Son Dakika

"Ruhani, ekonomiyi halkın desteği ile düzeltebilir"

Okunan haber:

"Ruhani, ekonomiyi halkın desteği ile düzeltebilir"

Metin boyutu Aa Aa

İran’ın ılımlı yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Pazar günü yemin ederek resmen görevine başlayacak. Ruhani seçimlerden hemen önce rakiplerine yönelik sert eleştirilerde bulunmuştu.

Hasan Ruhani “Bu ülkeyi bu duruma getiren sizlersiniz. İnsanlar artık sizi istemiyor.” şeklinde konuşmuştu.

Katıldığı televizyon programlarında, giderek yükselen enflasyona yönelik önlemler alınması gerektiğini belirtti. İran’a yönelik uluslararası ekonomik yaptırımlar uygulanırken birçok ürün ise ülkede bulunamıyor. Yolsuzlukla mücadele etmek ise bir hayli zor görünüyor.

Muhammet Rıza Arif’in seçimlerden çekilmesi ise Hasan Ruhani’nin popülaritesini arttırdı.

Hasan Ruhani 14 Haziran seçimlerini oyların çoğunluğunu elde ederek ilk turda kazandı. Ruhani ülkede yaşayan 70 milyon insan için yüzde 42 ile rekor düzeye ulaşan enflasyonun dengelenmesi gerektiğini savundu.

Yaptığı konuşmada Ruhani İran-Irak savaşından bu yana ilk defa iki yıl üst üste İran’ın ekonomik olarak gerilemesine işaret etti.

Özellikle Çin’den yapılan ithalatın önüne geçmek için ülkede üretimin canlandırılması gerektiğini belirtti. Ruhani istihdam oluşturma konusunda da adım atılacağını söyledi.

Bu arada Dünya Bankası Haziran ayında İran’ın kendisine olan borcunun 697 milyon Dolar olduğunu belirtti. Son 6 ayda İran’ın kredi borcunu ödeme konusunda gecikme yaşandığını duyurdu.

Ekonomik yaptırımlara maruz kalan İran’ın petrol ihracatı günde 2 milyon varilden 1 milyon varile düştü. İran güçlü para birimi için petrole güveniyor. Ancak son zamanlarda petrol karşılığında ürün ithal etmek durumunda kaldı.

Batı İran’nın yürüttüğü nükleer programına yönelik davranış değişikliğine gidilmesini istiyor. İran ise tamamen barışçıl bir proje olduğunu söylüyor. İran’ın nükleer programına yönelik sorunlar çözülmediği taktirde, halk yaptırımlara maruz kalmaya devam edecek.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Boston Üniversitesi’nden ekonomist Kamuran Dadhah’a İran’daki yeni hükümetin yüzde 42’lerdeki enflasyon oranını kontrol altına almayı ve para biriminin değerini yükseltmeyi başarıp başaramayacağını sorduk.

Kamuran Dadhah:
“Evet, tabii ki. Bu kolay olmayacak. Ama sayın Ruhani elindeki gücü kullanmayı ve durumu insanlara açıklamayı başarırsa bunu yapabilir. Ardından da kabul edilebilir bir sürede yani bir ya da iki yılda enflasyonu düşürebilir. Bu Almanya’da I. Dünya Savaşı’ndan sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 1980’den sonra yapılabildi.”

Euronews, Ali Keradpir:
“Biraz önce Ruhani’nin elindeki güçten bahsettiniz. Bunu biraz daha açar mısınız?”

Kamuran Dadhah:
“Her şeyin başında, görünüşe göre Amerikalılar ve Avrupalılar hali hazırdaki sorunları onunla daha kolay çözebileceklerini düşünüyor. Bu sorunların çözülmesi ve yaptırımların kaldırılması İran ve hükümet için çok olumlu olur. İkinci olarak halk da duruma olumlu yaklaşıyor. Şayet Ruhani bu ılımlı havayı kullanıp ülkenin güvenli olduğunu göstererek yatırım, ticaret ve iş olanaklarını desteklerse bu iki durum ona büyük oranda yardımcı olur.”

Euronews:
“Ruhani’nin ekonomiye bakışı onun ekonomik rekabete ağırlık vereceğini gösteriyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ekonomik konulara katılımını da göz önünde bulundurursak ülke, içindeki durumdan nasıl kurtulabilir? Teknokrat hükümet Devrim Muhafızları ile karşı karşıya kalabilir mi?”

Kamuran Dadhah:
“Bu kesinlikle yaşanacak. Sadece sistemin en önemli parçası Devrim Muhafızları ile değil ama aynı zamanda da kendi çıkarlarını tehlikede gören diğerleri ile de olacak. Yine de bu bir ekonomik savaş. Ayrıca kolay bir iş değil. Bir süre sonra Ruhani, Ahmedinejad ya da diğerlerinin yaptığı gibi “Onlar benim işimi yapmama izin vermedi.” diyemez. Hayır. Bir direnç olacağı kesin ama elinde bir program bulunacak. Bu yüzden bunu yapmalı ve üstesinden gelmeli. Yoksa hiçbir şey yapılamayacak.”

Euronews:
“Sizce İran Cumhurbaşkanı yaptırımların kaldırılması için çalışacak yetkilere sahip mi?”

Kamuran Dadhah:
“Büyük ihtimal hayır. Ama eğer halkı arkasında tutmayı başarırsa ve onlara çözüm yollarını anlatırsa, ayrıca Devrim Ordusu ve diğer kurumlarla ile de görüşüp, kaybetmesi durumunda herkesin kaybedeceğini açıklarsa çözüme ulaşmak için bir fırsat yakalanabilir. Dediğim gibi bu bir savaştan farksız. Kolay bir iş olsaydı herkes yapabilirdi. Ve de seçilmiş bir cumhurbaşkanına gerek kalmazdı.”