Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye yerel seçime hazırlanıyor


Türkiye

Türkiye yerel seçime hazırlanıyor

12 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yönetiminde istikrarlı bir siyasi dönem geçiren Türkiye 30 Mart’taki yerel seçimleri bekliyor. 3 Kasım 2002’deki seçimlerden bu yana yapılan oylamaların tamamını önde bitiren ve halktan onay alan Başbakan Erdoğan’ın partisi AKP’nin bu kez aynı başarıyı gösterip gösteremeyeceği merak konusu.

1994’te Refah Partisi’nin yerel seçimlerde gösterdiği başarıdan bu yana, onu takip eden Türkiye’deki muhafazakar partiler belediyecilik konusunda kamuoyundan büyük bir destek gördü. Özellikle kentlerin temizliği, çöplerin toplanması, belediyecilik hizmetlerinin sunumunun kolaylaştırılması gibi, insanların ilk anda temas ettiği noktalarda yapılan çalışmalar bu başarının önemli unsurları oldu. Ancak bu kez Türkiye yerel seçimlere çok farklı bir atmosferde giriyor.

Meydanlarda genel seçim havası

Meclis’te grubu bulunan dört büyük partinin başkanları günlerdir seçim meydanlarında. Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kent kent dolaşarak halkı etkilemeye çalışıyor. Haber televizyonları bu mitinglerin çoğunu canlı olarak ekranlara taşıyor. Ancak meydandan yükselen ses yerel yönetimlerin sorunlarına, projelere veya mitingin yapıldığı kentlere özgü konulara odaklı değil.

Başbakan Erdoğan bu seçimleri adeta bir “İstiklal Savaşı”na benzetiyor. 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını, Türkiye’ye ve hükümetine yönelik bir komplo olarak değerlendiriyor. Seçmenden oylarıyla “bu oyunu bozmalarını” istiyor.

Başbakanın hedefinde Türkiye’de “cemaat” ya da “camia” olarak da bilinen Fethullah Gülen’e bağlı Hizmet Hareketi var. Erdoğan konuşmalarında “paralel yapı” ve “örgüt” olarak tanımladığı hareketi sert ifadelerle suçluyor, hakkındaki iddiaları yalanlayarak bir komploya maruz kaldığını anlatıyor. Bu komplonun arkasında Gülen Hareketi’nin olduğunu öne sürüyor.

Başbakandan komplo, muhalefetten yolsuzluk vurgusu

Muhalefet ise ağız birliği etmişçesine seçim kampanyalarını 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına, “hükümetin kirlendiği” iddialarına dayandırıyor. Bu konuda muhalefet malzeme sıkıntısı çekmiyor. Çünkü bazı twitter hesapları üzerinden her gün birden fazla ses kaydı internet ortamına yükleniyor. Hukuki nitelikleri tartıma konusu olsa da bu ses kayıtları her gün büyük iddiaların ortaya atılmasına neden oluyor. Başbakanın bazı gazete ve televizyon yöneticileriyle yaptığı konuşmalar, haber ve yayınlara müdahale iddiaları, haklarında fezleke çıkarılan dört eski bakanın rüşvet ilişkileri içinde olduğuna dair iddialar muhalefetin meydanlarda işlediği temel konular.

CHP lideri Kılıçdaroğlu sık sık hesap soracağını belirtirken MHP lideri Bahçeli başbakanı ağır sözlerle eleştiriyor.

Liderlerin dilindeki küçük çocuk

Yerel seçimi genel seçim havasına taşıyan konulardan biri de kuşkusuz Gezi olaylarının tortuları. O günkü duyguları yeniden hareketlendiren Berkin Elvan adlı gencin hazin ölümü. Gezi olaylarında evinden ekmek almak için çıktığında polisin attığı gaz fişeği ile yaralanan ve aylarca komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın cenazesi onbinlerin katıldığı bir törenle toprağa verildi. Berkin Elvan’ın annesinin oğlunun ölümünden dolayı Başbakan’ı suçlaması, Erdoğan’ı kızdırdı ve Berkin Elvan’ı siyasetin ön cephesine taşıdı. Muhalefet, hatta AKP içinden bazı kesimler Elvan’ın hatırasına sahip çıksa da Başbakan’ın Berkin Elvan’ın annesini meydanda yuhalatması, Elvan’ın eylem yaptığı sırada yaralandığını savunması, Türkiye’yi yerel seçim atmosferinden uzaklaştıran, kimlik konularını öne çıkartan bir başka konu oldu.

Son söz seçmenin

Türkiye 30 Mart yerel seçimine işte bu genel seçim atmosferinde gidiyor. Türk siyaset toz duman arasında kendine yeni bir yol çizme arayışında. Başbakan yüksek oy oranı alarak 12 yıllık istikrarı sürdürmek, alacağı yetkiyle sorunlu gördüğü alan ve gruplarla mücadelede elini güçlendirmek istiyor. Muhalefet ise seçimi 12 yıllık Erdoğan iktidarını zayıflatmak, yolsuzluk iddialarının üzerine gitmek ve genel seçime daha güçlü bir şekilde girmek için bir fırsat olarak görüyor. Herkesin ayrı hesabı var. Ama kuşkusuz son sözü her zaman olduğu gibi halk söyleyecek. Türkiye’de seçmenin herkesi şaşırtmayı sevdiği de akılda tutulması gereken bir gerçek.