Son Dakika

Okunan haber:

Ukrayna'da barışçıl bir çözüm hala mümkün mü?


Insight

Ukrayna'da barışçıl bir çözüm hala mümkün mü?

Siyasi krizin sürdüğü Ukrayna’nın başkenti Kiev’de halk, hala AB ile olan ortaklık anlaşmasının imzalanması için bir umut taşıyor. Peki taraflar arasında imzalar atılabilir mi? Göstericiler iktidara hangi parti gelirse gelsin, öncelikli hedef AB ile yakınlaşma olmalıdır diyor:

“Burada gördüğünüz gibi bir siyasi parti bayrağı yok. Sadece Ukrayna ve AB bayrağı var. Çünkü biz isteğimizi bir siyasi parti aracılığı ile iletmek istemiyoruz. Bu hepimizin meselesi.”

Bu talep ile başkent Kiev’de 19 Ocak tarihinde başlayan olaylarda 3 gösterici hayatını kaybetti. Aralarında polislerin de olduğu yüzlercesi kişi yaralandı. Şiddet olayları sırasında çok sayıda iş yeri ve araç da zarar gördü.

Protestolar sırasında polisin bir göstericiyi eksi 11 derecede çırılçıplak soyup şiddet uygulaması ülkeyi ayağa kaldırdı. Orantısız güç kullanan polis ülke dışında da eleştirildi.

Bu sırada uluslararası toplum da Ukrayna’daki gelişmeleri kaygıyla izliyor. Son günlerde Ukrayna’ya yaptırım uygulanması önerisi dile getirilmeye başlandı. AB Konsey Başkanı Herman Van Rompuy yaptığı açıklamada, AB kapılarının Ukrayna için açık olduğunu fakat bunun için Kiev’deki hükümetin özgür ve demokratik bir Ukrayna’yı tanıması gerektiğini dile getirdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç de geçtiğmiz hafta başkent Kiev’e resmi temaslarda bulunmak üzere gelen Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ile bir araya gelmişti.

Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen Ukrayna’daki siyasi kriz ve çatışmaları görüşmek üzere bir aray gelecek.

euronews:
“Paris’te Jean-Paul Véziant ile birlikteyiz. Kendisi 2005-2008 yılları arasında Fransa’nın Ukrayna Büyükelçiliği görevinde bulundu. Sayın Véziant, merhaba ve euronews’a hoşgeldiniz.

Ukrayna bağımsızlığından beri şüphesiz en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Başkent Kiev, güvenlik güçleri ile göstericiler arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Jean-Paul Véziant:
“21 Kasım’dan itibaren bu noktaya nasıl gelindiğini sorguluyorum. Bazıları bir iç savaştan bahsediyor. Toplumun bir kısmı gösterilere katılsa da diğer kısmı katılmıyor. Ukrayna’nın bir tarafı sessizliğini koruyor. Bence bu sessiz Ukrayna, meydanda olan bitenleri tasvip etmiyor. Fakat diğer tarafla çatışma içinde olduğunu da söylemek mümkün değil. 2013’te yaşanan polis şiddetini, rezil edilen göstericileri ve dövülen gazetecileri anmamam imkansız. Bunun artık geçmişte kaldığını düşünüyor ve kabulenmekte güçlük çekiyoruz. Sizin de hatırlayacağınız gibi 2004’te yine bir gerginlik yaşanmıştı. Ama kimse ölmemiş taraflar konuşma yolunu seçmişlerdi. Göstericilerin barışçıl kararlılıkları tarafları görüşmeye itti ve gidişatın değişmesini sağladı. 2004’teki düşünce tarzının hatırlanması ve Turuncu Devrim’e geri dönülmesi bugün mümkin mü? Ya da bunun için yeterli zaman bulunuyor mu? Bimiyorum.”

euronews :
“Siz Fransa’nın Ukrayna Büyükelçisi iken, iki ülkenin kültürel ve ekonomik yakınlaşmasında rol oynadınız. Bu yakınlaşmanın bir geleceği var mı ?”

Jean-Paul Véziant:
“Evet bir geleceği var. Bazıları tüm bu yıllar içinde yapılan her şeyin kaybolduğunu düşünebilir fakat bu kesinlikle doğru değil.
Karşılıklı anlayış, karşılıklı saygı ile sonuçlanan onca yatırım bir gecede yok olamaz. Ben Ukraynalıların büyük çoğunluğunun bu ilişkilerin gelişmesini gönülden istediğini düşünüyorum. Onlar Avrupa’nın yeni bir strateji alanı ya da NATO üyeliği sunmayacağını çok iyi biliyor. Daha çok işbirliği ve endüstriyel gelişme için teşvik olacağının farkındalar. Ve ben refahın zaten etkisini göstermeye başladığına inanıyorum. “

euronews :
“Avrupa, Ukrayna’da istikrar ve sükunetin tekrar sağlanması için ne yapabilir ?”

Jean-Paul Véziant:
“Avrupa Birliği, dışarıdan bir baskı olmadan Ukraynalıların kendilerini özgürce, demokratikçe ifade etmesi gerektiğine inanıyor. Ben sadece şunu tekrarlayabilirim ki, Brüksel tarafından yapılan Ortaklık Anlaşması önerisi hala masada duruyor. Peki Avrupa ne yapabilir. Avrupa hiçbir şey empoze etmeyecektir. Ukrayna’nın seçimine bırakacaklardır. Fakat güvenin yeniden tesis edilmesi gerekecek. Bu güven çok açık bir şekilde kırılmıştır. Belki bir üçüncü taraf, Ukrayna’nın farklı siyasi güçleri arasındaki güvenin sağlanması husunda bir güvenlik garantörü olarak, olayın içine girebilir. Ben ayrıca bu konudaki çözüme kaynak olarak diplomasiyi görüyorum. Diplomasi önerileri yapabilir. Herhangi bir polis baskısından çok daha iyi çalışabilir. Tabi ki bunun için siyasi bir istek olması gerekir. Bu isteğin de biran önce yani her şey kontroldan çıımadan önce ortaya konulması gerekir. Ben Ukrayna için bunu diliyorum. “