Son Dakika

Okunan haber:

Mısır'ın ekonomik buhranı


Mısır

Mısır'ın ekonomik buhranı

Mısır’ın içinden geçtiği kaos ekonomisini de yerle bir etti. Her ne kadar yönetime el koyan ordu ekonomiyi ayağa kaldırmayı temel hedef olarak belirlese de içinde bulunulan durum bunu neredeyse imkansız kılıyor.

Önceden beri zayıf bir ekonomisi olan ülke son devrim ve Mursi taraftarları ile yaşanan bilek güreşinin ardından dibe vurmuş durumda. Ülkenin en büyük gelir kaynağı ve iş kapılarından turizm ve sanayi sektörünün adeta durma noktasına gelmesi de Mısır ekonomisinin ellerini kelepçeleyen diğer etkenler.

2011’den beri hızlı bir düşüş yaşayan turist sayısı ancak geçen sene yükselmeye başladı. Bununla birlikte hedeflenen 13 milyonluk turist sayısına ülkenin 2013’te ulaşmasına fazla şans tanınmıyor.

Zira 30 Haziran’da Mursi yönetimine karşı başlayan protestolardan beri turistler Mısır’a gitmeyi iki defa düşünüyor. Bu yüzden de gayri safi milli hasılanın yüzde 10’unu oluşturan ve aktif nüfusun yüzde 12’sine iş kapısı olan sektör adeta yerle bir olmuş durumda. Esnaf, istikrar sağlanması durumunda işlerin yoluna gireceği kanısında:

“Ülke siyasi açıdan istikrarsız bir süreçte. Bu yüzden de nasıl mali anlamda istikrar yakalanabilir ki? Bu işe yaramıyor. Ekonomik sorunlarla ilgili ilk şey güvenlik meselesi. Güvenlik problemi çözülürse turizm ve diğer tüm sorunlar da çözülecektir.”

Bu denklemin başarılı hale gelmesi ise gün geçtikçe zorlaşıyor. Geçtiğimiz cumadan beri Batılı liderler halklarına Mısır’a gitmemeleri yönünde uyarılarda bulunuyor. Tur şirketleri de rezervasyonları bir bir iptal ediyor.

Ayrıca işsizlik de bu duruma bağlı olarak hızla artıyor. Resmi rakamlara göre yüzde 12 olan oranın gerçekte yüzde 18’lerde bulunduğu tahmin ediliyor.

Yabancı şirketlerin ülkedeki fabrikalarını 15 Ağustos’tan itibaren yeniden faaliyete geçirmesi binlerce Mısırlının aylardır zorunlu izinde bulunduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Diğer yandan kamu sektörü de en kötü dönemlerinden birini geçiriyor. Bütçe açığı ve dış borç bir çığ gibi büyüyor. Ülkenin temerrüte düşmemesi dış yardımlar sayesinde sağlanıyor. Suudi Arabistan ülkeye mali yardım kaynaklarını açmayı iki şarta bağlamış durumda. Bunlardan ilki Batılı ülkelerin yardımlarını askıya alması, ikincisi ise Müslüman Kardeşler Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen Katar’ın yardım musluklarını kapatması.

Fakat bu yardımların Kahire tarafından bir gün geri ödenmesi gerekecek. Ama her beş kişiden birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkede geçici hükümetin mali kesintilere gitmesi imkansız gözüyle bakılıyor.