Son Dakika

Okunan haber:

Türk-İsrail ilişkileri normalleşiyor mu?


Türkiye

Türk-İsrail ilişkileri normalleşiyor mu?

2008 Aralık ayındaki İsrail’in Gazze operasyonu ile krize giren Mavi Marmara’ya yönelik saldırı sonrası kopma noktasına gelen Türk-İsrail ilişkilerinde normalleşme süreci artık çok yakın. En azından aralarında Başbakan Erdoğan’ın da bulunduğu liderlerin görüşü bu. İsrail’in geçen yılki özrü ile başlayan ve Mavi Marmara’da hayatını kaybedenler için tazminat görüşmeleriyle devam eden müzakerelerde sonuca yaklaşıldığı belirtiliyor. Normalleşmenin ilk somut adımı karşılıklı büyükelçilerin atanması olacak.

Tam da bu noktada İsrail’in önemli bölgesel dış politika araştırma merkezlerinden Mitvim ile Küresel Politik Eğilimler Merkezi GPOT üçüncü diyalog programını İstanbul’da gerçekleştirdi. İsrailli ve Türk akademisyen ve gazeteciler iki gün boyunca Türk-İsrail ilişkilerinin geleceğini, bölgedeki mevcut gelişmeleri ve bunlar ışığında ortak çalışma alanlarını tartıştı.

Aynı zamanda Kudüs İbrani Üniversitesi’nde de ders veren Elie Podeh, bölgede Türkiye ve İsrail’in İran merkezli “Şii yayılmacılığına” karşı bölgedeki Sünni güçlerle ortak bir cephe oluşturabileceğine dikkat çekti. Podeh “İsrail İran, Hizbullah ve radikal gruplara karşı Sünnilerle işbirliği yapabilir. Sanıyorum Türkiye de aynı konumda. Türkiye ve İsrail ilişkilerinde eski günlere dönülebilir mi? Bu büyük bir soru işareti. Ama sivil toplum ilişkilerinin geliştirilmesinin büyük katkı vereceğine inanıyorum. Askeri ilişkiler geri planda yürüyebilir. Artık ikili ilişkilerde ekonomi ön planda ” diye konuştu.

Gabriel Mitchell ise gerek Türkiye’de gerekse İsrail’de iç politik dengelerin dış politikaları doğrudan etkilediğine, inişli çıkışlı ilişkilerde bunun etkisinin göz ardı edilemeyeceğine dikkat çekti. Mitchell “İki ülkede de İsrail-Filistin konusundaki anlatım/söylem değişti. Türkiye Kemalizm sonrası dönemi İsrail ise Siyonizm sonrası dönemi yaşıyor ve inşa ediyor. Her iki ülkede de milliyetçilik hala güçlü. Bunlar iki ülke ilişkilerini olumsuz etkiliyor” dedi.
İsrailli konukların en çok merak ettiği ve üzerinde durduğu konu ise Türk siyasetinin ne yöne gideceği noktasında odaklandı. “Erdoğan cumhurbaşkanı olacak mı?” “Türkiye başkanlık sistemine mi geçiyor?” “Türkiye’nin Kürtlerle diyaloğu sonuç getirecek mi?” “Türkiye Ermeni meselesinde başka adımlar atacak mı?” gibi sorular öne çıktı.

Türk gazeteci ve akademisyenler bu sorularla açıklıkla yanıtlar verirken bölgesel konularda İsrail’de neler konuşulduğunu dinleme fırsatı buldu.

Chanel Nine muhabiri ve araştırmacı Ksenia Svetlova, “Arap Baharı’ndan bu yana Arap basınında İsrail-Filistin sorunu ile ilgili haber ve yazılar azaldı. Artık İsrail bölgedeki tüm sorunların kaynağı olarak görülmüyor. El Cezire televizyonu eskisine oranla Filistin konusunda daha dengeli yayın yapıyor, daha az propagandaya yer veriyor” dedi.
Türk-İsrail ilişkilerinin her zaman Filistin sorununa endeksli olduğu bir gerçek. Bu noktaya dikkat çeken Podeh “İsrail-Filistin sorununda bir kilitlenme var. Yakın vadede çıkış yolu yok.

İsrail ya statükoyu sürdürmeye çalışacak ki bu çok zor. Çünkü sahada sürekli değişim var.

Ya da güvenlik yapısının savunduğu gibi çatışma çözümü değil çatışma yönetimi öne çıkacak. Bunun için karşı tarafta muhatap yok söylemi devam ettirilecek. Ama bu da uzun vadede İsrail ekonomisini vurabilir” derken dolaylı olarak Türk-İsrail ilişkilerinin de dalgalı bir seyir izleyeceğinin ipuçlarını vermiş oldu.