Son Dakika

Okunan haber:

Ukrayna Başbakanı: "Bu kararı vermek için son ana kadar bekledik"


Insight

Ukrayna Başbakanı: "Bu kararı vermek için son ana kadar bekledik"

Avrupa Birliği’ne katılma hayalleri kuran Ukraynalılar, onları hayal kırıklığına uğratan hükümetlerine çok öfkeli. Kiev yönetimi her ne kadar, Ortaklık Anlaşması’nın ekonomik nedenlerden dolayı askıya alındığını söylese de, bu açıklama AB yanlılarını ikna etmişe benzemiyor.

Peki neden bu kadar öfkeliler. Aslında sebebi çok açık. Avrupa, Ukrayna için 500 milyon tüketicinin olduğu bir pazara açılmak anlamına geliyor. Fakat şu an AB üyeliği yolundaki en önemli adımlardan biri olan Ortaklık Anlaşması tıkanmış durumda.
Fakat Ukrayna AB’nin bir üyesi olursa, Karadeniz’in çevresinin büyük bir bölümünü kapsayan güneydoğu Avrupa bir AB bölgesi haline gelecek.

SSCB dağıldıktan sonra bu coğrafya üzerinde 15 bağımsız devlet kuruldu. Bölgeye şöyle bir baktığımzda, en son Hırvatistan
AB’nin 28’inci üyesi haline geldi. Eğer Balkan bölgesinden diğer ülkeler de AB’ye girerse bu sadece Balkan ülkelerinin değil AB’nin de faydasına olacaktır.

Ukrayna’nın hazırlıkları askıya almasının ardından Avrupa Parlamentosu Ukrayna Gözlemci Grubu tarafından yapılan açıklamada, kararın derin hayal kırıklığı yarattığı belirtilirken, Rusya’nın son haftalar Ukrayna üzerinde artan baskınının “not edildiği” vurgulandı. Son zamanlarda Ukrayna üzerindeki baskısını gidererek arttıran Rusya ise hem Ukrayna hem de AB’ye ciddi eleştiriler getirerek, bu anlaşmanın imzalanmaması gerektiği yönünde açıklamalar yapmıştı.

Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov, Kiev hükümetinin AB ile olan ortaklık anlaşmasının askıya alınması kararı ile ilgili olarak euronews’e konuştu.

Sayın Başbakan hükümetinizin verdiği bu kararın ardından, Ukraynalıların sokağa dökülmesi ve kararı protesto etmesi sizi şaşırttı mı?

Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov:
“Tabi ki şaşırmadım. Çünkü son 3 buçuk yıldır hem devlet başkanı hem de hükümetimiz, AB ile entegrasyonun gerçekleşmesi amacıyla halkı teşvik etti. Bilgilendirmelerde bulunduk. Fakat anlaşmanın askıya alınmasına karar veren de biz olduk. Bu yüzden anlaşmanın dondurulduğuna dair bir duyuru yaparsanız doğal olarak vatandaşların önemli bir kısmı da sokağa çıkacak ve Avrupa ile entegrasyon hedefinin devam etmesini isteyecektir. Yani halkımızın AB ile bütünleşme yönündeki bu aktif katılımı genel olarak bizim dış politikamızın da doğru olduğunu kanıtlar nitelikte.”

euronews:
“Sayın Başbakan bize hükümetin neden son dakikada böyle bir karar aldığını açıklar mısınız ?”

Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov:
“Bu soruya şöyle cevap verebilirim. Geç olsun güç olmasın. Hiçbir yerden yardım alamayacağımızı anladığımız zaman bu zor kararı vermek zorunda olduğumuz anladık. Aksi takdirde, Ukrayna’yı takip eden derecelendirme kuruluşlarının tahminlerini biliyorsunuz yani ne olacağını da öngörebilirsiniz. Ben tekrar bu konuya geri dönmeyeceğim. Fakat biz en son ana kadar bu kararı vermemek için bekledik. Çünkü finansal bir bir çözüm bulacağımıza inanıyorduk. Öyle bir şey olmayacağını anladığımız an karar alındı.”

euronews:
“Rusya, Ukrayna’ya, kendisinden satın aldığı gazın maliyetinde indirim yapılması teklifinde bulundu mu? Çünkü bu sayede Kiev, ülkede hane için gaz maliyetlerini artırmadan IMF’den talep ettiği krediyi alabilir?”

Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov:
“Bu zor bir zoru. Bu sorunu çözerek Rusya milyarlar kaybediyor, biz ise milyarlarca Dolar kazanıyoruz. Zor bir soru, çünkü sözleşme bizim için köleleştirici bir şekilde yazılmış, Rusya için ise çok yararlı. Sözleşmedeki yasal kelimelere dayanak bulmak zor oldu. Fakat ben her zaman bu konuda iyimser oldum. Rus ortaklarımıza da bu sözleşmenin sadece ekonomimizi değil ilişkilerimizi de kötüleştireceğini dile getirdim. Hem bizim için hem de onlar için zararlı olduğunu söyledim. Yani bu anlaşmanın tekrar gözden geçrilmesi gerektiğini biliyorlar.

euronews:
“Siz IMF’yi suçluyorsunuz. Peki AB’nin bu uluslararası finans organizasyonunu nasıl etkileyebileceğini düşünüyorsunuz ?”

Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov:
“Uluslararası Para Fonu, Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD gibi “Eski Dünya” liderlerini temsil eden yönetim kurulu tarafından yönetilen uluslararası bir finans kuruluşu, bu şekilde IMF’nin yönetim kurulunu kontrol altında tutarak ekonomik açıdan makul olmayan taleplerde bulunuyorlar. Mesela IMF, kredileri için gaz fiyatlarının yüksek tutulmasını istiyor.”