Son Dakika

Okunan haber:

Refik Hariri suikastı davası Lübnan'da saklı gerçekleri masaya yatırıyor


Lübnan

Refik Hariri suikastı davası Lübnan'da saklı gerçekleri masaya yatırıyor

Portreleri ve heykelleri sadece mezarının başında değil, Lübnan halkının hafızasında yer alıyor. Lübnan eski Başbakanı Rafik Hariri’nin mirası ülkeyi bir anlamda ikiye bölerken, tarihin aydınlatılmasında büyük önem arz ediyor. Ölümünün ardından dokuz yıl sonra başlayan Hariri davasında saklı gerçekler, belki de çok yakında gün ışığına çıkartılabilir.

En son 2000-2004 yılları arasında olmak üzere 5 kez Başbakanlık görevini üstlendi Hariri… Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesini ve Şii Hizbullah milislerinin askeri faaliyetlerine son vermesini istediğinde, ülkesinin başında görevini sürdürüyordu.

14 Şubat 2005’te artık Başbakanlık görevinden ayrıldığı bir dönemde kurban edildi. Saldırı, onun yanı sıra yirmiden fazla kişinin ölümüyle sonuçlandı. Bir tondan fazla patlayıcı madde, Beyrut şehrinin semalarını parçaladı. Ve ülkenin tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Şam’a isnat edilen saldırı ülkeyi yıllarca sürecek bir sarsıntıya sürekledi.

Başkent Beyrut’un merkezinde 14 Mart’ta düzenlenen ülke tarihinin en önemli gösterisine bir milyondan fazla Lübnanlı katıldı. Suriye istihbarat teşkilatına atfedilen bu saldırının aydınlatılması isteniyordu. Gösteriler sonucunda Suriye ülkeden elini çekmek zorunda kaldı ve Lübnan kendi egemenliğine tam olarak kavuştu.

Bütün bu süreç bir aydan daha kısa sürdü. 30 yıldır ülkede konuşlanan Suriye askeri gücü, bu baskı sonrası ülkeyi terk etti. Birçoğuna göre 30 yıllık işgal ve siyasi manipülasyon sona erdi.

Fakat ülke üzerinde Suriye gölgesi bu çekilişle sona ermedi. Sünni ve Şiiler arasındaki çatışmalar da. Bu anlamda Hariri davası iki dini grup arasındaki çatışma ihtimalini yeniden ateşleme riskini taşıyor.

Derin bir siyasi kriz yaşayan ülke, komşusu Suriye’de yaşanan iç savaştan da nasibini alıyor. İntihar saldırıları birbirini takip ediyor. Bunlardan biri de geçtiğimiz Kasım ayında Hariri’nin oğullarından Said Hariri’nin Başbakanlık görevi süresince beraber çalıştığı Mohamad Chatah’ın ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırı oldu.

Siyaset uzmanı Rami Khouri siyasilere yönelik bu tarz saldırıların uzun süreden beri yaşandığına ve son bulmayacağına dikkat çekiyor:
“Maalesef mahkemeden çok açık bir hüküm çıksa dahi, ülkede siyasi infazların bir son bulacağını düşünmüyorum. Bu infazlar on yıllardır devam ediyor ve bir son bulacağa benzemiyor. Asıl mesele, acaba mahkeme Lübnanlı yetkililere, siyasi yetkililere ve kolluk kuvvetine bu tarz iç sorunlara karşı daha etkili ve daha güçlü mücadele etme fırsatı verebilecek mi?”

Hariri davası ve Suriye’deki savaş Lübnan’ı aynı çatışma alanına sürüklüyor. Bir tarafta İsrail ve ABD komplosuyla karşı karşıya olduklarını belirten Hizbullah, Suriye’de Esad’ın yanında savaşırken; diğer tarafta Hariri’nin Sünni taraftarları adaletin gün yüzüne çıkarılmasını istiyor.