Son Dakika

Okunan haber:

İspanya'daki gebeliği sonlandırma yasası değiştirilmeli mi?


Insight

İspanya'daki gebeliği sonlandırma yasası değiştirilmeli mi?

News Plus’ın bu bölümünde İspanya’daki kürtaj yasasına eğiliyoruz. Halk Partisi’nin girişimi ile 2010 yasasının belirlediği gebeliğe son verme süresi Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Adalet Bakanı bu konuda eski yasaya geri dönüleceğini açıkladı. Bu da fetüste yaşanan bazı gelişim sorunlarını yasanın kapsamayacağı anlamına geliyor. Bu konuyu doğum öncesi tanı uzmanlarından doktor Pérez-Pedregosa ile görüşeceğiz. Ama öncesinde Carlos Marlasca imzalı röportajımızı izleyelim.

İspanya’da gebeliği sonlandırma yasası bu temmuzda ücüncü yaşını kutlayacak. 37 yaşındaki Carolina Barelles 2011’de gebeliğinin 14. haftasından sonra bu yasadan faydalanan kadınlardan biri olma özelliğine sahip. 14 aylık bir kız çocuğuna sahip avukat, ikinci çocuğuna 20 haftadır hamile. İlk gebeliğinde yaşadığı sorunu ve yasanın kendisine sağladığı imkanları şöyle anlatıyor:

Carolina Barelles:
“Çok kısa süredir hamileydim. 12. haftada ilk ekografimi yaptırdım. Bu sırada bebeğimin idrar kesesinde bir sorun olduğu görüldü. 5 hafta boyunca durumu kötüye gitti. Hatta sorun böbreklere ve akciğerlere yayıldı. Ardından da amniyotik sıvı salgılamamaya başladım. Bu da çocuğun sağlığı hakkında öngörüde bulunulmasını çok zorlaştırdı. Ama umudumu hep korudum. Her şeyin yoluna gireceğine ve bebeğimin idrar kesesindeki sorunun düzeleceğine inandım. Bu yüzden de son dakikaya kadar bekledim. Kararımı 16. haftada verdim. Eğer yasa bana 16. haftada kürtaj olma hakkı vermeseydi kararı çok daha önceden almam gerekecekti.”

Carolina kimsenin asla istemeyeceği bir sorunla karşı karşıya kaldığını söylüyor. Muhafazakar Halk Partisi’ne oy verdiği halde bu yasaya kesinlikle dokunulmaması görüşünde:

Carolina Barelles:
“Kadınların her zaman belirli bir hafta sayısı boyunca ne yapacaklarına karar verme hakları olmalı. Bu sürenin sonrasında ise yaşama hakkına öncelik verilmeli.”

Oysa fetüste yaşanabilecek gelişim sorunlarına yasanın getirdiği yeni bakış açısı engelli haklarını savunan bu dernek tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Dernek Başkanı Luis Cayo Perez Bueno, gebeliği sonlandırma hakkına karşı belli bir pozisyonu savunmadıklarını, ama gelişim sorunları yüzünden sürenin uzatılmasını bir ayrımcılık olarak gördüklerini belirtiyor:

Luis Cayo Perez Bueno:
“2010 yasası hamileliğe son verme süresini 14 haftadan 22’ye yükseltti. Yasa bu sürenin uzamasına neden olarak ‘engelli olma’ durumunu söylemese de bu anlama gelen başka bir kelime kullandı. Bu, eşitsizlik yaratan bir tedavi ve engelli olma durumundan dolayı elverişsiz bir durum yaratıyor. Yasa ‘engelli’ kelimesini kullanmasa da bu siyasal anlamda doğru değil. Bu yüzden de tepki göstermeliyiz.”

Beatriz Beiras, euronews:
Şimdi Madrid’e uzanıyoruz ve Sanitas La Moraleja Hastanesi Doğum Öncesi Tanı ve Ekografi Ünitesi başkanı jinekolog Javier Perez-Pedregosa ile birlikteyiz. Doktor Pedregosa, gündelik çalışmalarınızda konsültasyona gelen hamile kadınların fetüslerinde ciddi bir malformasyon sorunu ile sık sık karşı karşıya kalıyorsunuz. Anne karnındaki bebeğin doğduktan sonra yaşayamayacağına ve bu durumda neler yapılacağına ne zaman karar veriyorsunuz?”

Javier Perez-Pedregosa:
“Fetüste bir oluşum bozukluğu olduğu tanısını koymak, durum çok ağır olduğunda ya da yaşanılan sorun hayatı olumsuz etkileyebildiğinde her zaman çok kolay olmamakla birlikte mümkün. Elimizdeki yöntemler daha kesin tanı koymamızı sağlıyor.

euronews:
“İspanya’da 2010’dan beri yürürlükte olan kürtaj yasası sizce bilimsel araştırmalar ışığında kadınların huzurlu bir şekilde hamilelikte karşılaştıkları sorunları çözmesine izin veriyor mu? Yoksa bu yasa çok mu hoşgörülü?”

Javier Perez-Pedregosa:
“Bu yasanın hoşgörülü olmadığını düşünüyorum. Sanıyorum ki doğum öncesi tanı koyabilen uzmanların çoğunluğu bu konuda benimle hem fikir. Ama bu yasa karşılaşılan sorunları çözme özelliğine sahip. Çünkü doğum öncesinde fark edilen oluşum bozukluklarını hamileliğin 22. haftasında durdurma imkanı sunarak kökten bir değişiklik yaptı. Ama bu sadece iki durumda mümkün: İlki fetüsteki sorunun yaşamı engellemesi. Bu anormal durumlar üzerinde genelde tanı kolayca konulabiliyor. Hastalığın doğasından ya da teknik nedenler gibi farklı sebeplerden dolayı tanı gecikmeli şekilde konabilir. Diğer durum ise hastalığın çok ağır ve tedavi edilemez olması. Bu tür durumlarda kararı bir doktor heyeti veriyor.”

euronews:
“Şu andaki yasa bazı çok ciddi malformasyon durumlarında kürtaja 22. haftada da izin veriyor. Bu karar nasıl alınıyor?”

Javier Perez-Pedregosa:
“Heyeti pediatri, neonatoloji ve maternal fetal tıp üzerine uzmanlaşmış üç doktor oluşturuyor. Her otonom bölge oy sistemi ile bu uzmanları seçiyor. Kararlar her durumun farklılığı dikkate alınarak veriliyor. Bence duruma bilimsel bir ciddiyetle yaklaşılıyor ve sadece çiftin değil, doğmamış fetüsün de durumu göz önünde bulundurularak karar alınıyor.”

euronews:
“İspanya Adalet Bakanı Alberto Ruiz Gallardon yasa tasarısında malformasyon durumunu ilk aşamada kaldıracağını söyledi. Ardından da geri adım atarak bazı oluşum bozukluğu durumlarını kaldırmayacağını açıkladı. Bilimsel açıdan bakıldığında yasaya bazı gelişim bozuklukları durumlarının eklenmesi mümkün mü?”

Javier Perez-Pedregosa:
“Mümkün ama çok karmaşık. Çünkü tıpta her zaman hastalıklar yerine hastalardan bahsederiz. Sık sık iki hasta birbirine benzemez. Materno Fetal Tıpta da aynı durum söz konusu. Aynı kalp malformasyonuna sahip gibi görünen iki fetüs birbirlerinden çok farklı bir ilerleme kaydedebilir. Bazen de farklı anomalilerin kombinasyonu yaşanır. Bu yüzden de birçok durumu kapsamayacak bir yasa ortaya çıkarılması çok karmaşık görünüyor.”

euronews:
“Yeni yasanın çözüp de eski yasanın çözemeyeceği bir durum aklınıza geliyor mu?

Javier Perez-Pedregosa:
“Evet 2010 yasası aileleri ikna etmemizi, onlara birkaç hafta sonra fetüsü yeniden kontrol etmenin gerekliliğini açıklamamızı sağladı. Bu yeni analiz bize malformasyonun hala devam ettiğini, daha da ağırlaşmadığını bu yüzden de gebeliğe devam edilebileceğini gösterdi. Bir karar vermeden önce 22 hafta beklediğimiz için birçok çocuk doğabildi. Ki bu kararlar bazen acele edilerek alınabiliyordu.”