Son Dakika

Okunan haber:

Öğrenciler arasında taciz ve şiddete 'Hayır!'


Avrupa

Öğrenciler arasında taciz ve şiddete 'Hayır!'

Seamus Kearney, euronews:
“Gençler arasındaki şiddet ve taciz yeni bir şey değil. İnsan hayatına yıkıcı etkileri olan şiddet ve tacize karşı etkili çözüm yöntemleri bulmak ve önlem almak için toplumlar daha duyarlı olmaya başladılar.”

“İsmimle dalga geçiliyordu ve birazda kiloluydum. Yani bulabildikleri herşeyle dalga geçiyorlardı. Çok üzgündüm, hergün okuldan eve geldiğimde ağlardım.”

Şiddet ve tacizle bir çok ülke başetmeye çalışıyor hatta bazılarında buna karşı caydırıcı kanunlar bile var. Taciz ve şiddet sosyal ağlarda da önemli bir konu ve en iyi çözümün ne olduğu hususunda bir çok tartışmalar var.

Danimarka bu konunun sıklıkla tartışıldığı ülkelerden biri. 90’lı yılların sonunda yapılan anketler 11-15 yaş arası gençlerin dörtte birinin şiddet ve tacize maruz kaldığını göstermiştir. Dört yıl boyunca şiddet ve tacize maruz kalmış genç bir kurbanla konuştuk:

15 yaşındaki taciz kurbanı:
“Öğretmenlerim yardım etmeye çalıştılar ancak bu okuldaki diğer öğrencilerle işe yaramadı, ben de okulumu değiştirmek zorunda kaldım.”
Seamus Kearney, euronews:
“Ne tür bir şiddet ve tacize maruz kaldınız?”
15 yaşındaki taciz kurbanı:
“Danimarka kökenli bir ismim vardı ve ismimle dalga geçiyorlardı. Sürekli şişman olduğumu söylerlerdi. Söylediğim veya yaptığım herşeyle dalga geçerlerdi. Ben de bu yüzden başka bir okula gitmek zorunda kaldım.”

Yetkililer tacize maruz kalan çocukların içlerine kapanmalarından çok yardım istemelerini teşvik ediyorlar. Aileler ve öğretmenler hassas ve kırılgan karakterli çocukları daha dikkatli gözlemlemeli, sorunla karşılaştıklarında ise uygun önlemler almaya çalışıp boşvermemeliler. Uzmanlar aynı zamanda taciz ve şiddete maruz kalan çocukların davranışlarında değişiklikler olacağına dikkat çekiyorlar.

Danimarka’da sorunla başetmek için çocuklar mümkün olduğu kadar erken yaşlarda eğitilmeye başlanıyor. Kopenhag’ın kuzeyinde okul öncesi eğitim veren, ‘Taciz ve Şiddetten Arınma’ isimli önleyici eğitim programı uygulayan bir anaokulunu ziyaret ettik. Danimarka’da ‘Çocukları Koruyun’ projesiyle ortaklaşa gerçekleştirilen programı Avustralya doğumlu Prenses Mary başlatmış. Prenses, Avustralya’daki ‘Daha İyi Arkadaşlıklar İçin’ isimli projeden esinlenerek bu inisiyatife ön ayak olmuş. Programın amacı, çocuklara nasıl iyi bir arkadaş olunacağını, grup ruhunun nasıl kuvvetlendirileceğini, şiddete ve tacize maruz kaldıklarında nasıl ‘dur’ denileceğini öğretmek.

Bu eğitim programının en önemli hedeflerinden biri de başkalarıyla ilgilenme ve empati duygusunu geliştirmek.

Eğitmenler tolerans, saygı, ilgi ve cesaret değerlerinin önemini aşıladıkları miniklerin çocuklukta ve hayatın sonraki dönemlerinde olumlu ilişkiler geliştirmelerini ümit ediyorlar.

Anaokulu öğretmenlerinden Lasse Lynaes’e mikrofonumuzu uzattık:
“Ana okul dönemlerinde bile taciz edildiğini düşünen kendine güven eksikliği olan birçok minik çocuk var. Buna burada bir son vermezseniz, bu onların içinde kalacak ve gelecekte onlar da başka çocukları taciz edecekler. Yani şimdi taciz ve şiddete maruz kalırsanız, ilerde siz de taciz ve şiddet uygulayabilirsiniz. Bu sebeple erken yaşlarda önlem almanın önemli olduğunu düşünüyoruz.”

Eğitim kapsamında kitaplar, müzik ve söyleşi panoları da bulunuyor. Anaokulu öğretmenlerinin yarısı aktiviteleri nasıl gerçekleştirecekleri konusunda da özel bir stajdan geçmişler.

Şiddet ve tacize karşı ailelerin rolü de çok önemli. Küçük bir erkek çocuk annesi Marianne Bjerg programın kesinlikle çok olumlu sonuçları olduğunu söylüyor: “Oğlum 1,5 yaşındaydı. Bir kaç kelime konuşuyordu. ‘Dur’ kelimesini söylüyordu, yani hoşlanmadığı bir şey olunca dur diyordu. Diğer çocuklara karşı olan empati duygusunu, insanlara olan ilgisini, ve acı çeken birini görünce veya ben üzgün olunca omuzuma yaslanıp ‘iyi misin annecim’ diye bana soruyordu. Tüm bunları görünce evet bu program işe yarıyor dedim.”

Seamus Kearney, euronews:
“Taciz ve Şiddetten Arınma isimli program, 2007 yılından bu güne Danimarka anaokullarının üçte birinde ve ilkokulların da dörtte birinde uygulanmaya başlandı.”

Estonya ve Grönland gibi ülkelerde okullarında programı uygulamaya başladılar. Yapılan anketler sonuncunda Danimarka’da taciz ve şiddet vakıalarının azaldığı görülmüş, daha güzel insan ilişkileri için değişimin teşvikiyle toplumda güven oluşmuş.

Avrupa Birliği ise Ulusal Çocuk Koruma Sistemlerini geliştirmeyi hedefleyen çalışmalara daha fazla hız vermiştir. Uzmanlar ayrıca iyi uygulamaların olumlu sonuçlar doğuracağı mesajının toplumlara iletilmesi gerektiğini söylüyorlar.