Son Dakika

Yükselen ekonomilerin Fed'le imtihanı

Okunan haber:

Yükselen ekonomilerin Fed'le imtihanı

Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri merkez bankası Federal Reserve’ün mayıs ayında bono alım programını yavaşlatabileceği sinyalini vermesi tüm dünyada şaşkınlıkla karşılanmıştı.

Bu artık ucuz para döneminin sonuna yaklaşıldığını anlamına geliyordu. Bu nedenle başta Hindistan ve Brezilya olmak üzere yükselen pazarlardan hızlı bir çıkış yaşandı.

Bu ülkelerin para birimleri dolar karşısında hızla değer kaybetti. Bundan Türk lirası da etkilenirken Hindistan rupisi ve Brezilya reali Fed’in açıklamasından sonra en fazla kayıpları yaşayan para birimleri oldu. Dolar karşısında en düşük seviyelerini test eden Türk lirası pazartesi günü biraz toparlandı.

Bu gelişmeler sırasında merkez bankaları dolar satışı gibi müdahalelerle değer kaybının önüne geçmeye çalıştı. Fakat bu Hindistan ve Brezilya’da işe yaramamış gibi görünüyor.

Antoine Juillard, euronews: Yükselen ekonomilerdeki kur krizinin ayrıntılarını konuşmak için Paris’ten yatırım danışmanı Jean-Pierre Petit ile birlikteyiz. Amerikan merkez bankası Federal Reserve’ün teşvik programını yavaşlatma ihtimali bu çalkantının nedeni olarak görülüyor. Ama bu ekonomilerin temel zayıflıklarının da buna temel teşkil ettiği görüşü var. Bu ekonomiler ne açıdan zayıflar?

Jean-Pierre Petit, Cahier verts de l’Economie: Bu ülkelerin büyük ticari açıkları var. Bunun nedenlerinden biri yeterince rekabetçi olamamaları. Bunun sebebi de son üç dört yıldır bu ülkeler ondan önceki on yılın aksine pek fazla yapısal reform hayata geçiremedi. Talebi karşılamaya yetecek kadar üretim yapamıyorlar, özellikle Hindistan ve Brezilya’da. Bu sorun kesinlikle çözülmeli ve uluslararası yatırımcıları da alınan önlemlerin sağlam ve sürdürülebilir olduğuna ikna etmeliler.

Peki Federal Reserve nasıl bir rol oynadı? Yani Federal Reserve para politikasında değişikliğe gideceğini açıkladığında elbette etkisi olacaktır. Unutmayalım Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük yatırımcısıdır.

Eğer yatırımcılar Amerika’daki bono faizlerinin yükseldiğini görürse son beş yıldır yükselen pazarlara akan sermaye Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönecektir.

Bu zaman zarfında faizlerin daha yüksek olduğu tahvil piyasalarına büyük miktarda para akışı yaşanmıştı.

Yani Hindistan gibi açıkların yükseldiği ya da Türkiye, Güney Afrika ve bazı doğu Avrupa ülkeleri gibi açık oranın ciddi anlamda yüksek kaldığı ülkeler sorun yaşayacaktır.

Juillard: Bu ülkelerde süresi uzayan bir krizin Euro Bölgesi’ne zarar verme riski bulunuyor mu?

Petit: Elbette yükselen ekonomilerde, ya da en azından en önemlilerinde, ki buna Çin’i dahil etmiyorum çünkü mali olarak çok daha bağımsızlar ve yüksek döviz rezervleri sayesinde esnek olabiliyorlar ve cari açıkları yok, büyük bir şok yaşanırsa bunun olumsuz etkileri olacaktır.

Fakat genel olarak ben yükselen ekonomilerin çok büyük bir şok yaşayıp 1997 ve 1998 Asya krizinde olduğu gibi küresel talebi düşüreceklerini sanmıyorum

Juillard: BRICS ülkelerin döviz piyasaları için bir müdahale fonu konusunda anlaşmak istiyor. Kısa vadede bu doğru bir adım mı olur?

Petit: Şu anki durumda bu doğru bir hareket olmaz. Bu kırılgan ülkeler için şu anda yapılacak en doğru şey açıkların nedenlerine inmek, sorunlarının kaynağına yönelmektir. Yapısal sorunlar ve özellikle Hindistan örneğinde olduğu gibi verimsizlik üzerinde durulmalı

Hindistan yapısal reformlarını hayata geçirmedi ve çok kırılgan bir siyasi yapısı var. Dünya yolsuzluk algısı endeksinde 95’inci sırada ve içinde bulunduğu siyasi çıkmaz yüzünden bu konuda bir şey yapamıyor.

Sorun burada, bir müdahale fonu oluşturmada değil. Yani acil bir eylem planı olmalı ama şu anda bunun işaretini göremiyoruz. Bu ülkeler en çok da en fazla sıkıntı çeken ülkeler uluslararası toplumu dengesizliklere yol açan problemleri çözme adına adımlar atacağına ikna etmeliler.