Son Dakika

Sophie, euronews:
“2013 yılını haber bültenlerimiz, röportajlarımız, analizlerimiz, sahada çalışan gazeteci arkadaşlarımız ve çok kıymetli davetlilerimiz yardımıyla günbegün hep beraber izledik.”

Beatriz, euronews:
“Ekonomiden sosyal olaylara, casusluk skandallarından doğal afetlere ve savaşın acı ve dehşet dolu anlarına tanıklık ettik. Bunun yanı sıra gündeme hiç tanımadığımız yeni isimler girerken, en son Mandela gibi bize veda edenler de oldu.”

Sophie:
“Görüntüler ve yorumlarla 2013 yılının en önemli anlarını yeniden yaşamaya ne dersiniz. Öncelikle gündeme yeni giren isimlerden başlayalım. Onların isimlerini uluslararası kamuoyu ilk defa duydu. Yeni Papa Francis, Britanya tahtının yeni varisi bebek George ve İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani bu sene gündeme isimlerini yazdırdı. İşte ekranlarımıza taşıdığımız bu yeni yüzler.”

PAPA FRANCIS

Tarihler 13 Mart 2013’ü gösterdiğinde Katolik dünyasında tüm gözler Roma’daki St Pierre meydanındaki bu bacaya çevrilmişti. Bacadan çıkacak olan beyaz dumanlar yeni papanın duyurulduğunu gösterecekti. Her zaman olduğu gibi, Papa’nın seçildiği konklav toplantıları öncesinde yine spekülasyonlar ağızdan ağıza dolaşıyordu. 12 Mart tarihinde toplanan Konklav, 24 saat sonra balkondan beklenen açıklamayı yaptı.

“Habermus Papam” yani ‘‘Yeni bir Papa’mız var”…

Yeni Papa Arjantinli Jorge Mario Bergoglio olmuştu. XVI. Benedict ‘in istifasının ardından Katolik dünyasının ruhani lideri seçilen Jorge Mario Bergoglio, papalık adını 13. yüzyılda Fransisken Tarikatı’nı kuran ve aziz ilan edilen Assisili Francis’den aldı. Papa Francis görevine başlar başlamaz eşitsizliğe karşı mücadelenin ve yoksulların sesine kulak vermenin önceliği olacağını duyurdu. Papa kısa süre sonra kendi stilini ve karizmasını oturtmaya başladı ve köklü reform sinyali verdi.

HAZİRAN 2013: Ruhani’nin seçilmesi

2013 yılının Haziran ayında İran’da halk yeni Cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitti. Ahmedinejad’In 8 yıllık politikalarından taviz vermeyen radikal iktidarının ardından reform yanlısı olarak ön plana çıkan Ruhani seçimleri kazanarak İran’ın yeni Cumhurbaşkanı oldu. Eğitimli ve bir çok dil bilen Ruhani Batı dünyası ile ilişkilerin geliştirilmesi ve insan haklarının iyileştirilmesi taraftarı olarak dikkatleri üzerine çekti. Ruhani’nin seçimleri kazanması İran’da değişim umutlarını da artırdı. Ruhani’nin seçilmesinden sonra İran’ın nükleer programıyla ilgili başlayan görüşmelerde 2 aydan kısa bir süre içinde Batılı güçlerle Cenevre’de anlaşmaya varıldı. Ancak ülkede uzun zamandır beklenen ve geç kalınmış demokratik reformların gerçekleşmesinin daha uzun zaman alacağı tahmin ediliyor

TEMMUZ 2013: İngiltere tahtının yeni varisi dünyaya gözlerini açar

2013 yılında İngiltere tahtının yeni bir varisi dünyaya geldi. Daha önce hiç bir kraliyet ailesinin dünyaya gelen bir bebeği bu kadar ilgi görmemişti. 2011 yılında Prens William ve Kate Middleton’un evliliğinden yaklaşık 2 yıl sonra 22 Temmuz günü dünyaya gelen Prens Georges Alexander Louis, doğumundan bir gün sonra kameralar karşısına çıkarıldı. İngiltere tahtının gelecekteki varislerinden Alexander Louis’in bu amatör fotoğrafları basına verilen ilk görüntüler oldu.

Beatriz:
“Sınır tanımayan, küresel ekonomik bir yapının bir diğer yüzü bu seneye damga vurdu. Geçtiğimiz yıl sosyal ve ekonomik talepler içeren sokak gösterilerine sahne oldu. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, örneğin Brezilya’da orta sınıf ve Bangladeş‘te işçiler, hükümete karşı sokakları doldurdu. Ayrıca barış ve refah arayan göçmenler de Avrupa sokaklarında gösteriler düzenledi.”

Brezilya halkı sokaklarda

Dünya Kupası finallerine ihtiyacımız yok. Okul ve hastane istiyoruz. Konfederasyon Kupası maçları boyunca binlerce Brezilyalı, 2014 etkinlikleri ve 2016 olimpiyatları gibi spor müsabakaları için büyük paralar harcanmasını kınadı.. Protesto eylemlerine başlıca destek kentli orta sınırlardan geldi.

Bangladeş‘te işçiler daha iyi sosyal koşullar istiyor

Ayda 30 Euro için hayatını tehlikeye atmak. Başkent Dakka yakınındaki Rana Plaza’nın çökmesi sonucu 1127 tekstil işçisi hayatını kaybetti. Bina batılı firmalara fason üretim yapan atölyeleri barındırıyordu. Bangladeş‘te giyim sektöründeki ilk facia değildi bu. Ama çalışanların uyanmasına ve firmalardan hesap sorulmasına fırsat oldu denebilir..

Lampedusa: Avrupa’nın ayıbı

İtalya açıklarında 500 dolayında Afrikalı göçmeni taşıyan teknenin batması sonucu sadece 150 kişi hayatta kaldı. 366 kişinin ölümü Akdeniz’de 21. yüzyılın başından beri en ağır deniz kazası bilançosunu oluşturdu. İtalyan ve Avrupalı yetkililer Lampedusa adasında ‘‘utanın’‘ çığlıklarıyla karşılandı.

Sophie:
“Terör 2013 yılında da faaliyetlerine devam etti. Birisi Amerika Birleşik Devletleri’nde diğeri Afrika’da olmak üzere dünya gündemini meşgul eden iki terör olayı, 70’ten fazla can alırken yüzlerce insanın yaralanmasına neden oldu. Boston’da ve Kenya saldırılarında ortak nokta, sivillerin hedef alınmasıydı.”

Boston saldırıları

ABD’nin Boston eyaletinde 1897’den bu yana düzenlenen maraton 2013 yılında kana bulandı. ABD, 15 Nisan sabahı bir terör saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Geleneksel Boston maratonunun bitiş çizgisine yakın noktalarda patlatılan iki bomba, 3 kişinin ölümüne, 246 kişinin ise yaralanmasına yol açtı. 23 bin yarışmacının koştuğu maratonda 13 saniye arayla patlayan bombalardan sonra yarışmacılar ve seyircilerin dehşet dolu anları kameralara böyle yansımıştı. Kana bulanan maratonun ardından polis geniş çaplı operasyon başlattı. Zanlılardan Dzokhar Tsarnaev yaralı halde yakalandı. Saldırıların diğer zanlısı, Dzokhar’ın kardeşi Tamerlan Tsarnaev ise güvenlik güçleri girdiği çatışmada öldürülmüştü.

Kenya’da hedef alışveriş merkezi oldu

2013’te Kenya’da yaşanan Westgate saldırısı da hafızalardan asla silinmeyecekti. Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Westgate isimli alışveriş merkezinde 21 Eylül Cumartesi günü tam bir can pazarı yaşandı. Alışveriş merkezini basan El Kaide ile bağlantılı Eş Şebab militanları etrafa rastgele ateş açmaya başladı. Güvenlik güçleri mağazalarda sıkışan sivilleri tahliye etmek için büyük çaba sarf etsede, korkunç saldırıda 67 kişi yaşamını yitirdi. 200’den fazla kişi yaralandı. Saldırıya gerekçe olarak Kenya’nın Somali’deki askeri varlığını gösteren teröristler ise ancak 80 saat süren operasyonun ardından etkisiz hale getirilebildi.

Beatriz:
“Doğal felaketler… Hayatımızın bir parçası haline gelen bu doğa olayları gazetelerin ilk sayfasını kapladı. Her defasında haber bültenlerinin ilk konusu oldu. Bazı doğal felaketler kamuoyunun yoğun ilgisini çekti. Sizin için 2013 yılında 4 büyük doğal afeti tekrar programımıza taşıdık. Rusya Urallar’da meydana gelen meteor yağmuru bunlardan sadece bir tanesi.”

Rusya’da meteor yağmuru

Buz kesen bir şubat günü Ural çevresinin gökyüzü parlak bir ışıkla aydınlanır. İki dakika sonra, bunu art arda üç şiddetli patlama izler. Şok dalgasıyla Çelbinsk kentindeki binaların camları kırılır. Bilanço 1200 yaralı. Kente 200 kilometre mesafede dağılan bir gök cisminin izleri gözlenir. 500 kiloluk bir parça, don tutmuş Çerbokul Gölü’ne düşer. Cisim buzların erimesiyle sudan çıkarılır. Olayın gerçekleşme ihtimali yüzyılda birdir.

Haiyan tayfunu Filipinler’i altüst etti

Uzaydan da izlenebilen bir canavar. Adı Haiyan . Eşi görülmemiş bir tayfun. 314 kilometre hızla esen fırtına Filipinler’in altını üstüne getirir. Bugüne kadar kaydedilebilenlerin en şiddetlisi, Tacloban kentini yerle bir eden yüzlerce kişinin boğulmasıyla sonuçlanan tsunaminin benzeri dev dalgalara da yol açar. Yolanda olarak da adlandırılan bu son tayfun yılın 24.üncüsü. Filipinler her yıl 20 dolayında tayfuna tanık olur.

İspanya’da tren kazası

İspanya’nda Galicia eyaletinin Santiago kenti garına bir kaç yüz metre kala virajı vaktinde alamayan bir tren raydan çıkar. 40 yıldan beri İspanya’da gerçekleşen en vahim tren faciası. Trenin beton duvara çarpması sonunda 79 ölü, 150 yaralı. Madrid -Santiago arası sefer yapan bu hızlı trende meydana gelen feci kaza, güvenlik sistemindeki ciddi bozuklukları su yüzüne çıkartır.

Costa Concordia’dan kalanlar

Costa Concordia’yı doğrultma operasyonu kazanın üstünden 20 ay geçtikten sonra başlayabildi. 300 metre uzunlukta 115 bin tonluk alabora olmuş tekneyi yüzdürme işlemi, kurtarma ekibinin 19 saat mesai vermesini gerektirdi, 26 ülkeye mensup 500 kişi bu işte görev aldı. Operasyon Giglio Adası sakinlerini sevindirdi. Mahsur kalan iki cesedin çıkarılması da mümkün oldu. Costa Concordia gerekli tamirleri takiben çekilip götürülecek.

Sophie:
“Ne yazık ki her sene olduğu gibi savaş, yeni yüzüyle 2013 yılında da ekranlarımızda ve gazetelerin sayfalarında yer aldı. Geride bıraktığımız yıl çirkin savaşlara sahne oldu. Suriye’de kimyasal silahların kullanılması önce Batılı güçlerin tepkisini çekti, daha sonra ise bu silahların kullanılmayacağı sözü verildi. Snowden olayı ise eskiden kalma soğuk savaşın yeni ipuçlarını verdi.”

ABD: Dinleme skandalı

‘Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı, dünyayı dinliyor.’ Bu iddia, belgeleriyle birlikte kurumun eski istihbarat çalışanı Edward Snowden tarafından Haziran ayında dile getirdi. Snowden, dünyada soğuk savaşın sinyallerinin belirdiği dönemde bir diplomatik bombayı ortaya bırakmış oldu. En gizli devlet belgeleri gazetelerde manşetlere taşındı. Amerika Birleşik Devletleri’nin izleme programları tüm ayrıntılarıyla açıklanıyordu. Buna göre dünya liderlerinin, devlet kurumlarının, hatta sıradan vatandaşların telefonları dinlenmiş, internet kayıtlarını takip edilmişti. Her hafta yeni bir dinleme skandalının ortaya çıkması ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin gerilmesine yol açtı. Snowden, dünyanın her şeyi bilmesini istiyordu. O, kimilerine göre bir vatan haini, kimilerine göre de kahramandı. Soğuk Savaş‘ın aktörlerinden Rusya da bu istihbarat ajanına geçici sığınma hakkı veren ülke oldu.

Suriye: Kimyasal katliam

Ağustos 2013. Suriye’deki vahşet iki yıldır aralıksız devam ediyor. Ülkede muhalifler savaşsa da hiçbir güç Beşşar Esad’ı durduramadı. 21 Ağustos 2013’te Esad rejimi en büyük katliamlardan birini yaptı. Başkent Şam’ın bazı banliyölerinde kimyasal silah kullanan rejim, bin 400 kişiyi toplu ölüme gönderdi. Ölenler arasında çok sayıda çocuk vardı. Bu görüntüler sonrası dünya ayağa kalktı. Amerika Birleşik Devletleri ülkeye askeri operasyon yapabileceğini net olarak ortaya koydu. Şam yönetimi geri adım attı. Kimyasal silahları imha edeceğini duyurdu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban-ki Moon, tehlikeye dikkat çekiyordu: “Saddam Hüseyin’in 1988’de Halepçe’de sivillere karşı gaz kullanmasından bu yana en önemli kimyasal saldırıyla karşı karşıyayız. Bu, 21. yüzyılda kitle imha silahlarının kullanımının en kötüsü.”

Beatriz:
“Ve ayrılıklar… Yüzlerine aşina olduğumuz, istikrarın, sürekliliğin ve hatta monarşilerin sembolleri bir bir ekranlarımıza veda ettiler. Onların boşalttıkları koltuklara çoktan başkaları oturmaya başladı bile. Bu isimlerden bir tanesi kendi isteğiyle koltuğunu bırakarak tüm dünyayı şaşırtırken, diğerleri dünyaya gözlerini yumarak geride boş koltuklar bıraktı.”

Papa 16. Benedikt

Katolik dünyasının merkezi Vatikan’da tarihi görev değişimi yaşandı. 19 Nisan 2005’te seçilen Papa 16. Benedikt, 28 Şubat 2013’te ilerlemiş yaşından dolayı görevi layıkıyla yerine getiremeyeceğini gerekçe göstererek koltuğunu bıraktı. Benedikt, 598 yıl sonra kendi isteğiyle görevinden istifa eden ilk Papa oldu.

Hollanda Kraliçesi Beatrix

Hollanda’da 33 yıldır tahtta olan75 yaşındaki Kraliçe Beatrix, görevini en büyük oğlu veliaht Prens Willem-Alexander’a devretti. 46 yaşındaki Willem-Alexander, ülkede 123 yıl aradan sonra tahta çıkan ilk kral oldu.

Belçika Kralı 2. Albert

Belçika’da 20 yıllık görevinin ardından 79 yaşındaki Kral 2. Albert tahtı oğlu Philippe’e bıraktı. 53 yaşındaki Philippe, ülkenin yedinci kralı oldu. Devir teslim töreninde duygulu anlar yaşandı.

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez

Venezuela, Devlet Başkanı Hugo Chavez’e veda etti. Söylemleri ve politikalarıyla tüm dünyanın dikkatini çeken Chavez, 13 yıllık görevinin ardından kansere yenik düştü. Chavez’in ölmeden önce halefi olarak belirlediği Nicolas Maduro devlet başkanı seçildi.

Beatriz:
“Euronews yazı işleri ekibinin hazırladığı programımızı Nelson Mandela’ya elveda diyerek tamamlıyoruz. Tabii ki gündem akmaya devam edecek, biz de onu aktarmaya.”

Sophie:
“Yeni yılda yeniden Euronews’te, Dünya’nın gündemini 13 ayrı dilde, 24 saat boyunca kesintisiz takip etmeye devam edeceksiniz.”

Mutlu yıllar…