Son Dakika

Okunan haber:

Tony Blair: "Batı, Suriye'ye müdahale konusunda isteksiz"


DÜNYA

Tony Blair: "Batı, Suriye'ye müdahale konusunda isteksiz"

İsviçre’nin Davos kasabasında bu yıl 44’üncüsü düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantıları sürüyor.

Cenevre 2 Konferansı’nın aynı tarihlere denk gelmesi Suriye krizini Davos’ta da önemli gündem maddeleri arasına soktu.

euronews, Davos’ta bir araya geldiği İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’e Suriye’deki savaşı ve çözüm umutlarını sordu.

euronews :
“Cenevre 2 görüşmeleri için umutlar oldukça düşük Siz bu hafta herhangi bir sonuç çıkmasını bekliyor musunuz ? “

Tony Blair :
“Açıkçası şu anki durum inanılmaz zorlu. Olasılık şu yönde, eğer Suriye Devlet Başkanı Esad bir anlaşmaya varmak için üzerinde gerçek bir baskı hissederse, çözüm olasılığı da doğabilir. Yani gerçekten zor bir durum.”

euronews :
“Sizce uluslararası toplum kesin çizgilerle ayrılan bu iki tarafı nasıl bir araya getirir ?”

Tony Blair:
“Bence geçen son dokuz ay içinde üstünlük rejimden tarafa doğru kaydı. Hem İran’dan hem Hizbullah’tan yani gerçekten uzun süredir bölgede savaş yürütenlerden destek aldılar. Dolayısiyle, bizim Batıdakiler olarak şunu kendimize sormamız gerekir. “Muhaliflerin eşit şartlarda pazarlık etmesini nasıl sağlayabiliriz?” Fakat zorlu kısım bu, muhalefet de kendi içinde ayrılmış durumda. Bu bizi çok üzüyor. El Kaide bağlantılı gruplar, cihad savaşçıları ve diğerleri. İşte bu işleri daha da zorlaştırıyor. Şunu da unutmamak lazım. Suriye’de insanların çoğu bu duruma hassas bir çözüm bulunmasını istiyor. Bu insanlar farklı dini grupların barış içinde yaşayabileceğini bilen insanlar. Fakat şu an için bu mümkün değil. Bu konuda seslerini yükseltmeleri de şu sıralar çok zor.”

euronews:
“Siz gruplar arasında farklılık olduğu zaman bile İngiltere ve diğer batılı güçlerin isyancıların silahlandırılması konusunda bir şey yapması gerektiğini düşünüyor musunuz?”

Tony Blair:
“Bizim için ilk soru sanırım şu, bölgedeki güç dengesini değiştirmek adına “Biz herhangi bir müdahele için hazır mıyız?” Bence buna hazırlıklı olmalıyız. 2 senedir şunu söylüyorum, en azından uçuşa yasak bölge oluşturmaya çalışmamız lazım. Bunu sadece sivil halkın biraz olsun rahatlaması için değil aynı zamanda rejime güçlü bir mesaj göndermek adına yapmalıyız. “

euronews :
“100 binden fazla ölüm ve büyük bir mülteci krizinden bahsediyoruz. Sizce uluslararası toplumun, şimdiye kadar güçlü bir adım atmamasından dolayı biraz sorumluluğu bulunmuyor mu?”

Tony Blair :
“Ben başbakanlık yaptığım zamanlardan biliyorum. Bu kararları almak çok zordur. Eğer müdahalede bulunursanız. Bir çok sorunla da karşı karşıya kalırsınız. Biz bunu Afganistan ve Irak’ta gördük. Diğer taraftan, eğer müdahale etmezseniz, sorunlar kendi kendine çözülmez. Problemler her zaman var. İşte bir tarafta sivil nüfusa karşı olağanüstü ve korkunç güçler kullanmak için hazır olan bir diktatörlük, Şii tarafında İran tarafından desteklenen aşırı radikal gruplar ya da Sunni tarafındaki El Kaide. İşte bu gibi durumlarda gerekli kararları almak çok ama çok zor. Batı müdahale hususunda oldukça isteksiz. Bunun nedenini anlıyorum. Bugün müdahale bile olmaksızın gelişen olayların sonuçlarını görüyorsunuz.”

euronews :
“Neden Batı’nın isteksizlik olduğunu düşünüyorsunuz?”

Tony Blair :
“Siz birden bir olayın içine giriyorsunuz. Peki Hizbullah gibi bir günde onlarca savaşçınızı kaybetmeye ve hiç durmadan savaşmaya devam etmeye hazır mısınız ? Yani Suriye’deki savaşta cihadçıları çekici kılan da bu. Onların her an öldürmeye ve ölmeye hazır olmaları. Bu onları alt edilmesi gereken bir düşman haline getiriyor. Şimdi bölgedeki duruma baktığımızda, aslında temelde sadece bir mücadele olduğunu düşünüyorum. O da, Suriye’nin geleceğine inanan açık fikirli, hoşgörülü, çağdaş insanlar ile dürüst olmak gerekirse yanlış bilinçteki, dindeki aşırılığın farklı formlarını görmek isteyen kişiler arasındaki mücadele. Yani mücadele bu. Sanırım bizim için önemli olan ise Batı’nın, aslında çoğunluk olan fakat seslerini çıkaramayan ve öldürmeye hazır olmayan saygın insanların tarafında olması.”

euronews:
“Eğer Suriye parçalanmaya devam ederse serpintileri ülke dışına yayılabilir mi?”

Tony Blair:
“Sanırım bu bir felaket olur. Ben bunun bölge içerisinde son bulacağını da düşünmüyorum. İşte bu yüzden çok ciddi bir durum söz konusu. Irak’ta neler olduğunu gördünüz. Lübnan, Ürdün gibi ülkeler bu baskıya direnmeyi başardılar fakat muazzam bir basınç altına girdiler. Bakın, Suriye’de savaşan yüzlerce Birleşik Krallık vatandaşı var. İngiltere vatandaşları. Bu kişiler geri gelecek. Avrupa’da çok geniş bir Müslüman nüfusu var. Yani, bu çok zorlu bir durum. Ben Avrupalı liderlerin meseleyi neden sancılı bulduklarını anlıyorum.”

euronews:
“Ben Cenevre 2 görüşmelerine, İran’ın davetinin geri çekilmesine dönmek istiyorum. Başkan Hasan Ruhani euronews’e konuştu. Bize Birleşmiş Milletler yönetimi bu sorunu ele alışı ile kendisine zarar verdi dedi. Buna katılıyor musunuz? “

Tony Blair:
“Bunlar genelde diplomatik açıdan zorlu durumlardır. Görünüyor ki, BM Genel Sekreteri, İran’ın tek bir esası kabul ederek geleceğini düşündü. Ve bu esas Suriye muhalefeti için kabul edilemezdi. Yani işlerin nasıl bu duruma geldiğini anlayabiliyorum. Ben açıkçası şu anda sorunun İran’ın davet edilip edilmemesi olduğunu düşünmüyorum. Sorun bu değil. Sorun, bölgedeki dengelerin nasıl değişeceği. Cumhurbaşkanı Esad bir geçiş süreci hakkında anlaşmaya varmak için masaya oturması gerektiğini biliyor.”

euronews:
“Yani İran’ın taahhütü olmadan diplomatik bir çözüm bulunabilir mi?”

Tony Blair:
“Gerçek şu ki, bunu dışarıdan söylemesi kolay. İran bu konuyla yakından ilgili. Eğer bir çözüm bulunacaksa, onlarında doğru sinyalleri alması gerekir. Ki bence alıyorlar. Fakat Esad hükümetinin de İran’ın da şu sıralar bakacağı şey, niyet olacaktır. Bizim tarafımızda, bunun işe yaramasını sağlamamız lazım. Önemli olacak şey budur.”

euronews:
Siz kişisel olarak Suriye halkına yardım adına diplomatik çabalarda büyük bir rol oynamak ister miydiniz?”

Tony Blair:
“Hayır. Sanırım bunu müzakerecilere bırakmak gerekir. Yani Suriye’de yaşananlar oldukça rahatsız edici. Tüm bölgede Batının bu sorunu nasıl içten ele aldığı önemli bir konu. Fakat şu an müzakereciler masada. Mesela Suriyeli müzakereci sayın Brahimi, çok deneyimli bir kişi. Yetenekli bir müzakereci. Ben ona şans diliyorum.”