Son Dakika

Okunan haber:

Tarih ve sanat dansla buluşuyor


KÜLTÜR

Tarih ve sanat dansla buluşuyor

Y Nesli Louvre Müzesi’nde ilham arıyor. Bir grup genç koreograf Hollandalı ressam Hieronimus Bosch’un eserlerine yeni bir yorum getiriyor.

Birçok odadan oluşan bu devasa müzede, Hollandalı ustanın eserlerini bulmak çok da kolay değil. Çünkü Bosch’un çalışmaları Louvre’da sadece bir odada bulunuyor. Yine de bu tek oda dahi, Hollandalı ustanın çılgın ve absürt dünyasına girmeye yetiyor.

Avrupa’nın farklı ülkelerinden 5 koreograf, Bosch projesinde kendi performanslarını ortaya koyuyor. 500 yıl önce vefat eden ressamın çeşitli çalışmaları 5 farklı yorumla seyircilere aktarılıyor.

Projede performanslarının sergileyen koreograflar, Bosch’un eserlerinin farklı yönlerini yorumlamaya çalışıyor.
Jan Martens:
“Burada gördüğümüz tablonun ismi “Deliler Gemisi”. Bu delilik meselesi, içindeki bu acayiplik duygusu çokça ilgilendiğim bir konu. Grotesk jestler ve grotesk hareketler, birazdan ortaya koyacağım performansıma ilham oluyor. Bu etkileyici tabloların önünde saatlerce durup izleyebilirsiniz. Bütün mesele ayrıntılar. Ben bu küçük noktaları, küçük bir zaman aralığında göstermeye çalışıyorum.”

Juan Dante Murillo:
“Üzerinde çalıştığım duygu, heyecan. Heyecan ve merak nasıl gülük hayatta aksiyona dönüşüyor ve bizi farklı şeyleri keşfetmeye yönlendiriyor. Performansımı bu yönde göstermeye çabalıyorum.”

Giorgia Nardin:
“Ne kadar çalışmalarında canavarca ve acayip senaryolar ortaya dökse de insanlığın ve güvenlik ihtiyacının altını ustalıkla çiziyor. Benim çalışmalarım daha çok bu noktaya eğiliyor.”

Tabii ki bu performansta bir ana karakter daha var. O da mekanın kendisi. Paris’in dışında eski tuğla fabrikası “La Briqueterie” yeni bir projeye ev sahipliği yapıyor. Metamorfoz diye adlandırılan koreografi projesi ise modernize edilen bu tarihi binadan ilhamını alan yeni performanslar ve bir de film ortaya koymayı amaçlıyor. Proje, Avrupa Kültür Programı’nın bir inisiyatifi olarak öne çıkıyor.

La Briqueterie projesinin direktörü Daniel Favier bu çalışmanın içeriğinden ve amaçlarından bahsetti:
“Bosch’un eserlerinden etkilenen ve ona özel bir hassasiyet gösteren sanatçıları davet ettik. Onlardan ressamın çalışmalarının dışına çıkarak, kendi özgün performanslarını oluşturmalarını istedik.
Tuğla fabrikasının inşası 1866 yılına dayanıyor. Buraya gelip, böylesine tarihi bir mekanda dans performansı ortaya koyarken, atalarımızın değerlerine, neler yaptıklarına odaklanmamız gerekiyor. Bina sayesinde eskilerin din ve çalışma gibi değerlerini sorguluyoruz.
Ana fikir, farklı ülkelerden gelen Avrupalı genç sanatçıların kendi aralarında tecrübelerini ve kendi ülkelerinden getirdikleri anlayışları paylaşma fırsatı tanımak. Bu ortam yeni şeyler ortaya koymayı teşvik ediyor.”

Facebook
Twitter
Google+

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Avrupa'nın bin bir yüzü

KÜLTÜR

Avrupa'nın bin bir yüzü