Son Dakika

Okunan haber:

Beşiktaş neden kazanamadı


Türkiye

Beşiktaş neden kazanamadı

Yılın son İstanbul derbisinde Fenerbahçe ve Beşiktaş Kadıköy’de karşı karşıya geldi. Beşiktaş 10 kişi yakaladığı rakibini deviremedi. Peki ama neden?
Gece Fenerbahçeli taraftarların Hababam sınıfı koreografisiyle açıldı. Unutulmaz filmden alınan “Hababam Güm! Güm! Güm!” efekti geceye neşe katarken futbol sahalarında görmeye alışık olduğumuz deplasman havası birden kaybolup gidiverdi. Beşiktaşlı futbolcular hiçbir baskı altında olmadan oyuna başlama şansı buldu.
Fenerbahçeli futbolseverler belki alışık değil böyle heyecan dolu, gollü karşılaşmalara ama Beşiktaşlılar için her hafta yaşadıkları gerilim-macera türü maçlardan biriydi. Beşiktaş geçen yıl derbilerde İnönü’de Galatasaray’la 3-3 berabere kalmış, Fenerbahçe’yi 3-2 yenmişti. Bu yıl yine 3-3’lük bir Akhisar maçı izlettirmişti sevenlerine. Geçen yıl ki 5-3’lük Antalya maçı, 2-2’lik beraberlikler hala hafızalarda.
Beşiktaş’taki asıl sorun da burada işte. Kadıköy’deki maçı izlerken “bu takımın Samet Aybaba’nın takımından ne farkı var?” diye sormadan edemiyorum. Bulabildiğim tek cevap: Tolga Zengin. Evet artık Beşiktaş’ın bir kalecisi var. Maçı çeviren, yaptığı inanılmaz kurtarışlarla takımının oyunda kalmasını, puan almasını sağlayan bir kalecisi. Hasta annesine en ağır küfürler edilmesine karşın dik durabilen, sağlam bir karakter.
Beşiktaş kazanamadı, çünkü siyah beyazlıların sempatik hocası Slaven Biliç dün farklı kazanabileceği bir maçı rakibine hediye etti. Sol kanatta Motta yerine Atiba tercihi Fenerbahçe’nin zaten güçlü ve hızlı Sow ve Emenike gibi hücumcularına verilen açık çek oldu. Atiba topu oyuna sokma ısrarı gösterse de her seferinde ya geveledi ya da topu rakibe kaptırdı. Beşiktaş’ın hem sağ hem sol bekleri ağır kaldılar. Geriye atılan her topta forvetlerin bir iki metre gerisindeydiler. 12. dakikada Sow-Emenike ortaklığının attığı gol bunun bir sonucuydu. 20. dakikada Emenike yine Atiba’yı peşine takıp kaleciyle karşı karşıya kaldı. 37. dakikada Alper’in ara pası da Atiba’nın kanadından gelen geriye sarkan bir hücumdu ve golle sonuçlandı. Üstelik o dakikada Fenerbahçe, Meireles’in Veli’nin baldırına kramponunun çivilerini geçirmesinden dolayı 10 kişi oynuyordu.
Sözün özü Biliç Beşiktaş savunmasını yanlış kurguladı, kurguluyor. Aybaba’dan tek farkı iyi bir kalecisi olması. Hücum tercihleri de değişiklikleri de tartışmalı. Almeida’nın yerine son derece geç bir değişiklikle koyduğu Mustafa Pektemek bu takımın oyuncusu mudur bunu değerlendirmek gerek. Geçmişte bütün Fenerbahçe defansını peşine takıp goller atan Holosko, Sivas’ta fizik gücüyle rakip defansları paralamış Enaramo varken Pektemek ne demek? Anlamak güç. Fernandes artık Beşiktaş macerasını kafasında tamamlamış. Hakemle, seyirciyle oynamayı futbol oynamaya tercih etti. Faul almaya, adam attırmaya odaklandı. Biliç’in Fernandes’i de kenara çekmesi gerekirdi. Beşiktaş’ı maç boyuna bir kişi eksik bıraktı.
Fenerbahçe çok diri ve iyi bir takım. Hücum zenginliği inanılmaz. Bu ligde asıldığı bir maçı kaybetmesi mümkün değil. Son dakikalarda attığı gollerin hiçbiri sürpriz değil. Enerjileri müthiş. Öyle ki maçın temposuna 65. dakikada tribünde izleyenlerin nefesi dayanamadı. Türkiye liginin üzerinde bir maç oynandı. Hakem Cüneyt Çakır iki tarafı da memnun edemedi. Emenike ve Alves’e kart çıkarmakta çekingen davranırken Necip’e gösterdiği ikinci sarı kart abartılı bir denge arayışıydı. Fenerbahçeliler de Kuyt’ın verilmeyen golde Tolga’ya yaptığı hareketin faul olmadığı kanısında.
Sonuçta 2013’ün son derbisinde Kadıköy’de futbola, gole ve heyecana doyduk. Fenerbahçe aradaki puan farkını korudu. Şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu ortaya koydu. Beşiktaş ise artık Biliç’in tercihlerini tartışmaya başlamalı.