Son Dakika

Okunan haber:

Bosna Hersek'teki karmaşık devlet yapısı


Bosna Hersek

Bosna Hersek'teki karmaşık devlet yapısı

Tuzla, Bosna Hersek’in Tuzla Kantonu’nun başkenti. Saraybosna ve Banyaluka’dan sonra da üçüncü büyük şehri. 1992 öncesinde, ülkenin en büyük sanayi ve kültür merkezlerinden biri olan kentte, halkın yarıdan fazlası işçi. Şimdilerde de oldukça kızgın. Tuzla Üniversitesi Profesörü Demir Arsenijeviç bu öfkenin sebebini şöyle açıklıyor :

“Tuzla halkı sonunda akrabasını kayıran, yozlaşmış ve amatör hükümete yeter dedi. Bu hükümet son 20 yıldır kendi insanının derdini dinlemeyen, öfkesini anlamayan bir hükümet.”

Sosyalist Yugoslavya Federasyonu döneminde fabrikaların çalıştığı Tuzla’da 2000’li yıllardaki özelleştirmelerden sonra fabrikalar teker teker iflas etmeye başladı. Çalışanlar da evlerine ekmek götüremez hale geldi. Ülkede şu an işsizlik oranı resmi rakamlara göre yüzde 28, gayri resmi tahminlere göre ise yüzde 45.

Bosna Hersek’teki karışıklığı daha iyi anlamak için geçmişe dönmek gerekir. Bosna-Hersek Devleti’nin yapısı 1992-95 yılları arasında yaşanan iç savaşı sona erdiren, birbirleriyle savaşan 3 etnik yapının imzaladığı Dayton Barış Anlaşması ile belirlendi. Anlaşma ile silahlar sustu. Fakat geriye karışık bir devlet yapısı kaldı.

Bu antlaşma ile Bosna Hersek kantonlara bölündü. Ülkenin yüzde 49’unu Sırp Cumhuriyeti yüzde 51’ini ise Boşnak-Hırvat Federasyonu’nun kontrol etmesi öngörüldü. Bosna Hersek Federasyonu, Boşnak ve Hırvatların oluşturduğu 10 kantondan oluşuyor. Her kantonun kendi parlamentosu, hükümeti ve güvenlik birimi bulunuyor.

Kantonlardaki bütün parlamentoların, başbakanların ve bakanlıkların en üst düzeydeki yönetimini ise Boşnak, Sırp ve Hırvat üyeden oluşan Üçlü Cumhurbaşkanlığı Konseyi oluşturuyor. Cumhurbaşkanı da bu konsey içerisinden belirleniyor. Tabi bu kadar çoklu bir siyasi yapıda anlaşma da kolay kolay sağlanamıyor. Hatta karar mekanizmasının işleyişini geciktiren ve karmaşıklaştıran bu yapı yabancı yatırımcıyı da ülkeden uzak tutuyor.

Tüm bu karışık devlet yapısı ve yolsuzluklar ile anılan hükümetlerden bıkan vatandaşlar ise artık daha adil bir düzen ve evlerine ekmek götürmek istiyor. Dolayısiyle kısa sürede ülke geneline yayılan protestolar kolay kolay son bulacağa benzemiyor.