buluşlar. Skolkovo İnovasyon Merkezi bilimsel, sosyal ve ekonomik sorunlara çözüm üreten girişimci şirketleri bünyesine davet ediyor. Bugün uluslararası 710 şirket merkezin ortaklığını paylaşıyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Benim anaokulum sizinkinden farklı

learning world

Benim anaokulum sizinkinden farklı