Son Dakika

Okunan haber:

"Almanya'da koalisyon görüşmeleri zorlu geçecek"


Insight

"Almanya'da koalisyon görüşmeleri zorlu geçecek"

Almanya Başkanı Angela Merkel’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi, 1990 yılından bu yana ulaştığı en yüksek oranı alarak tekrar yönetimde söz sahibi oldu. Seçimlerin ardından Alman gazetelerinin birindeki bu manşet oldukça dikkat çekiciydi. “Ana dışında hepsi cüce kaldı”

Fakat Merkel böyle büyük bir başarı ile tekrar seçilmiş olsa da yalnız olmayacak. Çünkü Hristiyan Demokratlar, Federal parlamentoda mutlak çoğunluğu elde edemedi. Eski ortakları Liberaller ise parlamentoya girmek için yeterli oyu bile alamadı.

Euronews muhabiri Almanya’daki durumu şöyle özetliyor: “Bu seçimler Şansölye açısından büyük bir zafer fakat kendisini zorlu günler bekliyor. Muhtemel koalisyon ortakları Sosyal Demokratların daha önceki koalisyondan kalan kötü anılarını hesaba katarsak, bu sefer koalisyon görüşmeleri pek kolay geçmeyecek.”

Seçimlerde Merkel’in en büyük rakibi olan muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) Lideri Peer Steinbrück, yenilgiyi kabul ederek, Merkel’in işinin hiç kolay olmayacağı sinyalini vermekten geri kalmadı. Steinbrück ayrıca Merkel ile yapacağı görüşmeler için birkaç temel kural ortaya koydu:

“Küçük oyunlar yok, stratejik uzlaşmalar yok. Sosyal Demokratlar, her zaman vatandaşlarının isteklerini ölçü olarak alır. Onlar müttefiklerimizden ne istiyor, Avrupa politikamızdan ne bekliyor. Biz Almanya’yı ekonomik açıdan rasyonel aynı zamanda sosyal açıdan da adil olan ile bağdaştırmak istiyoruz.”

Steinbrück 2005-2009 yılları arasında Merkel’in koalisyon
hükümetinde maliye bakanı olarak görev yapmıştı. Steinbrück kampanyası boyunca federal seçimlerden galip çıkarsa ilk iş olarak genel asgari ücret uygulamasını hayata geçirmek istediğini söylüyordu.

Öte yandan Sosyal Demokratların pazarlıklarda maliye bakanlığını isteyebileceği belirtiliyor. Bu da Merkel’in en önem verdiği bakanlığının el değiştirmesi anlamına geliyor.

Almanya’da yapılan genel seçimlerin sonuçlarını “Carnegie Endowment for International Peace” adlı düşünce kuruluşunun Avrupa Merkezi başkanı ile değerlendirdik.

Olaf Bruns, euronews: Şu anda Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kişisel zaferi gündemde ancak sonuçlar CDU’un seçim kampanyası sürecini de yansıtıyor ki bu süreç siyasi konulara değil tamamen başbakana odaklandı. Sizce başbakan bu seçimleri CDU siyasi konulardan bahsetmediği için mi kazandı?

Jan Techau, “Carnegie Endowment for International Peace” Avrupa Merkezi Başkanı: Siyasi konuların konuşulmaması elbette partinin eski bir stratejisi ancak asıl önemli olan faktörler başka. Önemli faktörler; ekonominin gerçekten iyi durumda olması ve kampanyayı muhalefetin bakış açısıyla yürütmenin zor olması. Bence özellikle Avrupa’daki diğer ülkelerle kıyaslandığı zaman Almanya’nın işsizlik oranı gibi faktörler ezici faktörler. Buradaki insanlar krizi hiç hissetmiyor, halkın durumu iyi ve değişim talebi yok. Bu birinci noktaydı. İkinci nokta ise Başbakan’ı sevmeyenlerin bile onun yaptıklarının o kadar da kötü olmadığını ve ona güvenilebileceğini düşünmesi. Onun yol açtığı bu hissiyat halkın genelde iyi hissetmesini sağlıyor.

Olaf Bruns, euronews: Sizce CDU’un Avrupa Birliği politikası ve Euro kriziyle ilgili yürüttüğü bu seçim kampanyası sizce Almanya için Alternatif Partisi’nin kazanmasına izin vermedi mi?

Jan Techau, “Carnegie Endowment for International Peace” Avrupa Merkezi Başkanı: Evet bir tarafta Başbakan’ın Avrupa politikasıyla ilgili zayıf noktaları var çünkü ekonomide klasik liberal bir bakış açınız varsa o zaman krizi yenmek için kararlaştırılan şeylerin çoğu ve Almanya’da büyük bir çoğunluğun onayladıkları aslında şeytani şeyler. Bunları da klasik liberal ekonomistler sevmiyor ve reddediyor. Bu onun zayıf noktalarından birisi, diğer bir zayıf noktası ise krizle mücadelede daha fazla ekonomik entegrasyon istediğini söylemesi ancak şu anda ise siyasi birliğin ve siyasi entegrasyonun da bunu takip etmemesi gerektiğini söylemesi. Şu anda ekonomik olarak gerekli olan ancak siyasi olarak mümkün olmayan arasında yeni bir uçurum yaratıyor. Bu Avrupa için ve uzun vadede parti için büyük bir zayıf nokta.

Olaf Bruns, euronews: Angela Merkel seçimleri neredeyse tek başına kazandı ancak ülkeyi tek başına yönetemez. Bir koalisyona ihtiyacı var ve en olası çözüm CDU ve SPD’nin koalisyon oluşturması. Ancak bu iki parti koalisyon görüşmelerine nasıl başlayacak?

Jan Techau, “Carnegie Endowment for International Peace” Avrupa Merkezi Başkanı: Şu anda olanlar psikolojik olarak çok ilginç. CDU güçlü durumda ancak koalisyon konusunda ricada bulunan onlar çünkü çoğunluğa sahip olmak için bir diğer partiye ihtiyaçları var. SPD kendini ağırdan satıyor. SPD parlamentonun alt kanadında güçlü ve bu da SPD’nin Başbakan’ın hayatını zorlaştırabileceği anlamına geliyor. Ancak sonuç olarak SPD’nin koalisyon konusunda direnmesi mümkün olmayacak.

Olaf Bruns, euronews: Avrupalıların çoğu, özellikle Avrupa’nın güneyindekiler SPD ile kurulacak bir koalisyon hükümetinin Euro krizi konusunda Almanya’yı daha esnek bir hale getireceğini umuyor. Sizce onların istediği gibi mi olacak?

Jan Techau, “Carnegie Endowment for International Peace” Avrupa Merkezi Başkanı: İsteklerinin bir kısmına sahip olabileceklerini düşünüyorum ancak temelde Almanya’nın durumu muhtemelen değişmeyecek. Başbakan’ın bulunduğu yerde tek başına olmadığını unutmamak gerek. Bazı istisnalarla birlikte Almanya’daki mevcut durum bu. SPD’nin torbasında devrime yol açacak alternatifleri yok ve Başbakan Avrupa’da yanlız değil. Avrupa Birliği’nde Hollandalılar, Avusturyalılar, İskandinavyalıların çoğu ve ayrıca Polonyalılar onun güçlü müttefikleri. Bu hiçbir zaman sadece Merkel’in şovu olmadı, bu her zaman “Size garanti veriyoruz ancak bunun karşılığında reform yapmanız gerekiyor” diyen Kuzey Avrupa’nın ortak görüşü oldu ve bu değişmeyecek.

Suriye'nin kimyasal silahları nasıl imha edilecek ?

Insight

Suriye'nin kimyasal silahları nasıl imha edilecek ?