Son Dakika

Okunan haber:

Sydney, Potsdam ve Londra'da 'merak uyandıran' sergiler


KÜLTÜR

Sydney, Potsdam ve Londra'da 'merak uyandıran' sergiler

Hayat, ölüm ve şans Fransız artist Christian Boltanski’nin Avustralya’nın Sydney şehrinde işlediği temalar… Dev bir gazete matbaasına benzetilen sanat galerisinde yeni doğmuş bebek fotoğrafları bir bir sıralanıyor. Her 8 dakikada bir yankılanan alarmın ardından, Boltanski’nin rastgele seçtiği bir fotoğraf dev ekranlara yansıyor. Salonun en ucundaki sayaç ise yeni doğan ve ölen kişi sayısını an be an gösteriyor.

“Şans” 2011 Venedik bienalinde ilk defa sergilendi. Şimdi ise Sydney Festivali’nin baş konuklarından:

“Bir gün kendime eğer buradaysam bunun nedeni ailemin belirli bir anda birlikte olması dedim. Eğer bunu iki saniye gecikmeli olarak yapsalardı ben de tamamıyla farklı biri olacaktım. Belki bir kız olurdum. Ama her halükarda çok farklı biri olacaktım.”

Altı yüz bebek fotoğrafı bir Leh gazetesinin doğum ilanlarından geliyor. Bu, Boltanski’nin yüksek sanatla günlük hayatı harmanlayan en çarpıcı örneklerinden bir tanesi.

50 metre gibi bir yüksekliğe sahip iskele ise 20 ton ağırlıkta. Yerleşkeyi mart sonuna kadar Sydeny’deki Carriageworks sanat galerisinde ziyaret edebilirsiniz.

Almanya’nın Brandebourg Eyalet Meclisi tarihe damgasını vuran 100 kişinin portrelerine ev sahipliği yapıyor. Fakat ülkede adeta skandal yaratan sergide, Stalin, Kaddafi ve Castro gibi isimlerin yanında Adolf Hitler’in de portresi bulunuyor.

Akıllardaki tek soru ise bir Eyalet Meclisi’ne bu kişinin bir portesinin asılıp asılamayacağı.

“Bence buna hazırlıklı olmalıydık. İtirazları ve rahatsızlığı anlıyorum ama sanatta bir özgürlük payı olduğunu da kabul etmeliyiz.”

Tarih sanatçı Künstler Lutz Friedler’i her zaman büyülemiş:

“Hitler’in portresinin yanında, Hitler’in yaptıklarından etkilenen savaş sonrası dönemi de gösteriyoruz. Örneğin vakti zamanında toplum tarafından dışlandığı için intihar eden Alman şair Heinrich von Kleist’ın portresi de var. Ben tüm cevaplara sahip bir profesör değilim. Kendime ve etrafımdakilere her zaman sorular sordum. Amacım bir dialog başlatmak.”

Eyalet Meclisi Hitler’in portresinin sergide kalmasına ve daha fazla bilgilendirici broşür basılmasına karar verdi.

Londra’daki Whitechapel Gallery, Dada sanat akımının temsilcilerinden Alman Hannah Höch’ün 120 kolajına ev sahipliği yapıyor.

1920’lerde bu akımın en önemli isimlerinden olan Höch, 20. yüzyılda kolaj denince ilk akla gelen eserlere imza attı.

Dada, I. Dünya Savaşı sonrasında doğan bir sanat akımı. Özellikle Alman ve Fransız yazar, artist ve entelektüeller, çalışmaları ile Avrupa’yı parçalayan şiddete tepkilerini göstermeye çalıştı.

Dada’nın arkasındaki ana fikir ise kuralları ve toplumu takip etmemek. Bir hareket olarak da görülen akım, sonraları sürrealist sanatçıların ilham kaynağı haline geldi:

“Dada akımının ünlü asi sanatçısı Hannah Höch’ün İngiltere’de ilk sergisini açmaktan çok memnunuz. Höch, kolaj sanatının en önemli ve öncü isimlerinden biriydi. O kağıtları keserek, toplumun kitle iletişim araçlarından yeni bir tür enkaz ortaya çıkarttı.”

Sanatsal özgürlüğe kararlılıkla inanan Höch, sanatın üretimini, güzelliğini ve sanattaki geleneksel ilişki kavramlarını sorguladı.

Höch’ün kolaj çalışmaları I. Dünya savaşı sonrasında yeni Alman kadını modelini keşfetti. Nazi döneminde çalışmaları yozlaşmış bulundu ve yasaklandı. Mart sonuna kadar sanatseverlere kapısını açan Londra’daki bu sergi, Höch’ün, hem hiciv sanatını kolajlarında nasıl bir yöntem gibi kullandığını hem de şiirsel güzelliğin efendisi olmaya nasıl devam ettiğini gösteriyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Carven ve Valentino erkek kıyafetleriyle Paris'te ilgi çekti

KÜLTÜR

Carven ve Valentino erkek kıyafetleriyle Paris'te ilgi çekti