Son Dakika

Okunan haber:

Interpol çalıntı pasaportlar konusunda endişeli


Insight

Interpol çalıntı pasaportlar konusunda endişeli

Malezya Havayolları’na ait uçağın ortadan kaybolması ve kabine iki kişinin çalıntı pasaportlarla bindiğinin belirlenmesi Uluslararası Polis Teşkilatı Interpol’ün çalıntı ve kayıp pasaportlarla ilgili listesinin önemini arttırdı.

Yetkililer teröristlerin uçaklara binmek için genelde çalıntı pasaportları kullandığını belirtirken, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç örgütleri de sürekli aynı metodu uyguluyor.

Uçakta olması gereken iki kişinin sağ ve iyi durumda bulunduğunun anlamasıyla dünya basını bu gizemli hikayenin üstüne atlarken, yaşananlar Interpol’ün bu liste üzerine dikkatleri çekmesinin önünü açtı.

Kuruluş, kayıp ve çalıntı pasaportlarla ilgili halen güvenlik riski olduğunu belirtirken yaşanan trajedinin en azından bu sorun üzerine dikkatleri çekmesi gerektiğinin altını çizdi.

euronews Interpol’ün Fransa’nın Lyon kentinde bulunan genel merkezinde Operasyonel Polis Destek Müdürlüğü Direktörü Michael O’Connell ile çalıntı ve kayıp pasaportlarla ilgili görüştü.

Gabor Kovacs’ın sorularını yanıtlayan O’Connel, şimdiye kadar bu sorunun gözardı edildiğine dikkat çekti. O’Connel, “Uçaklarda taşınan şişe sularını veya diğer tehlikeleri incelemek için çok fazla enerji harcıyoruz fakat bu uçaklara binen kişilerin kimliklerini doğrulamak için yeterli özeni göstermiyoruz.” dedi.

Kurumdan yapılan açıklamada geçtiğimiz yıl 1 milyardan fazla kişinin düzgün kontrol yapılmadan seyahat ettiği kaydedildi. 2017’de ise bu sayının 1,5 milyara çıkmasından endişe ediliyor.

O’Connel, esas tehlikenin burada olduğunu belirterek, “Bildiğimiz gibi uçakla seyahat etmek küresel olarak çok doğal ve sizin ulusal yetkililerin uluslararası istihbarat örgütleri ile bağlı olduğunu umut etmeniz çok normal. Interpol’ün kayıp ve çalıntı pasaport veritabanı uluslararası istihbarata yeni bir katkı sağlarken, uçaklarla seyahat eden yolcuların kimliğini doğrulanması açısından büyük bir güven sunuyor.” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıl Amerika Birleşik Devletleri Interpol’ün veri tabanınından 238 milyon kez yararlanırken bunu İngiltere takip etti. Listenin üçüncü sırasındaysa Birleşik Arap Emirlikleri var.

O’Connel, tehlikenin başka bir boyutuna vurgu yaprak, “Bu pasaportları kullanarak seyahat eden kişilerin sayısı çok rahatsız edici. Dünya’da 40 milyondan fazla kullanılmaması gereken pasaportun ve seyahat belgesinin bize rapor edildiğini biliyoruz. Sonuç olarak bu sınır güvenlik yetkililerinin sorumluluğunda. Güvenlik güçleri yetkilileri, ulusal otoriteler bu veriyi kullanarak bu belgelere ulaşmaya ve onları kötü ellerden uzaklaştırmaya çalışıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Biometrik pasaportlar bu soruna bir çözüm bulabilir ama iş dönüp dolaşıp insan faktörüne dayanıyor. O’Connel, ülkelerin bu veritabanından daha fazla yaralanması gerektiğini belirtiyor:

“Pasaport teknolojisi biometriğin dahil olmasıyla gelişiyor. Biometrik pasaport ancak ulusal kimlik ile uyuşursa o zaman tam doğru bir kimlik tespiti yapabiliriz. Pasaport bu uluslararası kurumlar tarafından kimliğin doğrulanması için bir araç olarak kullanılır. Yani bu yüzden biometriğin avantajlarını kullanabileceğimiz pasaportlara ihtiyacımız var. Bu bir gelişme ama uluslararası olarak şu anda kullanılamaz. Yani kişilerin kimliklerinin doğrulanmasında sınır yetkililerine güvenmek zorundayız.”