Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa’daki İslamofobi aşılabilecek mi?


İsviçre

Avrupa’daki İslamofobi aşılabilecek mi?

Son yıllarda Batı’da İslam’ın terörle birlikte anılması, Müslümanlara karşı önyargı ve ayrımcılık giderek güçleniyor. Üstelik İslamofobi adı verilen bu olgunun yerleşmesi ve kurumsallaşması gibi bir eğilim de var. İslamofobi ile en ciddi şekilde mücadele eden ise İslam Konferansı Örgütü ve Türkiye olarak öne çıkıyor. Gelinen noktanın değerlendirilmesi ve yeni stratejilerin ortaya konulabilmesi için İstanbul’da “Hukuk ve Medya Bağlamında Uluslararası İslamofobi Konferansı” düzenlendi. Konferansı Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ve İslam Konferansı Teşkilatı birlikte organize etti. İki gün süren konferansta önde gelen uzmanlar görüşlerini paylaştı.

Toplantının açılışında konuşan İKT(İslam Konferansı Teşkilatı) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İslamofobi ile üç noktada mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi: İfade hürriyetinin suistimali ile mücadele, İslamofobi’nin aşırı sağcılar tarafından siyasileştirilerek bundan siyasi kazanç edilmesinin engellenmesi ve İslamofobinin kurumsallaştırılması ve yasal çerçeveye oturmasının engellenmesi.
Son 10 yılda Danimarka’daki karikatür krizi, buna gelen tepkiler, bazı Avrupa ülkelerinde radikal sağcıların İslam düşmanlığı ile oy kazanması ve İsviçre’de cami minarelerinin yasaklanması gibi krizlerle karşılaşan İhsanoglu, “ İslamofobiye yol açan uluslararası söylemlerin siyasileştirilmemesi gerekir.

İkincisi, ayrımcılıkla ilgili yeni eğilimler ve bunun tezahürleriyle etkin mücadele için bilginin düzgün bir şekilde toplanması ve iyi analiz edilmesi gerekir. Üçüncüsü, uluslararası toplumu konuyla ilgili mevcut yükümlülüklerin daha iyi anlatılması ve uygulanması için uzmanlar düzeyindeki mekanizmaların güçlendirmesi gerekir. Bu bağlamda, ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve buna bağlı hoşgörüsüzlük kapsamındaki yeni eğilimler ve tezahürlerin incelenmesi için uluslararası bir gözlemevi kurulmasını evvelce önermiştim. Bu önerimin hayata geçirilmesi için gerekli siyasi iradenin ortaya konlması beklenmektedir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise İslamofobinin bir baskı aracı olduğunu belirterek “bunun hedefi, İslam ve demokrasiyi birlikte özümseyen coğrafyaların sorun adacıklarına dönüşmesidir. Müslümanlar özünde demokrattır. Müslüman bir insanın demokrat olmasını engelleyecek hiçbir dini kural yoktur” dedi. Arınç tüzüğünde Muhafazakar Demokrat yazan partisinin dünya devletleri arasında hem medeniyetler çatışması, hem de demokrasiye karşı İslam’ın tehdit olduğu tezlerini çökerten nadide bir hükümet konumunda olduğunu belirtti.

Konferansta İslamofobinin bir insan hakları ihlali olduğu tezi vurgulanırken Avrupa’da ve diğer Batılı ülkelerde İslamofobinin önüne geçilmesi mücadelesinde bu noktadan hareket edilmesini gereği vurgulandı.

Bora Bayraktar, İstanbul