Son Dakika

Okunan haber:

Büyülü gerçekçiliğin ustası Gabo


Kolombiya

Büyülü gerçekçiliğin ustası Gabo

Gabriel Garcia Marquez ya da yaygın bilinen lakabıyla Gabo tıpkı Mexico City’de 87’nci doğum gününü kutladığı günkü gibi her zaman gülümserdi.

Gabriel Garcia Marquez, 1927 yılının 6 Mart günü Kolombiya’nın küçük nehir kasabası Aracataca’da doğdu. 6 yaşında geldiğinde annesi ve babası başka bir kente taşındı. Küçük Gabriel’i ise emekli albay olan dedesi ile anneannesi büyüttü.

Gabo daha o yıllarda dedesinden ülke tarihini ve kahramanlık hikayelerini, ilk aşkım dediği ninesinden ise gerçeküstü, kendi deyimi ile “büyülü” hikayeler dinledi. Anneannesinden okuma ve yazmayı öğrendi. İşte hayatı da o yıllarda şekillenmeye başladı. Lise çağına geldiğinde kazandığı özel burs sayesinde ulusal Zipaquira Lisesi’nde eğitim gördü.

Gabo 19 yaşına geldiğinde Cartagena Üniversitesi’nde hukuk olumaya başladıysa da, bu öğrenimini yarıda bırakarak bırakarak, gazeteciliğe başladı. Şiir ve edebiyat da her zaman ilgi alanıydı. Gabriel Garcia Marquez’in biyografisini kaleme alan İngiliz yazar da Gabo’nun çok başarılı bir öğrenci olduğunu, daha çocuk yaşlarda bile bir dahi olduğunu belli ettiğini söylüyor.

Marquez 1940’lardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Mesleği nedeniyle birçok Avrupa şehrini gezdi. Öykü yazmaya ise 1940’ların sonlarında başladı. Özellikle Ernest Hemingway, James Joyce, Virginia Woolf gibi yazarların eserlerine ilgi duyuyordu. Fakat yazarı en fazla etkileyen yazar Franz Kafka ve onun öyküsü “Dönüşüm” olmuştu.

İlk kitabı Yaprak Fırtınası 1955 yılında yayınlandı. Politik görüşlerinden dolayı uzun yıllar Meksika ve ispanya’da sürgün yaşadı. Sürgün yıllarında yazdığı ünlü Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanı ise onun için yeni bir başlangıç oldu. 1967 yılında yayınlanan romanıyla büyük başarı yakaladı.

Gabo, bir gazetecinin “Yüzyıllık Yalnızlık’ı ne kadar zamanda yazdınız” sorusuna “tüm yaşamım boyunca” şeklinde cevap vermişti.

Kolombiyalı yazarın işlenileceğini herkesin bildiği ancak kimsenin birşey yapmadığı bir cinayetin öyküsünü anlatığı Kırmızı Pazartesi adlı hikayesi ise 1982 yılında Nobel ödülüne layık görülmüştü. Kırmızı Pazartesi ayrıca ünlü İtalyan yönetmen Francesco Rosi tarafından beyaz perdeye de uyarlanmıştı.

Fakat Kırmızı Pazartesi’nin sinema uyarlaması Gabo’nun unutulmaz eseri “Kolera Günlerinde Aşk” kadar ses getirmeyecekti. Romanda geçen “Ölürken duyacağım tek pişmanlık aşk için ölmemek olacak” cümlesi her zaman akıllarda kalacaktır.

Gabirel Garcia Marquez hayatının büyük bir bölümü ise eşi Mercedes ile Mexico City’de geçirdi.