Son Dakika

Okunan haber:

İklim değişikliğinin yol açtığı felaketler artıyor


Insight

İklim değişikliğinin yol açtığı felaketler artıyor

Haiyan tayfunu yeryüzüne eşi benzeri görülmemiş bir zarar verdi. Uzmanlar felaketin nedeninin tam olarak iklim değişikli olduğunu söylemese de gelecek yıllarda bu tür felaketlerin sayısında artış olacağı konusunda uyardı.

Zira iklim değişikliğinden dolayı ısınan deniz sularının fırtınalar için gereken enerjiyi ürettiğine kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca tıpkı Tacloban’da olduğu gibi fırtınaların etki alanını artırıyor.

Haiyan’da rüzgarın hızı rekor kırarak saatte 314 kilometreye ulaştı. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre deniz sularının yükselmesinin nedeni yerkürenin ısınmasından dolayı eriyen buzullar.

Filipinler’deki Legaspi şehrinde 1950 ile 2010 arasında sularda 35 santimetrelik bir yükseliş kaydedildi. Diğer yandan fırtınaların ülkenin güneydeki adalarını gittikçe daha fazla etkisi altına aldığı görüldü.

Dünya Bankası ise bu felaketler yüzünden yaşanan mali kaybın son on yılda 149 milyar Euro olduğunu açıkladı. Bu dev miktar özellikle gelişmekte olan ülkelerde iklim değişiklikleri kadar önemli bir sorun teşkil ediyor. Fakirlik ile boğuşan bu ülkeler fırtınaların yarattığı zararları da gidermeye çalışıyor.

Uluslararası bir yardım kuruluşu olan OXFAM’a göre iklim değişikliklerinden kaynaklanan zararların giderilmesi için ayrılan mali yardım miktarı 5 ile 12 milyar Euro arasında değişiyor.

Karbondioksit salınımı ise Hükümetlerarası Uzmanlar Grubu’nun hesaplarına göre yıllık 10 milyar ton. Günümüzde en büyük çevre kirliliğine yol açan Çin’i, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Hindistan ve Rusya yakından takip ediyor.

İklim Hareketleri Takip Örgütü (Climate Action Tracker) yeryüzündeki ortalama sıcaklıkların 2100’e kadar 3.7 santigrat derece artacağını tahmin ediyor.

Hedef ise sanayi devrimindeki sıcaklıklardan en fazla 2 derece fazla bir ortalama yakalayabilmek. Oysa dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmamıza bilim insanlarına göre sadece birkaç yıl kalmış durumda.

euronews:
Görünüşe göre, bu sene iklim değişkliğine karşı alınan önlemler pek işe yaramışa benzemiyor. Bu ​​yıl dünya çapında sera gazı salınımı en yüksek seviyesine ulaştı. Zaman ise aleyhimize işliyor.

Bu sene Fransa’da 21’incisi yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda tüm devletleri bağlayıcı kararlar alınması bekleniyor.

euronews de konu ile ilgili olarak Greenpeace’den İklim Uzmanı Martin Kaiser ile görüştü.

“Greenpeace’den İklim Uzmanı Martin Kaiser karşımızda. Varşova’daki iklim zirvesini terk ettiniz. Buna ne sebep oldu?”

İklim Uzmanı Martin Kaiser:
“Konferans Polonya’nın ev sahipliğinde başladı. Toplantıların başından itibaren Polonya Hükümeti, zirveyi bir sanayi fuarı olarak kullandı. Müzakerelerin ortasında da kömür firmalarının sponsorluğunda ‘Kömür ve İklim Zirvesi’ düzenlendi. Hatta Polonya Başbakanı, zirve sırasında çevre bakanını işten çıkardı. Aynı zamanda Japonya ve Avustralya gibi ülkeler sera gazlarını azaltmak adına birkaç yıl önce kabul ettkileri iklim taahhütlerine artık sadık kalmayacaklarını duyurdu.”

euronews:
“AB’nin Varşova’daki rolü neydi ? Neden iklim koruması adına daha fazla teşvik olmadı. Almanya daha önceki kararları düşünülürse, neden bu sefer bir şey yapmadı.?”

İklim Uzmanı Martin Kaiser:
“Avrupa’da ekonomik kriz başladığından bu yana hükümetler, konu iklim korumaya gelince geri planda kalıyor. Brüksel’deki sanayi kuruluşları genellikle birçok yasayı bloke ediyor. Özellikle hala yükselişte olan enerji endüstrisi, otomotiv sektörü de blokajdan yana. Alman hükümeti ise bu engellemeleri kullanmaktan geri kalmıyor.”

euronews:
“Daha önceki zirveleri bloke eden ABD, Çin ve Rusya’nın pozisyonunda bir düzelme var mı?”

İklim Uzmanı Martin Kaiser:
“Çin’de birkaç iyileştirme yapıldı. Dünyada çevre kirliliğinin en yüksek düzeyde olduğu ülke Çin. Bu yüzden bu konuda hükümetin üzerinde bir baskı var. Şu an Çin’in 3 kentindeki kömür yakıtlı santrallerin emisyonlarının azaltması için bir yasa getirildi. Fakat Çin müzakerelerde atmosferi en çok kirleten ülkeleren biri olarak, sorumluluk aldığını ve almaya hazır olduğunu söyleyemedi. Bu mesajı veremedi. ABD’de de birçok olumlu değişim gözlüyoruz. Ama ne yazık ki, Çay Partisi Hareketi Obama’nın iklim koruma adına aldığı bazı yasaları engellemeyi sürdürüyor.”

euronews:
“Paris’te yapılacak konferansa kadar tüm hükümetler ileriye doğru bir adım atabilecekler mi? Ve tüm ülkeleri bağlayıcı bir anlaşma olacak mı?”

İklim Uzmanı Martin Kaiser:
“Eğer Almanya’da, Avrupa’da, ABD’de, Çin’deki insanları, hükümetlerinin iklim korunması konusunda verdikleri sözleri tutmaları için örgütlenmeleri gerektiğini anlatamazsak, onları kömür tüketiminden vazgeçilmesi, denizlerde petrol platformları kurulmaması için bir şeyler yapmaları gerektiği hususunda bilgilendiremezsek, 2015’teki küresel anlaşmanın imzalanmasını sağlayamayız. Bu nedenle Varşova’daki konferansı terk etmek önemliydi. Biz bugünden itibaren fosil yakıtlar için yapılan yatırımlar karşıtı bir kampanya başlatıyoruz. Böylece kömür ve petrol endüstrisinin etkisi altındaki hükümetlerin fikrini değiştirebiliriz.”