Son Dakika

Okunan haber:

Cezaevindeki ETA militanlarının durumu belirsiz


Insight

Cezaevindeki ETA militanlarının durumu belirsiz

İspanya’da ETA militanlarının saldırılardan dolayı verdikleri manevi zararları doğrudan olmasa da kabul etmeleri ülkede yeni bir dönemin başlamasını sağladı. Bu sayede tutuklularla kişisel müzakere hakkı mümkün hale geldi.

Bundan böyle avukatlar bu kişilerin şartlı olarak tahliyesi ya da Bask Bölgesi’ne daha yakın hapishanelere nakilleri için başvuruda bulunabilecek.

ETA üyeleri, tutukluların farklı bölgelerdeki hapishanelere dağıtılması politikasına her zaman karşı çıktı. Militanların yakınlarının tüm protestolarına rağmen İspanyol hükümeti örgüte karşı katı politikalarına devam etti.

Cezaevlerindeki Tutuklular ile Dayanışma Birliği Üyesi Urtzi Errazkin:

“Yaklaşık 400 tutuklu arasında sadece 6’sı Bask Bölgesi yakınında bulunuyor. Yüzde 45’i ise ülkenin güney bölgelerinde. Diğer bir deyişle Bask Bölgesi’ne mümkün olduğu kadar en uzak noktalarda. 1000, 1100 kilometre mesafede. Bizim onların aileleri olduğumuz çok net olarak bilinmeli. Biz kesinlikle hiçbir şey yapmadık. Yakınlarımızı, dostlarımızı ziyaret etme hakkına sahibiz. Bize neden bu cezayı çektiriyorlar? Niçin bu kadar çok yol gitmemiz, bu kadar çok masraf etmemiz, gün be gün psikolojik ve fiziki olarak acı çekmemiz gerekiyor?”

Bask Bölgesi İnsan Hakları Koruma Derneği Argituz’a göre tutukluların farklı hapishanelere dağıtılması politikası Birleşmiş Milletler’in gözaltına alma kurallarını ihlal ediyor. Andres Krakenberger eleştirisinde daha da ileriye giderek sürekli yapılan işkencelerden bahsediyor.

Andrés Krakenberger:
“İşkence yapıldığına dair birçok bilgi aldık. Bu sorun sadece Bask konusunda yaşanmıyor. Protestolarda ve göçmenlerle ilgili sorunlarda ırkçı ve yabancı karşıtı tavırların sergilendiğini özellikle söylemek istiyorum.”

euronews:
“Hapishanelerdeki ETA militanlarına nasıl davranıldığı İspanya’da tam bir tabu. Ne İçişleri Bakanlığı, ne cezaevleri sorumluları ne de Bask Bölgesi’nin haklarını savunanlar bu konuda bir yorumda bulundu. Açıklama yapmaktan kaçınan güvenlik güçleri sadece ETA militanlarının kendilerine işkence yapıldığını kanıtlamak için hazırlandıklarını belirtti.”

Iñaki Rekarte cezaevinde yaklaşık 22 yıl geçirdi. Kendisi 1992 yılında Santander’de bir arabaya bomba yerleştiren üç ETA üyesinden biriydi. Hedef bir polis otobüsüydü. Fakat saldırı, 3 sivil ve 17 kişinin yaralanması ile
sonuçlandı.

Rekarte saldırıdan bir ay sonra gözaltına alındı . euronews kendisi ile Navarra şehrinde buluştu.

euronews Filipa Soares:
“Hiç işkence gördünüz mü?”

Iñaki Rekarte:
“Evet gözaltına alındığım zaman. Arabaya bindiğim anda beni dövmeye başladılar. Fakat daha sonra yaşadıklarımla kıyaslandığında bu şaka gibiydi. İlk yumruklarında kulak zarım patladı. Başımı bir çanta ile örttüler. Nefes alamadığım için bir iki kez bayıldım. Başınızın üzerinde bir çanta olduğu oksijensiz kalıyorsunuz. Nefes almaya çalışıyorsunuz ama yapamıyorsunuz. Bayılınca sizi kendinizi getiriyorlar. Sonra aynı şey tekrar yaşanıyor.Evet, Bu korkunç. Ve bunlar İspanyol devleti tarafından yapıldı. Kendilerini temize çıkarmak için. Fakat bu hiçbir şeyi haklı çıkarmaz. Fakat her zaman gerçekleri kendi kamuoyundan saklamakta başarılı oldular. Hep ETA’nın böyle söylenmesini istediğini açıkladılar. Bu büyük bir yalan. İspanyollar hep işkence etti. Her zaman, her zaman, her zaman. Bu Fransız Devletinin yapmadığı bir şey .

euronews Filipa Soares:
“Örgütten ayrılmaya ne zaman karar verdiniz. ?”

Iñaki Rekarte:
“Bunu uzun zamandır düşünüyordum. Fakat nihai kararımı oğlum doğduğu gün verdim. Çoğu kişi bana diğer üyelerin de çocukları olduğunu ama örgütten ayrılmadıklarını söyledi. Ben ise kararlıydım. Herkes kendi kararını kendi vermeli dedim. Bir baba olarak çocuğumu babasız bırakmak istemiyordum. Çok zor bir dönemdi. Kararınızıdan emin olsanız bile bazen harekete geçmek kolay olmuyor. Ben bu kararı, ETA’ya ait olduğum için korkakmaya başladığım ve aynı zamanda kendimi dışarıda olmakla çok da konforlu hissettiğim zaman verdim.”

euronews Filipa Soares:
“Peki ETA şimdi tam olarak ne ?”

Iñaki Rekarte:
“Şu anda ETA, bazı insanlar tarafından, Bask halkı adına kullanılan bir marka. Bu kişiler, Bask kültürünü ve Bask insanını temsil ettiklerine inanıyorlar. Bu bir şey değil. Asıl hapisteki insanların ciddi sorunu var. Onlar nasıl dışarı çıkacaklarını bilmiyorlar. Bask ülkesi içindeki de bir şey değil. Bu birçok insan için bu para kazanmak, iş yapmak, birçok şeyi örtmek için bir gerekçe. Bu insanlar içinde bulunduğu gruptan dahi destek görmüyor. Çünkü bazen Bask milliyetçisi isen ETA’yı
destekliyorsun gibi görünüyor. Fakat bu doğru değil. 100 kişiden 90’ı buna karşı çıkıyor. Bu zaten uzun zamandır böyle. Yani aslında sadece cezaevinde olanlar için ciddi bir sorun var. Başka bir şey yok.”

İspanya’da ETA militanlarının saldırılardan dolayı verdikleri manevi zararları doğrudan olmasa da kabul etmeleri ülkede yeni bir dönemin başlamasını sağladı. Bu sayede tutuklularla kişisel müzakere hakkı mümkün hale geldi.

Bundan böyle avukatlar bu kişilerin şartlı olarak tahliyesi ya da Bask Bölgesi’ne daha yakın hapishanelere nakilleri için başvuruda bulunabilecek. ETA üyeleri, tutukluların farklı bölgelerdeki hapishanelere dağıtılması politikasına her zaman karşı çıktı. Militanların yakınlarının tüm protestolarına rağmen İspanyol hükümeti örgüte karşı katı politikalarına devam etti:

“Yaklaşık 400 tutuklu arasında sadece 6’sı Bask Bölgesi yakınında bulunuyor. Yüzde 45’i ise ülkenin güney bölgelerinde. Diğer bir deyişle Bask Bölgesi’ne mümkün olduğu kadar en uzak noktalarda. 1000, 1100 kilometre mesafede. (…) Bizim onların aileleri olduğumuz çok net olarak bilinmeli. Biz kesinlikle hiçbir şey yapmadık. Yakınlarımızı, dostlarımızı ziyaret etme hakkına sahibiz. Bize neden bu cezayı çektiriyorlar? Niçin bu kadar çok yol gitmemiz, bu kadar çok masraf etmemiz, gün be gün psikolojik ve fiziki olarak acı çekmemiz gerekiyor?”

Bask Bölgesi İnsan Hakları Koruma Derneği Argituz’a göre tutukluların farklı hapishanelere dağıtılması politikası Birleşmiş Milletler’in gözaltına alma kurallarını ihlal ediyor. Andres Krakenberger eleştirisinde daha da ileriye giderek sürekli yapılan işkencelerden bahsediyor:

“İşkence yapıldığına dair birçok bilgi aldık. Bu sorun sadece Bask konusunda yaşanmıyor. Protestolarda ve göçmenlerle ilgili sorunlarda ırkçı ve yabancı karşıtı tavırların sergilendiğini özellikle söylemek istiyorum.”

euronews muhabiri Filipa Suares Bask Bölgesi’nden bildiriyor:

“Hapishanelerdeki ETA militanlarına nasıl davranıldığı İspanya’da tam bir tabu. Ne İçişleri Bakanlığı, ne cezaevleri sorumluları ne de Bask Bölgesi’nin haklarını savunanlar bu konuda bir yorumda bulundu. Açıklama yapmaktan kaçınan güvenlik güçleri sadece ETA militanlarının kendilerine işkence yapıldığını kanıtlamak için hazırlandıklarını belirtti.”