Son Dakika

Okunan haber:

Rusya için amaç Şam ile stratejik ortaklığın devamı


Insight

Rusya için amaç Şam ile stratejik ortaklığın devamı

Rusya, batılı müttefiklerin askeri operasyon başlatma olasılığına karşı Suriye’de yaşayan sivil vatandaşlarını tahliye etmeye karar verdi. 59 yetişkin ve 30 çocuk ilk elde Şam’dan Moskova’ya nakledildi.

Askeri müdahaleyi engelleme çabaları bilinmekle birlikte aldığı bu son önlem Moskova’nın müdahaleyi engelleme beklentisinin zayıfladığını gösteriyor.

Rusya Dış İşleri Bakanı Sergey Lavrov, düzenlediği basın toplantısında, ülkesinde hüküm süren atmosferi şu sözcüklerle dile getirdi:

‘‘Washington, Londra ve Paris’te yapılan resmi açıklamalarda, tereddüde yer bırakmayacak şekilde Suriye yetkililerinin suç işlediğine dair ellerinde bilgi olduğu ilan ediliyor. Bunu kanıtlayamıyorlar ama ‘kırmızı çizginin aşıldığını’, daha fazla bekleyemeyeceklerini durmadan tekrarlıyorlar.’‘

Moskova’nın en iyimser beklentisi müttefiki Suriye’yi olası bir askeri müdahaleden kurtarmak, soruna siyasi yollardan çözüm bulunmasını sağlamak.

Rusların savunduğu tez BM Güvenlik Konseyi’nden yeşil ışık almayan bir harekatın gayri meşru olacağı.

Güvenlik Konseyi’nde konan veya konacağı peşinen ilan edilen vetoların, askeri müdahaleleri engelleme kapasitesine sahip olduğu düşünülebilir. Ancak uygulamalar öyle değil..

Kosova bombardımanı, öyle olmadığının tipik örneği. Irak için de benzer şeyler söylenebilir. Libya’da çekimser kalan Moskova, alınan kararın uygulanışıyla kendisini tuzağa düşmüş hissetmişti.

Ciddiye alınmayan vetolar yüzünden Moskova her seferinde itibar kaybına uğruyor. Hesaba katılması gereken güç olma imajı zedeleniyor. Veto hakkını her şeye rağmen savunmak meşruiyet vurgusunu ön planda tutma iradesini sergilemekten başka işe yaramıyor.

Moskova-Şam ilişkilerinde unutulmaması gereken bir husus soğuk savaş yıllarında Sovyetler Birliği için Suriye’nin bölgede çok değerli bir koz oluşturduğu gerçeği.

Petrol dünya ticaretinin can damarı. Rus şirketleri Suriye’de bu sektörde varlık gösteriyorlar. Yani petrol, ilişkilerde yabana atılacak bir sektör değil. Ekonomik ilişkilerde asıl üstünde durulması gereken faktör ise savunma sektörü. Özellikle füze savunma sistemleri belli başlı işbirliği konularının başında geliyor

Tartus limanı ve barındırdığı Rus deniz üssü, Moskova ile Şam arasındaki işbirliğinin bir numaralı simgesi. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık, önemli alt yapı yatırımlarına yol açmış bulunuyor.

Rusya’dan giden silahlar karaya Tartus’tan çıkıyor. Moskova’nın Akdeniz’de demirleyebileceği tek kapı olan Tartus üssünün kaybını göze alması kolay değil.

Amerikalı generaller Suriye’ye saldırıya hazır olduklarını ve Başkan Obama’nın emrini beklediklerini belirtiyor.

Orta Doğu’nun kimi yöneticilerinin gözü ise Rusya’da. Lübnan Dış İşleri Bakanı Adnan Mansur bunlardan biri:

Mansur kısa bir süre önce ‘‘Rusya’nın elinde Suriye’ye karşı bir operasyonu durduracak imkanlar var.’‘ diye konuşmuştu.

Peki Moskova’dan bakıldığında durum nasıl gözüküyor? euronews muhabiri Andrey Belkeviç bölgede diplomat olarak uzun yıllar görev yapmış Viçeslav Matuzov’la bu konuları ele aldı. Matuzov aynı zamanda Rusya’nın Arap ülkeleriyle Dostluk ve İşbirliği Örgütü’nün başkanı.

euronews:
‘‘Askeri operasyon başlarsa Rusya’nın tepkisi ne olur?’‘

Matuzov:
‘‘Amerika’yı ve ordusunu biz yönetmiyoruz. Yani bu kararı verecek olan onların baş komutanı. Rusya’nın bu saldırıları önlemesi mümkün değil. Bununla birlikte Rusya’nın, Suriye düzenli ordusuna teknik yardım vereceğinden kuşku yok. Suriye, kendi karasuları yakınında bulunan 4 Amerikan savaş gemisinden veya Ürdün ve Türkiye’deki askeri üslerden vurulabilir. Böylece askeri ve sivil altyapıya büyük hasar verebilirler. Ama öyle de olsa, sorun çözüm yoluna girmiş olmaz. Rejim çökmez ve Beşar Esad başkanlık görevinde kalır. Üstelik, muhalefete mensup bir çok unsur, daha şimdiden ülkeleri saldırıya uğradığı taktirde Beşar Esad’a duydukları nefreti bir yana bırakacaklarını ülkelerini ve rejimi savunmaya koyulacaklarını açıkça ifade ettiler. Yani Suriye muhalefeti ikiye bölünür.’‘

euronews:
‘‘İfade ettiğiniz gibi Rusya’nın operasyonu durdurması mümkün olmadığına göre jeopolitik kayıpları ne olur?’‘

Matuzov:
‘‘Kayda değer bir kaybı olmaz. Rusya’nın zayıf bir ülke olduğu ve orta doğudaki müttefiklerini korumaktan aciz olduğu şeklinde bir propaganda yürütülmesi ihtimali kuvvetli. Buna karşılık benim görüşüme göre Amerikalıların bu işten kaybı çok daha fazla olur. Mevcut rejim ve mevcut politik sistem askeri operasyona rağmen işbaşında kalırsa Amerikalılar önlerine koydukları hedeflerin hiç birinde isabet kaydetmemiş olacaklardır. Zira amaçları Suriye’nin iç dengelerini değiştirmek, silahlı muhalefet örgütleri içindeki etkinliklerini arttırmak. Bence bu amaçlarına hiç bir zaman ulaşamayacaklardır.

euronews:
‘‘Peki Rusya Amerikalıların bu operasyonundan kazanç sağlayabilir mi?’‘

Matuzov:
‘‘Eğer Suriye rejimi ayakta kalırsa ve ayrıca İngiltere, Fransa ve Amerika’ya karşı bilek güreşine tutuşma yerine Rusya, bu ülkelerle ilişkisinde makul bir çizgi tutturursa, Arap ülkeleri nezdinde itibarı artacaktır. Yani Rusya, Suriye hükumetine teknik destek vererek ayakta kalmasına katkıda bulunmuş bir güç olarak temayüz edecektir. Benim kanaatime göre operasyonun medyaya nasıl yansıyacağı da çok önemli. Rusya’nın bu kriz sırasındaki tutumunu ve yaklaşımını dünyaya anlatabilecek her türlü imkanı iyi değerlendirebileceğini umuyorum.’‘