Son Dakika

Okunan haber:

Nigel Farage : Göçü durdurmak değil kontrol etmek istiyorum


DÜNYA

Nigel Farage : Göçü durdurmak değil kontrol etmek istiyorum

Büyük Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılmasını isteyen Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi, ülkenin politik sahnesinde önemli bir rol oynuyor. Anket sonuçlarına göre Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi Avrupa Birliği seçimlerinde İngiltere halkının bir numaralı tercihi.

Brüksel muhabirimiz James Franey, Parti lideri Nigel Farage ile İngiltere’nin kuzey batısında bulunan Knutsford kentinde görüştü. Bu vesile ile Nigel Farage’a göç sorunu ve Avrupa Birliği hakkındaki düşüncelerini sorduk.

euronews : Nigel Farage, euronews’a hoşgeldiniz. Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi nasıl bir parti ? Kimlere hitap ediyor ?

Nigel Farage : Biz ulusal, demokratik bir partiyiz. Birleşik Krallık’ın bağımsız, kendi kendini yöneten, demokratik bir ülke olması gerektiğine inanıyoruz. Merkezinin Brüksel’de bulunduğu politik bir birliğin parçası değil. Bugün bu ülkenin yasalarının %75’ini Brüksel yapıyor, Avrupa Birliği bize çok pahalıya mal oluyor ve gelişmekte olan devletlerle kendi ticari anlaşmalarımızı yapmamıza engel oluyor. Bu Avrupa karşıtı olduğumuz, Calais kentinin güneyini kötü bulduğumuz anlamına gelmez. Avrupa’yı seviyoruz. Ancak birbiriyle ticari ilişkiler içinde olan bir devletler Avrupası hayal ediyoruz. Bu devletler üstü “Avrupa Birleşik Devletleri” projesinin başarısız olduğunu hep beraber gördük.

euronews: Kendinizi liberal, serbest ticaret yanlısı bir parti olarak tanımlıyorsunuz. Göç karşıtı politikanız bununla nasıl örtüşüyor ?

Nigel Farage : Serbest dolaşımın en hararetli savunucularından Milton Friedman bile zengin ve fakir ülkeler arasındaki serbest iş gücünün mümkün olmadığını belirtiyor, özellikle de sosyal güvenlik sisteminin var olduğu durumlarda… Bizim bugün karşılaştığımız sıkıntı da tam olarak bu. Biz ürünlerin ve hizmetlerin serbest dolaşımından yanayız, hatta bunu Avrupa Birliği ile sınırlamak istemiyoruz. İngiliz Milletler Topluluğu bunu dünya çapında gerçekleştirmek için kilit bir pozisyonda. Tek ihtiyacımız, iş gücü dağılımının sorumlu bir şekilde düzenlenmesi. Yoksa İngiltere ekonomisi, göç eden vasıfsız işçilerle dolacak.

euronews: Eğer şirket patronu olsaydım, işçi maliyetimi en aza indirmek isterdim. Size destek olan şirketlerin sadece İngiliz işçi çalıştırmak için daha fazla maliyete hazır olduklarına gerçekten inanıyor musunuz ?

Nigel Farage : Hiç kuşkusuz uluslararası şirketler göç eden işçilerden fazlasıyla faydalandı. Öte yandan, çocuklarımızı eğitmeye, ücretsiz acil yardım servisi sunmaya devam etmemiz gerek. Ancak bugün birçok vatandaşımız işsiz ve devlet yardımına ihtiyaç duyuyor. Sonuç olarak, bu durum sadece büyük patronların işine yarıyor, başka kimsenin değil.

euronews: Ama dediğiniz gibi liberal olsaydınız, ülkeye kimin geleceğine “görünmez elin” karar verdiğini söylerdiniz.

Nigel Farage : Bazı şeyler paradan daha önemli. Toplumun huzuru ve bütünlüğü gibi… İngiltere hükümeti, halkının ihtiyaçlarını her şeyin üzerinde tutmalı. 485 milyon Avrupalı’ya kapılarımızı açmak, milyonlarca Britanyalı ailenin felaketine sebep oldu.

euronews: Tahammül sınırı tam olarak nedir ? Eylül 2012 ile Eylül 2013 arasında 209 bin göçmen Büyük Britanya’ya yerleşti. Bu sayıyı ne kadar azaltmak istiyorsunuz ?

Nigel Farage: Tony Blair’in hükümetin başına geçtiği döneme kadar olan sayıya geri dönmek istiyoruz. O zamanlar yılda yaklaşık 30 ile 50 bin arası göç alıyorduk. Ve 50 yıl boyunca bu bizim için çok iyi işledi. Sonra birden yılda 200 – 250 bin kişiye yükseldi. Ben göçü tamamen durdurmak istemiyorum sadece sayısını ve niteliğini kontrol etmek istiyorum. İngiltere’deki göçmen sayısı hakkında hiçbir kontrole sahip değiliz. Doğu Avrupa ve Akdeniz’de durum o kadar vahim ki yeni bir göç dalgası gerçekleşebilir, ve biz hiçbir şey yapamayabiliriz. Dolayısıyla kontrolü yeniden ele almamız ve Avustralya’daki gibi puan sistemiyle, bizim de ülkemize giren göçmenlerin sayısını ve kalitesini kontrol edebilmemiz lazım.

euronews: Bu sabah Dünya Bankası temsilcilerinden biriyle görüştüm. Avusturalya ülkedeki vasıfsız işgücü sıkıntısını telafi etmek için kapılarını yeniden göçmenlere açacak…

Nigel Farage: Neden Dünya Bankası veya küresel herhangi bir organizasyonun dediklerini yapmak zorundayız? Genel olarak zaten hep yanılgı içerisindeler.

euronews: 8 senedir Avusturalya’ya gitmek için gönüllü bulunmadığından, bu politikaların meyveleri İngiliz öğrenciler tarafından toplanıyor…

Nigel Farage: Bu ülkede şu an esas sıkıntı iş gücü piyasasında ayrımcılığa maruz kalmış İngilizler… Bu kabul edilemez bir durum….

euronews: Hollanda’da Geert Wilders Avrupa Parlementosu’nda sizinle grup oluşturmak için dost elini uzattı. Marine Le Pen aynı şekilde. Le Pen ve Wilders ile bir ittifak kurmanız söz konusu olabilir mi?

Nigel Farage: Hayır

euronews: Neden?

Nigel Farage: Çünkü, bu tarz partilerde hala eskiden kalma bir antisemit duruş mevcut ve açıkçası bu bizi ilgilendirmiyor.

euronews: Ama sizin konuşmalarınız Le Pen’in ve Wilders’in söylemleriyle aynı yönde.. Küreselleşen ekonominin kötü etkilerinden ülkelerinizin çalışan sınıfının etkilenmesini istemiyorsunuz . Romen veya Bulgar gibi kelimelerin yerine Faslı, Cezayirli veya Türkleri koyabilirsiniz… Çok benzer halklar, değil mi?

Nigel Farage: Biz küreselleşen ekonomiden yanayız. Le Pen küreselleşmeye karşı…Bizi Avrupa’da kısıtlayan bir küreselleşme modeline karşıyız.. Çünkü bu dünyanın diğer ülkeleriyle ticarete anlaşma yapmamıza engel oluyor.

euronews: Son olarak, Avrupa Birliği’nin maliyetini düşürmek istiyorsunuz. Ama öte yandan birlik kapsamında ikinci gönüllü emeklilik programına destek verdiniz. Neden ?

Nigel Farage: Öldüğüm zaman aileme bir şeyler bırakabilmek için.

euronews: Ama seçmenlerinizin ikinci bir emekliliği olmayacak.

Nigel Farage: Size kalsa para almadan çalışmam gerek, ama bu mümkün değil…

euronews: Hayır, hayır, siz iki maaş istiyorsunuz. Birçok Avrupa vekili bunun ahlaksızca olduğunu söyleyerek reddetti. Siz neden etmediniz ?

Nigel Farage: Gerçekten mi ? Ben bu insanlara pek rastlamadım.

euronews: Avrupa Birliği’nin maliyetine karşı çıkıyorsanız bu emeklilik planına neden karşı çıkmadınız ?

Nigel Farage: Çünkü politikaya girdiğimden bu yana çok büyük maddi kayıplar verdim ve öldüğüm zaman ailemin bu maaştan faydalanmasını istiyorum.

euronews: Bu küçük Farage’ın Londra’da kendine güzel bir daire alabilmesi için mi ? Avrupa buna mı yarıyor ?

Nigel Farage: Buna yeteceğini sanmam.

euronews: Nigel Farage, teşekkür ederim.

Hayati Yazıcı'dan Avrupa'ya Suriye mesajı: Savaşmaya gidenleri göndermeyin

DÜNYA

Hayati Yazıcı'dan Avrupa'ya Suriye mesajı: Savaşmaya gidenleri göndermeyin