Son Dakika

Okunan haber:

Fukuşima: Nükleer felaketin ardından


DÜNYA

Fukuşima: Nükleer felaketin ardından

Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali’nde yaşanan büyük patlamaların üzerinden üç yıl geçti. Sessiz Afetler’de boşaltılan hayalet kasabaları ziyaret ediyor ve tahliye edilen insanlarla tanışıyoruz. Koikenaganuma’da deprem ve tsunami sonrası Fukuşima çevresinde yaşayan aileler için inşa edilen geçici barınaklardayız. Nükleer santral buraya 36 kilometre uzaklıkta. Burada yaşayanların hayatları 2011 yılından itibaren tamamen değişti.

Geçici konutlarda kalan Japon kadınlar şikayetlerini açıkça ifade ediyor: “Evimiz ve çalıştığım hastane yerle bir oldu. Herkes korkuyordu. Şu an ise geleceğimiz için endişeleniyorum. İçinde yaşamadığım bir evin banka kredilerini ödüyorum. Krediyi bir şekilde uzatabilirsiniz, ama evsiz yaşayamazsınız.” Bir diğer kadın ise bu yerleşkeyi bir hapishaneye benzetiyor: “Bize 2016 yılının Nisan ayında evimize geri dönebileceğimizi söylediler. Fakat temizleme işleminin ne alemde olduğunu bilmiyoruz. Ben masumum. Nükleer kaza sonrası niye ben hapsediliyorum. Anlıyor musunuz burada özgür değiliz. Burası bir hapishane. Bu durum bizi çok üzüyor. Hepsi nükleer santralin suçu.

Nükleer felaketin Fukuşima’da neden olduğu sıhhi etki hala tam olarak ortaya çıkarılamadı. Santralin 23 kilometre uzağındaki Minamisoma’da çalışan Doktor Tomoyoshi Oikawa’nın ilginç fikirleri bulunuyor.

Tomoyoshi Oikawa:
“En büyük mesele nüfusun yapısındaki değişim. İnsanların tahliye edilmesinden sonra geri dönenler sadece yaşlılar oldu. Çok az sayıda çocuk var. Eğer böyle devam ederse kent yok olacak. Herkes burada radyasyona maruz kalma oranının çok yüksek olduğunu düşünüyor. Fakat araştırmalarımız buranın güvenli olduğunun altını çiziyor. Patlamaların yaşandığı anda bu oran yüksekti. Fakat şimdi düşük bir seviyede. Ben kendi vücudumu analiz ettirerek bunu gördüm. Eğer besin ürünleri incelenirse kronik bir zehirlenmenin olmadığı anlaşılır. Geçici konutlarda kalanlar için zihni hastalıkların meydana gelmesi söz konusu. Bunun nedeni de yaşadıkları stres.”

Soma şehrinin belediye başkanı Hidekiyo Tachiya desteklerini sürdürdüklerini ifade etti:“Yasalar afetzedeler için kalabilecekleri konutları sağlamamızı şart koşuyor. Kanunlar böyle. Tabii ki günlük ihtiyaçlarını gidermek, evlerini kaybetmiş olsalar dahi afetzedelere aittir. Fakat biz insanlarımıza yardım etmenin ahlaki sorumluluğunun farkındayız.”

Radyasyon hiç kuşkusuz çıplak gözle ölçülebilecek bir mesele değil. Fakat basit testler ya da cebinizde taşıyabileceğiniz ufak bir geiger sayacı ile ölçülebilir. Tokyo Elektrik Şirketi, Tepco, basın konferansları ve internet sitesinde her dakika güncellediği ayrıntılı bilgilerle insanları haberdar etmeye çalışıyor. Peki nükleer santralin içerisinde neler oluyor? Bir Tepco çalışanı kimliğinin açıklanmaması koşuluyla bizimle konuşmayı kabul etti: “Tepco Japon halkının güvenini tamamen kaybetmiştir. Yeraltı sularının nasıl zehirlendiğini saklamaya çalışıyorlar. Büyük bir sorunla karşılaşılırsa bunu kamuya açıklıyorlar. Fakat ufak sızıntıları gizliyorlar. Temizleme işlemi kolay kolay sona ermez. Radyasyonun neden olduğu ciddi bir hasar var. Tepco 40 yılı bulacak diyor. Bana göre ise daha da uzun sürer. İnsanoğlu sürekli hata yapan bir aptal. Bu tehlikeli teknoloji kesinlikle kullanılmamalıydı. Nükleer enerjiden uzak durmalıydık.”

Nükleer felaket sonrası Fukuşima şehrinde yaşayan üç yüz bin kişi tahliye edildi. Japon hükümeti 138 bin kişinin geçici konutlarda ikamet ettiğini belirtiyor.

Bölge sakinlerinden Kiichi Matsumoto, Tepco’nun kendilerini aldattığına dikkat çekiyor: “11 Mart gecesi hükümet, radyasyon nedeniyle 3 kilometrelik alanda tahliye işlemine başladı. Bunun öncesinde ne olup bittiğini televizyondan izlemiştik. 12’sinin sabahında Tepco’dan bir yetkili bizi aradı ve nükleer santraldeki sorunun kötüye gittiği yönünde uyardı. Yakın bir zaman içerisinde hidrojen patlamasının meydana geleceğini düşünüyorduk. Şimdi ise bu hidrojen patlamasının, biz ayın 12’sinde uyarılmadan önce yaşandığını öğrendik. Aslına bakarsanız Tepco ne olduğunu kendisi de anlamıyor.”

Bölgede yaşamaya devam kararı veren bir çiftçi de Tepco’yu suçluyor: “En başta burada kalmayı planlamıyordum. Fakat daha sonra bölgeyi boşaltan insanların evcil hayvanlarını özgür bırakarak çevreye öylece saldıklarını gördüm. Ne yemek var, ne de su. Onlara yardım etmek istedim. Üç yıldır değişen bir şey yok. Bir zamanlar Japonya’nın nükleer teknolojisinin tamamen güvenli olduğunu düşünüyordum. Amerika, Çernobil, ve Japonya nükleer patlamalara maruz kaldı. Her patlamadan sonra ne yapacağımızı bilemedik. Tepco ve Japon hükümeti de şimdi duruma karşı nasıl müdahale edeceğini belirleyemiyor. Dünya ise hala nükleer enerjiyi istiyor. Bu tam bir saçmalık. Belki de bir sonraki nükleer felaket Avrupa’da olacak. Böyle bir felaketten sonra temizleme işlemi imkansız. Tepco başından itibaren yalan söylüyor.

Norwegian Refugee Council

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Haiyan Tayfunu'nun ardından Filipinlilerin yaşam mücadelesi

DÜNYA

Haiyan Tayfunu'nun ardından Filipinlilerin yaşam mücadelesi