Son Dakika

Okunan haber:

Karlovy Vary'de uluslararası filmler ödüller için yarışıyor


KÜLTÜR

Karlovy Vary'de uluslararası filmler ödüller için yarışıyor

Çek Cumhuriyeti’nde 48.si düzenlenen Karlovy Vary Film Festivali’nde belgesel ve kurmaca türünde uluslararası filmler bu yıl 4 farklı kategoride yarışıyor.

Ödüllerin “Büyük Jüri”, “Doğu’dan Batı’ya Seçkisi”, “Belgesel” ve “Bağımsız Kamera” kategorilerinde verileceği festivalde toplamda 223 film gösterilecek.

İzlandalı yönetmen Marteinn Thorsson’un kamerasından, uyuşturucu ve alkol bağımlısı Leifur adlı milletvekilinin öyküsünü konu alan “XL”, “Büyük Jüri Ödülü” için yarışan yapımlar arasında. Thorsson, filminin bazı evrensel konuları masaya yatırdığını belirtiyor: “Bence bu evrensel bir konu. Medyada, haberlerde yer almadığından gerçek bir sorun. Örneğin Gerard Depardieu’nün sarhoş olmasından ya da Berlusconi’nin partilerinden, Dominique Strauss Kahn gibi liderlerden bahsedilse de alkolizmden söz edilmiyor. Kimse bu konu hakkında konuşmuyor.”

Belgesel dalında yarışma programında yer alan “The Manor”, Kanadalı, Yahudi bir ailenin sıra dışı yaşamını konu alıyor. Bir striptiz kulübü işleten ve günlük yaşamlarında ailevi diyaloglarını sıradan bir şekilde yürüten aile üyeleri, belgeselin en çarpıcı noktasını oluşturuyor. Yönetmeni Shawney Cohen, “The Manor” ı ilginç kılanın ailenin sıradanlığı olduğunu dile getiriyor: “Bence işlevsiz ve sorunları olan bir aile olup yine de aile olarak kalmaya alışmakta bir sakınca yok. Benzer işlerle ilgilenip de bölünen çok aileye rastladım. The Manor filmindeki aileyle ilgili harika bir nokta var ki, o da 30 yıldır bir çoklarının yanlış olduğunu düşündüğü bir işi idare etmeleri ve bunun üzerinden hayatta kalmaları; sonrasında akşam yemeğinde bir araya geldiklerinde normal bir aile gibi sohbet etmeleri. İnsanları şaşırtan bu olmalı.”

Jürinin büyük ödülünün adaylarından, Polonyalı Joanna Kos-Krauze ve Krzysztof Krauze
çiftinin yönettiği “Papusza”, Roman asıllı kadın şair Bronislawa Wajs’ın yaşamına epik bir yaklaşım sunuyor.

Polonya’da Papusza adıyla efsaneleşmiş bir şair olan Bronislawa Wajs’ın yaşamına paralel olarak Roman toplumunun yaşamını ele alan film, II. Dünya Savaşı süresince bu topluluğun yaşadığı sıkıntıya da ışık tutuyor. Şiir yeteneğinin ortaya çıkmasının ardından çevresi tarafından dışlanan bu kadın şairin öyküsü, siyah beyaz estetiğiyle de şiirselliği yakalamayı başarmışa benziyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Salyangoz'un Turbo'ya dönüşümü

KÜLTÜR

Salyangoz'un Turbo'ya dönüşümü