Son Dakika

"Rusya, Fransa'nın yaptığı hataları tekrar ediyor"

Okunan haber:

"Rusya, Fransa'nın yaptığı hataları tekrar ediyor"

Metin boyutu Aa Aa

Kafkasya bölgesinden bir Müslüman göçmen tarafından bıçaklanarak ölen Rus için toplanan yaklaşık bin kişi, barışçıl bir gösteri için bir araya gelmişti. Fakat öyle olmadı. Aşırı milliyetçi gruplar, göçmenlerin yoğun olduğu bir alışveriş merkezine ve bir sebze pazarına saldırdı. Polisin şimdiye kadar 400’e yakın kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.

Eski Sovyetler Birliği’nin Orta Asya cumhuriyetlerinden veya Kafkaslar’dan bir milyondan fazla kişi Moskova’da yaşıyor. Bunlardan en az üçte biri inşaat ya da benzeri zor işlerde çalışmak için gelirken, yüzde 22’sinin kaçak olarak Rusya’da yaşadığı tahmin ediliyor. Bazıları da yasadışı işlere karışıyor.

Rus medyası bu yıl Moskova’da meydana gelen şiddet olaylarının çoğunun arkasında göçmenlerin olduğunu söylüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de popülist bir yaklaşımla yabancıları suçluyor. Fakat ellerinde çoğunlukla Putin karşıtı pankartlar taşıyan sağcı hatta ırkçı guruplar anlayış olarak Putin’den çok daha farklı bir noktada bulunuyor.

Rus Ortodoks Kilisesi hala güçlü. Fakat şimdilerde Rusların yüzde 20’ye yakınının Müslüman olduğu belirtiliyor. Ülkede yükselen aşırı milliyetçi akımın yarattığı tehdit ise oldukça büyük. Her yıl 50’ye yakın yabancı ırkçılar tarafından öldürülüyor. Öldürülenler arasında ayrıca ırkçılık karşıtı olan Rus vatandaşları da var.

euronews:
“Merkezi Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan Göçmen Politikaları Enstitüsü yöneticilerinden Olga Gulina ile birlikteyiz.
Moskova sokaklarındaki cinayetler ve göçmenlerin de karıştığı olaylar sık rastlanılan bir durum. Ama bu son olay o kadar fazla tepki çekti ki adeta durum bir şehir savaşına dönüştü. Sizce neden böyle oldu?”

Olga Gulina:
“Maalesef Rusya, göçmen sorunu bir isyana dönüşen Fransa, İsviçre ve İngiltere’nin verdiği tepkilerin aynısını verdi. Peki bu olaylar neden şu anda yaşanıyor? Bu soruya kimse yanıt veremez. Ama bir şeyler olacağını herkes bekliyordu. Örneğin 2013 Temmuz’unda Pugaçev şehrinde aynı durumla karşı karşıya kalınmıştı. Benzer bir tablo halk ayaklanmasına dönüşmüştü. Şimdi ise aynı sorun başkent Moskova’da yaşandı. Politikalar değişmediği ve durum hep aynı olduğu için bence
olaylar daha da kötüye gidecek.

Bölge halkı ile göçmenler arasında hiçbir bağlantı bulunmuyor. Şu andaki sorunu incelediğimizde, bu cinayetin bölge halkını çok kızdırdığını görüyoruz. Bu kızgınlık ülkenin en zayıf ve korunmasız olan kısmı göçmenleri hedef alıyor.

euronews:
“Peki olayların yaşanmasını engellemek mümkün müydü? Bu kızgınlık patlaması sadece göçmen politikalarına mı bağlamalı yoksa başka nedenler de var mı?”

Olga Gulina:
“Olayların önüne geçmek de mümkün. Ama göç politikasındaki her adımın 10-15 yıl öncesinden atılması gerekiyor. Yani bugün aldığımız kararların sonuçlarını 5-10 yıl sonra görmeye başlayacağız. Bu yüzden de Rusya’da şu anda gördüklerimiz 10-15 yıl önce alınmış kararların sonuçları. 10 Ekim’de Moskova’daki isyanları engellemek için yıllar öncesinden tedbir almak gerekiyordu. Şu anda gelecekte aynı olayların yaşanmasını engellemek için ne yapılması gerektiğine karar vermek lazım. “

euronews:
“Peki ne yapılabilir? Başka ülkelerde pozitif örnekler bulunuyor mu?”

Olga Gulina:
“Kesinlikle bulunuyor. Ünlü bir Amerikalı sosyoloğun 1968’de sunduğu birçok fikir ve önerinin yanında yerel halklarla göçmenler arasındaki 4 işbirliği modeli de var.bulunuyor. Bu modeller: entegrasyon, asimilasyon, ayrımcılık ve marjinalleştirme. Seçilen modele bağlı olarak her ülkede sonuçlar farklı olur. Yani Rusya bence Fransa’nın yaptığı hataları tekrar ediyor. Fransa marjinalleştirme yolunu gitmişti. Yani yerel halk ile göçmenler tam anlamıyla kopuk yaşıyorlardı.
Göçmenler milli hasılaya katkıda bulunuyor ama aynı zamanda ülkenin sosyal hayatından uzak tutuluyordu.
Diğer bir örnek Almanya’da ise tamamıyla farklı bir politika uygulandı. Göçmenlerin bölgesel halka asimilasyonunu sağlayacak güçlü bir politika uygulandı.”