Son Dakika

Okunan haber:

AB'de gözaltı sürecinde avukata erişim hakkı


Avrupa

AB'de gözaltı sürecinde avukata erişim hakkı

Bireylerin gözaltına alınmasına yönelik uygulamalar Avrupa genelinde tartışmaya yol açıyor. Son dönemde Avrupa Parlamentosu’nun gündeminde yer alan ve yıl sonunda yürürlüğe girecek reformlar ise adalet alanında Avrupa standartlarını değiştireceğe benziyor.

Yeni düzenlemelerin özellikle gözaltı sürecinde bireylerin dış dünyayla iletişimlerinin kesilmesinin önüne geçmesi bekleniyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Fransa aleyhine verdiği bir karar üzerine Fransa Ulusal Meclisi 2011 yılında gözaltı sürecinde birey haklarının düzenlenmesini içeren yargı reformunu onayladı. Yargı yasasına gözaltındaki bireylerin avukata erişim ve sessiz kalma haklarının korunmasını içeren maddeler eklendi. Diğer yandan avukatlarla müvekkillerinin görüşme gizliliği koruma altına alındı.

2004 yılında dolandırıcılık suçlamasıyla göz altına alınan bir Fransız vatandaşı üç gün süresince avukatıyla görüşmekten alıkonulduğunu ve cezaevinde geçen bir yılı anlattı: “Gözaltına alındığımda haklarım korunmadı. İnsan haklarına aykırı davrandılar. Utanç vericiydi. Eğer acilen bir avukata danışabilseydim ceza almazdım. İyi bir avukat gözaltına alınmamı gerektirecek hiçbir delil olmadığını görebilirdi.”

Gözaltı süresince dış dünyayla iletişime geçemeyen ve durumunu ailesine dahi bildiremeyen 60 yaşındaki kadın, sağlıksız koşullara sahip bir hücreye konulduğundan söz etti: “Hücrelerde insan dışkısı ve her türlü pislik var. Çarşaflar değiştirilmiyor. İnsanlık dışı muamele yapılıyor. Bunu özellikle yapıyorlar. Sizi incitmeye çalışıyorlar ve bunu başarıyorlar. Kendinizi tükenmiş hissediyorsunuz.”

Geçmiş uygulamalar Fransa’da avukatların göz altındaki müvekkilleriyle yalnızca bir saatliğine görüşmesine olanak sağlarken, sorgu sürecine dahil olmalarının önüne geçiyordu. Fransa Barolar Birliği’ne bağlı avukatlar durumdan şikayetçi olduklarını belirterek yargı yasasının değiştirilmesinde aktif rol oynadı. Baro avukatlarından Philippe Chaudon gözaltına alınanlar için koşulların geçmişte çok daha zor olduğuna değindi: “Polis memurlarının sorularını anlamak konusunda sıkıntı olabiliyor. Üzerinize uygulanan baskı başlı başına bir sorun. Baskı altında olduğu için işlemediği suçları kabul edenleri biliyoruz. Dışarıyla iletişime geçme sorunu yaşayabiliyorsunuz. Dış dünyayla bağınız kesiliyor. Reformdan beri bazı değişiklikler oldu, ancak öncesinde gözlüklere ve telefona izin verilmiyordu. Çocuklarınızın, eşinizin nerede olduğunu bilemiyordunuz. Dışarıda olan bitenden haberiniz yoktu. Bu 48 saatten, hatta duruma göre 96 saatten fazla sürebiliyordu.”

Günümüzde gözaltı sürecine yönelik uygulamalar Avrupa ülkelerinde çeşitlilik gösteriyor. Yıl başında Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi arasında gerçekleşen müzakereler sonucunda alınan karar, önümüzdeki üç yıl içinde prosedürün Avrupa Birliği ülkelerinde uyumlu hale getirilmesini öngörüyor. Diğer yandan göz altı reformlarına karşı çıkan gruplar da mevcut. Bunlardan biri olan Fransız Polisler Birliği’ne bağlı yetkililerden Stephanie La Rosa’nın konuyla ilgili görüşünü aldık. La Rosa, polis memurlarının yeni uygulamalar karşısında hazırlıksız yakalandığını belirtti: “Günümüzde polis memurları, Avrupa yasalarının uygulanması açısından zincirin ilk halkasını oluşturuyor. Onların ihtiyaçlarını dikkate almak, günlük hayatlarında onlar için önem arz eden konulara değinmek oldukça mühim. Gözaltı reformu onlar için bir saldırı niteliğindeydi. Hazırlıksızlık ve yeterli eğitim ile kaynaklara sahip olmamanın verdiği sıkıntıyı yaşadılar.”

İnsan hakları kuruluşları göz altındaki bireylerin avukatla görüşme hakkını düzenleyen yasanın ötesinde daha kapsamlı reformların gerektiği konusunda ısrarlı. Fransa İnsan Hakları Ligi temsilcilerinden Jacques Montacié, avukatların gözaltına alınanların haklarını koruyabilmeleri için polis dosyalarına erişebilmeleri gerektiğinin altını çizdi: “Önceliklerden biri polisin dosyasına ulaşmak. Durum şu ki, müşterisine danışmanlık yapmak, onu hakları konusunda bilgilendirmek ve çıkarlarını korumak için var olan avukat, suçlama konusuna yeterli bilgiye erişemiyor. Suç unsuru hakkında bilgi sahibi olsa da suçlamayı kimin yaptığını, geçerli sebebin ne olduğunu ve temelinin neye dayandığını bilmiyor.”

Kamuoyunda gözaltı sürecinin iyileştirilmesi yönünde tartışmalar devam ederken, örneğin terör suçlularına yönelik farklı uygulamaların gerekip gerekmediği de gündemi meşgul eden maddelerden biri. Gözaltındaki tüm bireylerin, maddi durumu elvermediğinde dahi avukata erişebilmesi ise önceliklerden biri olarak görülüyor.