Son Dakika

Mısır'da ordu kutuplaşan bir halkla karşı karşıya

Okunan haber:

Mısır'da ordu kutuplaşan bir halkla karşı karşıya

Metin boyutu Aa Aa

Mısır’da 1960’lı yıllardan beri yönetimin en önemli siyasi aktörlerinden biri olan ordu halktan gelen gücünü koruyabilecek mi? Bu soruya ülkedeki son gelişmelerden sonra olumlu yanıt vermek oldukça güç.Zira durumun bir saatli bombadan farksız olması ve demokratik yollarla seçilmiş bir liderin görevinden alınması toplumun bir kısmının büyük tepkisini çekiyor.

Fakat ordu tıpkı 2011’de olduğu gibi vatanın koruyucusu, halkın ise temsilcisi olduğunu her fırsatta yineliyor:

General Abdül Fettah El-Sisi:
“Bizi sadece halkın iradesi yönetir. Ona saygı duyuyoruz. Onu objektif ve adil olarak, onurlu ve yalansız bir şekilde koruyoruz. Mısır’ın karanlık çatışmalarla dolu bir tünelin, bir iç ve sivil savaşın içine sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.”

Ordu taraftarları Mursi’nin görevden alınmasına bir darbenin değil halkın iradesinin neden olduğunu haykırıyor. Onlara göre ordu sadece görevini yaptı:

“Bu Mısır halkının bir zaferi. Müslüman Kardeşlere karşıyız. Savunma Bakanı Abdül Fettah El-Sisi bir kahraman, Mısır’ın kahramanıdır.”

Fakat görevinden alınan Muhammed Mursi’yi destekleyen diğer kesim ise demokrasinin çiğnendiği görüşünde. Ayrıca tankların devrimi çaldığını iddia ediyor ve uluslararası kamuoyundan devreye girmesini istiyor:

“Seçim yolu ile demokrasiyi seçtik. Batı’dan çok şey öğrendik. Bir cumhurbaşkanı ve özgürlüğü seçtik.Bizim neleri başardığımıza tüm dünya şahit oldu fakat bugün her şey yıkıldı.

Peki Müslüman Kardeşler bu durumda nasıl bir tavır takınacak? Hareket 5 gündür orduya karşı ayaklanma çağrısında bulunuyor. Liderler ise bu yönde ateşli konuşmalar yapıyor:

Muhammed Badi:
“Cumhurbaşkanımız Muhammed Mursi’yi korumak ve onun yolunda canımızı vermek için hazırız.”

İlk bakışta halk ile ordu el ele görünüyor. Hatta görüntüler 2011’dekileri aratmıyor. Fakat benzerlikler bununla sınırlı. Ordu tamamıyla ikiye bölünmüş bir toplumun önünde yönetime el koyma kararı aldı.

Peki bu şartlarda ordunun kontrolü uzun süre elinde tutma ihtimali ne kadar? Ve baskıcı bir şiddete başvurmadan kan dökülmesini engellemesi mümkün mü?

Bu sorulara yanıtı ise halk sandık yoluyla verecek.