Son Dakika

Küresel yatırımcıların Avrupa algısı

Okunan haber:

Küresel yatırımcıların Avrupa algısı

Metin boyutu Aa Aa

Uluslararası yatırımcıların yatırım kararlarını ne gibi etkiler belirler? Daha da önemlisi küresel oyuncuların Avrupa’ya bakış açıları nasıl? Avrupa’nın finans başkentinde uluslararası yatırımcıların tavrına ve Avrupa ile olan ilişkilerine göz atacağız.

Her yatırımcının risk iştahı farklılık gösteriyor. Bazıları güvenli oyunu tercih ederken, diğerleri riske bayılıyor. Bir kısım oyuncu uzun döneme, diğerleri birkaç dakikalık kara odaklanıyor.

Peki nedir bu risk iştahı? Risk iştahı bir yatırımcının risk taşıma istekliliği ve bunun hangi ritmde olduğunu açıklar. Özellikle yatırımcıların gayrisafi yurt içi hasıla, işsizlik ya da doğal afetler gibi makro ekonomik açıdan belirsiz koşullarda nasıl tepki verdiğini ifade eder.

Yatırımcıların gönüllü ya da gönülsüz olarak aldıkları riskin düzeyi onların iştahını gösterir. Bazıları riskin düşük olduğu güvenli cennetleri tercih eder. Bunun yanı sıra yüksek risk oranın tercih eden cesaretli oyuncular da bulunur. Yüksek riskin kazancı yüksek olabileceği gibi, kaybetme tehlikesi de yüksek orandadır.

Yatırımcının riskli bir ortamda, riskleri fiyatlara yansıtarak yüksek getiri hesap etmesine risk primi denir. Risk primi bir yandan risk iştahının düzeyi tarafından, diğer yandan da yatırımın içerdiği riskin düzeyi tarafından belirlenir.

Şirketler, sermayelerine ne kadar dikkat etse de risk iştahının yeniden geri döndüğünü görüyoruz. Mesela borsalar 2013 yılında toparlanma eğilimi gösterse de 2014’te yeniden kırılgan bir pozisyona geri dönüş yaptı. Şimdi finansal yatırımcılar küresel faiz oranlarının en düşük olduğu Avrupa’yı tercih etmeye başladı. Avrupa’nın değişen imajı küresel yatırımcılar açısından değişmekte mi?

Euro krizinin ortaya çıkardığı sonuçları açıklamak için birçok faktör bulunuyor. Bu sonuçlardan en belirgini, şu anda medyanın günlük söz dağarcığına da giren çeşitli ülkelerin devlet tahvilleri ile Almanya tahvillerinin değerleri arasında oluşan fark. 2014’te bu oran normal seviyeye inmeyi başardı. Yatırımcılar güvenli cennetlere doğru yönelmeye başladığında piyasalar sallandı. Sonra ise daha fazla kar elde etmek isteyen yatırımcılar, yeniden finans piyasalarına dönüş yaptı. Krizin bir diğer sonucu ise Avrupa’nın uluslararası yatırımcıları cezbetmek için gelişmekte olan pazarlara karşı kendi rekabet kapasitesini artırma isteği oldu.

Amerika Birleşik Devletleri, krizden önce olduğu gibi krizden sonra da Avrupa kıtasına en fazla doğrudan yatırım yapan ülke olmayı sürdürüyor. Fakat son yıllarda en yüksek oranı yakalayanlar ise Çin ve Hong Kong olarak öne çıkıyor. BRIC ülkeleri kendi ekonomik sorunları ile boğuşurken Avrupa gibi sağlam bir liman arayışında.

Çin çok güçlü bir şekilde Portekiz’e çıkarma yapıyor. Ülkede özelleştirme programında atılan ilk adımdan bu yana üç büyük şirket, sigorta ve enerji sektörüne büyük yatırımlar yaptı. Lizbon bu sayede üç senede 8 milyar doları kasasına aktardı. Bu paranın yarısı Çin’den geldi.

Brezilyalıların stratejisi ise çok farklı. Avrupa Komisyonu’nun yardımları sayesinde Dünya’nın en büyük üçüncü havacılık araştırma merkezi 2 yıl önce kuruldu. 69 bin metre kare alanda 220 çalışan bulunuyor. Brezilyalı Embraer, vatandaşı Petrobras ve Odebrecht gibi Avrupa pazarına girmek için Portekiz limanını kullanıyor.

Brezilya, Çin ve Hong Kong’la beraber Avrupa Birliği’ne en fazla yatırım yapan ülkeler listesinde 4. ve 5. sırada yer alıyor. Çin sermaye artışında başı çekiyor. 2009 yılına oranla Çin sermayesi 2011’de yüzde 155 oranında bir artış gösterdi. Portekiz ekonomisi yeniden uçuşa geçmek için yatırımlara kucak açıyor.