Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye-Ermenistan barışı uzak ihtimal


Türkiye

Türkiye-Ermenistan barışı uzak ihtimal

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) toplantısı için Erivan’a gidişi, 4 yıl aradan sonra bir Türk Dışişleri Bakanı’nın ilk Ermenistan ziyareti oldu. Son ziyareti yine bir KEİ toplantısı için dönemin dışişleri bakanı Ali Babacan gerçekleştirmişti. Üstelik o günlerde İsviçre’de anlaşılan protokollerin imzası kurumamıştı.

Dışişleri Bakanı Ermenistan ziyareti öncesi ümitli konuşsa da aslında barış şansının ne kadar uzak olduğu Babacan’ın o Erivan ziyareti sırasında netleşmişti. Çünkü Rus Dışişleri Bakanı Lavrov o gün Güney Kafkasya’da patronun kim olduğunu her şekilde hissettirmiş, Ermeni-Azeri barışına izin vermeyeceğini, Batı ile angaje Türkiye’nin Ermenistan ile barışarak bölgede farklı oluşumlara kapı açmayacağını göstermişti.

Türkiye ile Ermenistan arasında barış için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın yürüttükleri futbol diplomasisi umut olmuştu. O günlerde sokaktaki sıradan Ermeni de, bürokrat da, yöneticiler de temkinli bir ümit taşıyordu. Bunu açıkça da dile getiriyorlardı. Alican sınır kapısının karşısındaki yoksul Markara köyünde heyecan vardı. Türkiye Ermenilerle barış yapabileceğine herkesi inandırmıştı. Ancak bu açılım Azerbaycan ve Rus engeline takıldı. İvme kaybedildi ve barış şansı uzun bir süre için rafa kalktı.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Ermenistan ziyareti sırasında temaslarıyla ilgili Türk basınına yaptığı değerlendirmede görüş ayrılıklarına rağmen ümitli konuşsa ve “Bizim hedefimiz diyalog ve görüşme ortamının sağlam bir psikolojik zeminde inşa edilmesi, sürdürülmesi. Bu çerçevede her türlü yaratıcı fikir gündeme gelebilir ve ele alınabilir. Ülkeler pozisyonlarını zaten biliyor herkes. Ama nihai pozisyonlarımızı yeni fikirlerle zenginleştirerek yol alınabiliyor bu tür donmuş krizlerde” dese de barış şu an için uzak bir ihtimal.

Çünkü Rus dış politikası 2008 Gürcistan savaşında Kafkasya’da atağa kalkarak yakın çevresini düzenlemeye, buradaki Batı etkisini kırmaya yöneldi. Bu da Türk-Ermeni yakınlaşmasının önündeki en büyük engel. Rusya’nın askeri müdahalesi ile başlayan süreç sonunda Batı yanlısı Saakaşvili artık Gürcistan Başkanı değil. Onun siyasi izleri de hızlıca siliniyor. Rusya daha geçtiğimiz günlerde Putin’in Ermenistan ziyaretiyle Erivan’ı iyice kontrolü altına aldı. Ekonomik sorunlar ve yoksullukla boğuşan Ermenistan’a ucuz doğalgaz verirken buradaki üslerini genişletti. Ruslar, Ermenistan sınırlarını koruma ve kontrol görevini uzattı. Karabağ konusunda olabilecek her türlü girişimi yokuşa sürdü ve sürmeye devam ediyor. Güney Kafkasya’nın bir parçası olan İran üzerindeki ambargo baskısını hafifleterek burada bir İran-Rus-Ermeni ekseni oluşmasının önünü açtı.

Moskova bütün bunları halen tekelinde tutmaya çalıştığı Hazar enerji havzasının üretim ve nakil hatlarını kontrol altında tutmak, Batı’nın Türkiye’nin de içinde yer aldığı alternatifler oluşturmasını engellemek üzerine kurgulamış durumda. Bu kurgunun odak noktasında ise Karabağ anlaşmazlığı var. Rusya Türkiye’nin doğu sınırında duvar örmek için büyük çaba içinde. Dolayısıyla bu noktada Türkiye’nin Rus engelini aşması çok zor.
Karabağ sorunu kolay kolay çözülebilecek ve denklemden çıkabilecek gibi değil.

Ermenistan içindeki Türkiye karşıtı psikolojik etki de Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun kendisinin de ifade ettiği gibi bir ziyaretle aşılamayacak kadar güçlü. Üstelik Ermeniler 1915 olaylarının 100. yıldönümü için büyük bir Türkiye aleyhtarı kampanyaya hazırlanıyor. Ermenistan’daki genel havanın 2008 futbol diplomasisi günlerinden çok farklı olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle şu an için Ankara-Erivan barışı uzak, çok uzak bir ihtimal gibi görünüyor.