Son Dakika

Okunan haber:

Şili Bachelet'nin geri dönüşünü konuşuyor


Insight

Şili Bachelet'nin geri dönüşünü konuşuyor

İkinci turda oy kullanan seçmenlerin yüzde 62’sinin oyunu alarak dört yıl aradan sonra ikinci kez Şili’de devlet başkanlığı koltuğuna oturan Michelle Bachelet, daha adil bir Şili sözü verdi.

Seçim zaferi konuşmasında Michelle Bachelet emin konuştu:
“Bugün yeniden başkanınız olmaktan dolayı gururluyum. Bugüne kadar geldiğimiz noktadan dolayı onur duymaktayım. Yarın hep beraber kuracağımız Şili adına ise daha fazla onur duymaktayım.”

Gelecek sene yüzde 4 ile 5 arası bir büyüme bekleyen Şili, ekonomik gelişimi ile öne çıkıyor. Asıl sorun ise gelir dağılımındaki eşitsizlik. Michelle Bachelet bu soruna karşı etkili bir şekilde mücadele edeceği sözünü verdi.

Öncelikle ücretsiz eğitim hakkı öğrenci gruplarının 2011’den bu yana en önemli talepleri arasında yer alıyor. Şimdilik büyük kamu üniversiteleri için yapılan giriş sınavı hazırlık kurslarının ücretlerini sadece zengin sınıfı karşılayabiliyor.

Bachelet eğitim reformunu finanse etmek için şirketlerle görüşüyor. Şirketler vergisinin yüzde 20’den yüzde 25’e yükseltilmesi yeni başkanın ajandasında.

Son olarak Michelle Bachelet’nin hedefinde anayasa değişikliği var. Eski diktatör Pinochet’nin mirası anayasaya, daha geniş temsili amaçlayan reformların getirilmesi düşünülüyor.

Bunca söze rağmen Şilili seçmenin yarıdan fazlası sandığa gitmedi. Son başkanlık seçimlerinin ikinci turunda seçmenin yüzde 58’si çekimser kaldı.

Öğrenciler ise Michelle Bachelet’yi, Başkan’ın 15 Mart’ta ikinci kez koltuğuna oturacağı tarihten dört gün sonra, başkent Santiago’da kitlesel bir gösteriyle karşılamayı planlıyorlar.

Beatriz Beiras, euronews:
“Michelle Bachelet’nin seçim başarısının analizi için Şili’ye bağlanıyoruz. Karşımızda siyaset uzmanı ve Latinobarometro’nun kurucularından Marta Lagos bulunuyor.

İlk turun sonuçlarını konuştuğumuzda ikinci turda seçmenin geniş çapta çekimser kalabileceğini belirtmiştiniz? Dediğiniz gibi oldu.”
Marta Lagos:
“Evet. Şilililerin yüzde 58’i ikinci turda oy kullanmadı. Yani 13 buçuk milyon seçmenin sadece 7,8’i sandık başına gitti.
Yani Şili tarihinde ilk defa başkanlık seçimlerine katılım yerel seçimlerden daha düşük oldu. Bu siyasi açıdan tam bir başarısızlıktır. Seçimlere katılımın zorunlu olduğu yasayı değiştirip, katılımı seçmenlerin kendi isteklerine bırakmıştık. Bunda amaç seçmenlerin gönüllü katılımını sağlayarak, katılımı artırmaktı. Fakat tersi bir etki oluşturdu.”

Euronews:
“Peki bu ilgisizliği nasıl yorumluyorsunuz? Biraz şaşırtıcı değil mi?”

Marta Lagos:
“Hayır. Benim açımdan çok da şaşırtıcı olmadı. Çünkü öncelikle Şili’ye özel binominal seçim sisteminden kaynaklanan bir temsil sorunu var. Bu seçim sistemi koalisyonların kurulmasını zorunlu kılıyor. Halk ikili koalisyonlardan bezdi. Dünkü sonuç biraz da bunun ifadesidir. Açıkça ‘bu koalisyonları istemiyoruz’ denilmiştir. Daha rekabetçi bir siyasi hayat ve seçimler yönünde tavır takınıldı. Her parti kendi koalisyonunda yer alan diğer partileye göre hareket ediyor. Bu da partilerin kendi politikalarını ortaya koymalarını engelliyor. Koalisyon sisteminde partiler farklı politikalar ortaya atamıyor. Seçmen aptal değildir. Binominal sistem üzerine en önemli eleştiri dün yapıldı. Dün çekimserler, ikili koalisyonları reddettiklerini ifade ettiler. Bu genel bir politik ilgisizlik değil. Sadece siyasetin kurallarına karşı duruş.”

Euronews:
“Genelde Şili ekonomisinin güçlü ve sağlam olduğu belirtilir. Fakat sosyal eşitsizlik en zayıf noktası ve eğitim burada kilit rol oynuyor. Neden?”

Marta Lagos:
“Şili’de kişi başına gelir, yıllık 20 bin dolar. Fakat bu gelir her vatandaşa eşit dağıtılmış değil. Ülkenin güneyine baktığımızda, mesela Chiloe takımadalarında kişi başına gelir 7 bin dolara düşüyor. ‘Şili mükemmel bir başarı yakaladı’ dediğimizde ülkenin sadece yüzde 35’i hakkında konuşuyoruz. Halbuki geri kalan yüzde 65, yıllık 20 bin dolar gelir elde edemiyor. Bu durumda bir grup azınlık standartların üstünde, rahat yaşıyor. Şili’nin gerçek sorunu budur. Bu eşitsizliğin giderilmesi için kesinlikle harekete geçilmeli.”

Euronews:
“Sonuç olarak Michelle Bachelet’nin nasıl bir başkanlık politikası izleyeceğini düşünüyorsunuz?”

Marta Lagos:
“Bu başkanlık döneminin bir öncekinden çok farklı olacağını düşünüyorum. Bir öncekinde siyasi partiler çok fazla destek vermediği için başkanlıktan zayıflayarak ayrılmıştı. Şili politikasının baronları bir miktar onu küçümsedi. Yeteneksiz olduğunu, çok fazla gülümsediğini ve kampanya döneminde fazla dans ettiğini söylediler. Bu dönemde Bachelet siyasi partilerle diyaloğunda çok fazla sorun yaşamıştı. Fakat şimdi durum değişti. Artık partilere ihtiyacı kalmadı. Aksine partiler ona ihtiyaç duyuyor. Eğer dün neler yaşandığını ve seçim zaferi konuşmasını iyice incelersek siyasi partilerden söz etmediğini görürüz. Açıkça ‘Beyler ben buradayım. Ben sizi buraya çağırdım. Bu fotoğraf size ait değil, benim kendi başarımdır’ mesajını verdi. Bu nedenle size durumun tam tersine döndüğünü açıklamaya çalıştım. Bachelet, kendi koalisyonuna karşı güçlenerek yeniden hükümetin başına geçti. Bu ilk dönemde söz konusu değildi.”

Euronews:
“Sayın direktör Marta Lagos teşekkürler.”