Son Dakika

Okunan haber:

Lapo Elkann : Yaşadığım hiçbir şeyden utanmıyorum, onlar beni buraya getirdi


Küresel Tartışmalar

Lapo Elkann : Yaşadığım hiçbir şeyden utanmıyorum, onlar beni buraya getirdi

euronews : Fiat ailesinin varisi zarif isyankar Lapo Elkann ile yaratıcı tasarımlarıve renkli hayatı üzerine sohbet etmek üzere buluştuk. Lapo, Küresel Tartışmalar programına katıldığınız için çok teşekkür ederim. İtalya’nın en tanınmış ve köklü ailelerinden Agnelli Ailesinin bir üyesi olmak nasıl bir duygu ?

Lapo Elkann : Eğer bugün kendimden bahsedeceksem Lapo’dan bahsetmeyi tercih ederim. Elkann veya Agnelli’den, ya da köklü ailelerden değil. Çünkü benim hayatım bunlardan çok farklı.

euronews : Fiat Ailesinin bir parçası olmak, buna göre yaşamak zor muydu ?

Lapo Elkann : Zor olduğunu söyleyemem. Açıkçası ben bunu daha ziyade karşılaştırması ilginç bir basamak olarak alıyorum. Kendi markamı oluşturarak ailemin yolundan gidiyorum aslında. İnsanlar bunun kolay olduğunu düşünüyor. Ama gerçekte, çok köklü bir aileden de gelseniz, herkesin tanıdığı bir isminiz de olsa, büyük bir banka hesabınız da olsa, yeni birşeyler yaratmaya çalıştığınız zaman tek ihtiyacınız olan güçlü bir fikir, o olmadan hiçbir şey başaramazsınız.

euronews : Seyircilerimizden bu röportaj için soru göndermelerini istedik. Kevin Borg en büyük tutkunuzun ne olduğunu öğrenmek istiyor. Arabalar mı, moda mı yoksa Juventus mü ? Bir favoriniz var mı ?

Lapo Elkann : Evet, Arabalar.

euronews : Yeni Fiat 500’ün tasarımında çok büyük katkınızın olduğu herkes tarafından biliniyor. Ancak hemen arkasından Fiat’tan ayrıldınız. Bu zor bir karar mıydı ?

Lapo Elkann : Fiat 500 çok büyük bir başarıydı, benim için ve tabi ekipte çalışan herkes için de….

euronews : Peki sonrasında Fiat’ta kalıp çalışmaya devam etmek istemediniz mi ?

Lapo Elkann : Bildiğiniz gibi aslında ben Fiat’ı terketmedim çünkü kız kardeşim ve erkek kardeşimle birlikte hala en büyük hissedar benim. Yani bir hissedar ve bir destekçi olarak Fiat’ı terketmedim. Ancak bir girişimci olarak kendi markamı oluşturmuş olmaktan dolayı oldukça mutluyum. Çünkü eğer kendi işimi kurmasaydım, kendi başına birşeyler yaratmanın getirdiği tatmin duygusunu asla tadamazdım.

euronews : Söylediğiniz gibi, siz her şeyden önce bir girişimcisiniz, ve özellikle Amerika ve Avrupa arasında sık sık seyahat eden bir girişimci. İçinden geçtiğimiz bu zor ekonomik kriz günlerinde Avrupa ve Amerika girişimcilik adına birbirinden nasıl dersler çıkarabilir ?

Lapo Elkann : Kendi adıma Amerika’dan pragmatik olmayı, lafı dolandırmadan sadede gelmeyi öğrendim. Avrupa’nın ise tutkusu, daha doğrusu İtalya’nın bir proje veya ürünün üretim sürecindeki tutkusu, heyecanı ve yaratıcılığını aldım… Ancak tabi ki bir girişimci için en önemlisi disiplin, organizasyon ve yapı. Yani bir şirket kurarken, doğru insanlarla ve doğru ekiplerle çalışmak her şeyden önemli.

euronews : Gençlerle çalışmayı tercih ediyorsunuz, genç girişimcilere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz ?

Lapo Elkann : Hayat bana, birçok genç insanın sahip olmadığı şanslar ve fırsatlar sundu. Dolayısıyla bu oturduğum rahat koltuktan öğüt vermek çok kolay… Naçizane öğüdüm hazırlıklı olmalarıdır. İş dünyası bir savaş alanı. Yani eğer harika bir fikriniz olduğunu düşünüyorsanız, her zaman sizinkinden daha iyi bir fikri olan birileri olduğunu unutmayın. Bu yüzden mücadele etmeye hazırlıklı olmalısınız. Ancak mücadele etmek savaşmak anlamına gelmez. Mücadele etmek kendi sınırlarını zorlamak demek. Eğer çok iyi hazırlandığınızı düşünüyorsanız, her zaman sizden daha iyi hazırlanan birileri olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Eğer iyi bir fikriniz olduğunu düşünüyorsanız onu geliştirmek için elinizden geleni yapmalısınız, çünkü pazarda her zaman sizin sunduğunuzdan daha fazlasını sunan birileri vardır. Ve tabi ki bir ekiple birlikte mücadele etmek her zaman tek başına mücadele etmekten iyidir. Eğer Amerika veya Çin pazarına girme şansınız varsa bu fırsatı değerlendirmek için bir saniye bile düşünmeyin, hitap ettiğiniz kitle ne kadar genişlerse fırsatlarınız da aynı derecede genişler.

euronews : Bu da beni Karolita’nın sorusuna getiriyor : İtalya’nın geleceğiyle ilgili öngörüleriniz neler ?

Lapo Elkann : İtalia İndependent ile çok büyük hedeflere ulaştık ve bundan 5 yıl önce sıfırdan başlamıştık. Haziran ayında yaptığımız açılıştan bu yana, hep söz verdiğimizden daha fazlasını yapmaya çalıştık. Ayrıca belirtmek isterim ki, benim için ürünlerin İtalya’da tasarlanması ve üretilmesi çok önemli. Yoksa “İtalyan malı” demenin bir anlamı yok…

euronews : Kişisel bir tarz yaratmakta ustasınız. Stil ve trend dünyasında bunun bir geleceği olduğunu düşünüyor musunuz?

Lapo Elkann : Bugünün dünyasında bu bir tercih değil, bir zorunluluk.

euronews : Peki herkes yapabilir mi?

Lapo Elkann : Bu kim olduğunuza bağlı. Bugün bir garson veya temizlik görevlisi de farklı ve özel olduğunu hissetmek istiyor. Bu sosyal sınıfınızla ilgili bir şey değil. Herkesin hayalleri ve amaçları var ve herkes bunlar uğruna savaşıyor.

euronews : Tüm dünyada bir moda ikonu olarak anılıyorsunuz. Joe, ilk ilhamınızı nereden aldığınızı merak ediyor.

Lapo Elkann : Benim için ilk moda ilhamı Scagletti’nin tasarladığı arabalar oldu. Scagletti, tasarladığı eski Ferrari formlarını taşıyan vintage arabalarda iki renk tonu kullandı. Bu renk tonlarından bazılarını ben daha sonra giysilerde ve otomobil sektörüyle alakası olmayan başka birçok üründe kullandım.

euronews : Yani iki şeyi bir araya getirdiniz.

Lapo Elkann : Evet bu tasarımcılar ve girişimciler için çok önemli bir olgu. Birbiriyle hiç ilişkisi olmayan sektörleri bir araya getirmek hoşuma gidiyor.

euronews : Peki ya Futbol. Şu anda Juventus Kulübü hakkında bir belgesel hazırlıyorsunuz. Belgesel gerçekçi mi olacak yoksa romantik mi ?

Lapo Elkann : Her şeyden önce, Juventus çok uzun süredir, neredeyse bir asırdan uzun süredir aile mirasımızın bir parçası. Bu belgeselde ise kulüple ilgili çok farklı şeyleri gözler önüne seriyoruz : sporu, iyi ve kötü anıları, şampiyonlukları ve mağlubiyetleri, kısacası her şeyi.

euronews : Peki şikeler hakkında, Juventus’un adı tüm bu skandallara karıştığında aileniz kulüple ilişkisini gözden geçirmeyi düşündü mü ?

Lapo Elkann : Bu sorunun cevabını belgeselde bulabilirsiniz. Olayların medyaya nasıl yansıdığına dikkatlice bakarsanız Juventus’un tüm bu yaşananlardan diğer takımlara kıyasla çok daha az hasarla çıktığını göreceksiniz. Juventus bir anka kuşu gibi yeniden küllerinden doğdu.

euronews : Şimdi biraz daha geri gidelim, Henri Kissinger’le çalıştığınız dönemlere. 2001’de 1 yıl boyunca Henry Kissinger’in asistanı olarak çalıştığınız dönemi anlatır mısınız ? Dışarıdan bakıldığında birbiriyle çok iyi anlaşabilecek iki kişiye benzemiyorsunuz…

Lapo Elkann : Henry Kissinger en önemli hocamdı. Profesyonel anlamda ondan çok şey öğrendim. Ona müteşekkirim. Hem kişisel olarak hem de profesyonel olarak ona çok şey borçluyum. Hayatımın en kötü dönemlerinden birinde, dedemi kaybettiğim sırada, o hem inanılmaz bir akıl hocası hem de inanılmaz bir arkadaş oldu.

euronews : Ondan aldığınız en önemli ders neydi ?

Lapo Elkann : Size karşı dürüst olabilir miyim ? Bazı ilişkilerin güzelliği onları kameralarla paylaşmayıp kendinize saklamanızda yatıyor…

euronews : Hayatınızın paparazilerin yakın takibinde olduğu bir gerçek. 2005 yılında uyuşturucu yüzünden neredeyse ölüyordunuz. Bunun daha sonra kendinize gelip bugünkü Lapo Elkann olmanızda önemli bir rol oynadığını söyleyebilir miyiz ?

Lapo Elkann : Bunun gerekli olduğunu söyleyemem. Çünkü mutsuzluklar ve kötü olaylar bir zorunluluk olmamalı. Neyse ki tüm bunlar geçmişte kaldı. Ama bedelini ödemeden de bir yerlere gelemediğiniz bir gerçek. Bu saçma bir hayat anlayışı gibi görülebilir ama kötü şeyler yaşamadan hayatınızdaki güzel şeylerin kıymetini bilemiyorsunuz. Benim yaşadığım şeyleri yaşamalısınız demiyorum, bunun en büyük düşmanımın başına gelmesini istemem. Gerçek şu ki, tüm yaşadıklarım, benim hayat hikayemin bir parçası, bir şekilde buraya gelmemi sağlayan olaylar. Bu yüzden yaşadığım hiçbir şeyden utanmıyorum. Bunlar benim hayatımın bir parçası.

euronews : Bu da beni çok daha zor bir konuya, çocukken yaşadığınız cinsel taciz konusuna getiriyor. Bu konu hakkında konuşmaya nasıl karar verdiniz ?

Lapo Elkann : Açıkçası, yaşam tarzım bazı insanları rahatsız edebiliyordu. Dolayısıyla, bu konuyla ilgili konuşmamın aynı şeyleri yaşayanları rahatlatabileceğini düşündüm. Çok fazla şeye sahip olduğunuzda, normal insanlardan çok daha fazlasını vermeniz bekleniyor. Ve vermek bir anlamda liderlik etmek demek, sadece işinizde veya ailenizde değil, ama kendi hikayenizde de… Eğer yaşadıklarınızı paylaşmanın aynı şeyleri yaşamış diğer insanlara yardım edebileceğini düşünüyorsanız bunu yapmalısınız. İşte bu yüzden bu açıklamayı yaptım.

euronews : Hayatınızın yönetimini elinize aldığınızı söylüyorsunuz, önümüzdeki 10 yılda neler yapmayı planlıyorsunuz ?

Lapo Elkann : Birçok şey… Tanrı izin verir de 10 yıl daha yaşarsam, gerçekleştirmek istediğim çok büyük hayallerim var. Bana sorarsanız hayat iki şeyden oluşuyor : Profesyonel hayatımda birçok şeyi başardım ancak kişisel hayatımda hala yapmak istediğim birçok şey var, mesela çocuk sahibi olmak, doğru kadını bulmak… 36 yıllık hayatımda bu konuda çok da başarılı olamadım. Ancak profesyonel olarak hiçbir korkum, hiçbir kuşkum yok. Hayal ettiğim her şeye ulaşabileceğimi biliyorum.