Son Dakika

Okunan haber:

Öğrenmenin yaşı yok


learning world

Öğrenmenin yaşı yok

Learning World bu hafta da dünyanın farklı bölgelerinde eğitimle ilgili serüvenleri takip etmeye devam ediyor. İlk olarak Güney Kore’de annelerin hamilelik döneminde çocuklarına uyguladığı Taegyo eğitimini inceleyeceğiz. Sonraki durağımız ise Pakistan. Babasının okutmak istemediği küçük kızı Humaira, annesi Zeinab hanımın gayret ve zorlamaları ile okulunu bitirmeyi başardı ve kapı kapı gezerek kız çocuklarının okuması için bir kampanya başlattı. Bununla da yetinmeyen Humaira yaklaşık 1000 öğrecinin eğitim gördüğü bir okul açtı. Son olarak, 77 yaşında gazetecilik okumak için üniversiteye giden Carmen Delgado’nun hayatına bir bakış atmak için İspanya’ya gideceğiz.

Anne eğitimi rahimde başlar:

Bu hamile bayanlar müzik dinlerken aynı zamanda kurdele yapmasını öğreniyor. Eski bir Kore öğretisi Taegyo, yani doğum öncesi çocuk eğitimi kursundalar.

Taegyo öğretisi, annenin hamilelik dönemi gördüğü ve yaptığı şeylerin çocuğa olan etkisi üzerine kurulu bir teknik.

Buradaki birçok anne ilk çocukları için Taegyo eğitmi almış. Bu eğitimin etkisini gördüklerini belirtiyorlar.

Hye Jin EUM, Taegyo öğrenen anne: ‘‘Çocuğumu diğer akranları ile kıyaslarsak nisbeten daha sessiz ve dikkatli olduğunu söyleyebilirim.’‘

Taegyo, çocuğun ana rahmindeki beyin ve duygusal gelişimi için sessiz bir ortam oluşturma üzerine kurulu. Özel yoga dersleri ve diğer eğitimler anne adaylarının rahatlamasına yardımcı oluyor.

Kore geleneklerine göre cenin oluşumu, insanın da oluştuğu anlamına geliyor ve anne rahminin bulunduğu ortam, bebeğin gelişiminde büyük rol oynuyor. Bununla ilgili Güney Kore’de çok meşhur bir deyim var. Anne karnındaki 9 aylık eğitim, doğumdan sonraki 9 yıllık eğitimden çok daha yararlıdır.

ShinMee Kyong, Yoga öğretmeni: ‘‘Anne karnında Taegyo eğitimi almış çocuklar, doğduktan sonra anneleri ile konuşuyor, göz teması kuruyor ve iletişim konusunda büyük bir sorun yaşamıyor. Konuşma yetenekleri de gelişme gösteriyor.’‘

Taegyo öğretisi, 10. yüzyılda Çin’den gelmiş. Ancak 80’li yıllara kadar evlerde pek uygulanmayarak daha ziyade hastanelerde gösterilmiş.

Bu sağlık ocağında senede 2000 doğum oluyor ve annelerin yüzde 80’i Taegyo öğretisini çocuklarına uyguluyor.

Profesyonel çocuk eğitimcileri, Taegyo eğitimi almış çocukların konulara daha iyi yoğunlaştıklarını ve duygusal olarak daha istikrarlı olduklarını söylüyor.

SunSuk Choi, Taegyo Eğitim Merkezi Görevlisi: ‘‘Taegyo’nun uygulanış şekline göre çocuk daha kibar, hassas ya da sessiz olabiliyor. Birçok anneden, Taegyo eğitimi aldıktan sonra doğan çocukların daha hareketli ve eneji dolu olduklarını duydum.’‘

Taegyo Kore’de giderek yaygınlaşıyor. Bu geleneksel yöntem onları dünyaya tanıtıyor. Gün geçtikçe daha çok Amerikalı anne, bu öğretiye ilgi duymaya başladı.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki linkleri tıklayabilirsiniz:

http://en.wikipedia.org/wiki/Taegyo

http://www.kan.or.kr/new/kor/sub3/filedata/200408/1409.pdf

www.linlady.com

Bir annenin eğitim çabaları:

Pakistan’da çok meşhur olan Humaira Bachal, yaptığı iş ile köyündeki çocuklara eğitim imkanı sağlıyor. Ancak bu eğitim için savaşması gerek. Annesinin yardımı onun hayatını nasıl değiştirmiş birlikte öğrenelim.

Humaira olması gerektiği gibi, evde ailesine yardım eden bir çocuk. Fakat dışarıda, Karaçi’nin eteklerindeki Mowach Goth adındaki bu küçük kasaba geleneksel kuralları yıkması için büyük çaba sarf ediyor.

Babası onun evlenmesini istiyor, ancak Humaira’nın annesi onun okula gitmesi taraftarı…
İlk üç sene kocası ona, kızlarının bütün gün nerede olduğunu sorduğunda, düzgün cevaplar verememiş.

Bu sırada Humaira orta okula gidiyormuş.

Zainab Bibi, Humaira’nın annesi: ‘‘Babası bir gün eve geldi ve ona Humaira’nın okula gittiğini söyledim. Çok kızdı ve artık okula gitmeyeceğini söyledi. İçeride neredeyse bayılacaktım çünkü kızım bütün sınavlarını vermiş ve sadece tek bir dersi kalmıştı. Ama kocam ısrarla ‘hayır’ dedi. İçimden ‘Allah’ın izniyle kızım okuyacak’ dedim ve Humaira’ya gizlice işaret ederek kitaplarını mutfağa sakladığımı söyledim. Ona 100 rupe verdim ve ben babasını oyalarken kitaplarını alıp kaçmasını tembihledim.’‘

Humaira’nın annesi eğitimli değildi ancak İran’daki teyzeleri üniversite okumuştu. O da kızlarının, kardeşleri gibi okumasını istiyordu. Bunu başarmak için elinden geleni yaptı.

Zainab Bibi, Humaira’nın annesi: ‘‘Kolların tam olarak iyileşmedi çünkü iş yapınca şişiyor. Dayak yemekten korkmuyorum ancak kızlarımın okumasını istiyorum.’‘

Bu ülkede okuma yazma oranı yüzde 58 ve 7 milyon çocuk okula gitmiyor. Kız çocuklarının sadece yüzde 40’ı ilk okulu bitirmiş.

Humaira ne kadar şanslı olduğunu biliyor ve bunu kendi halkı ile paylaşmak istiyor. Kapı kapı gezerek eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.
Ancak bu çabaları sonuç verdi ve 2007 yılında 22 öğretmen ve 1000 öğrencisi eğitim veren Dream Model Street School’u kurdu.

Humaira Bachal, Dream Model Street School’un Kurucusu:’‘Bu okulu kurduğum zaman bu çevrede orta okulu bitirmiş bir kız çocuğu bile yoktu. Fakat şimdi orta okulu bitişmiş ve hastanede, şirkette ya da fabrikalarda belirli pozisyonlarda çalışan 20- 25 kız çocuğu var. Bu rakam çok yüksek değil ancak göz ardı edilmemesi gerekir.’‘

Kız çocuklarının eğitimi günümüzün değil, geçmişten bu yana bu topraklarda süregelen bir sorun. Humaira annesinin bu azim ve kararlığına minnettar. Bir kız çocuğunu eğitmenin iyi bir yatırım olduğu fikrini herkese gösterdi ve bununla da kalmayarak bir okul açtı.

Eğitimin yaşı yok:

Okula gitmek için sizce çok mu geç? 77 yaşında gazatecilik okumaya karar veren bu İspanyol kadından bir şey öğrenebilir miyiz? Bakalım torunları ondan neler öğrenmişler?

Carmen 77 yaşında üniversiteye geri dönmeye karar verdi ve gazetecilik okumaya başladı. 5 yıl sonra mezun olan Carmen şu anda 84 yaşında…

Küçüklüğünden beri bu eğitimin hayalini kuran Carmen, bize bu ilginç hayat hikayesini anlattı.

Carmen Delgado, (gazeteci) 77 yaşında üniversite okuyan hanımefendi: ‘‘Bütün bunlar üniversite eğitimi sırasında tuttuğum notlar. Okula başladığım günden beri bunları saklıyorum. Onları büyük büyük annemin sandığında saklıyorum. Onları not tuttuğum günlere ve konulara göre sıraladım. Bakın burada 20. yüzyıl tarih notlarım var.’‘

‘‘Küçüklüğümden beri gazetecilik okumak istedim ama yapamadım çünkü eskiden sadece birkaç kız üniversiteye gidebiliyordu. Babam buna karşı çıkmazdı ancak bir kızın okuması o zamanlar sıradan bir şey değildi ve bu sebeple okula gitmedim.’‘

‘‘Kocamın ölümünden sonra çok zor günler geçirdim. Liseyi yeni bitiren torunumla konuştum. Ne yapacağına henüz karar vermemişti. Ona gazetecilik okuyamadığım için pişmanlık duyduğumu söylediğimde o da bana aynı bölümü okumayı düşündüğünü söyledi. Ben de ona ‘eğer gazetecilik okursan ben de seninle birlikte okurum’ dedim.

‘‘Ben de her öğrenci gibi sabah okula gidiyordum. Ancak ikinci senemde asansörde benimle karşılaşan diğer öğrenciler ‘siz profesör münüz
,siz matematik profesörü müsünüz?’ gibi sorular sormaya başladılar. ‘Hayır, ben de sizin gibi öğrenciyim’ diyordum. Hepsi çok şaşırıyordu ancak sonra bana alıştılar ve onlardan biri oldum.’‘

‘‘Benim yaşımda ve benden daha genç olan dul kalmış evde oturan insanlara bir şeyler söylemek istiyorum. ‘ Sakın evde oturmayın, yapabiliyorsanız bir bölüm seçip okula gidin. O da olmadı interneti keşfedin. Çünkü önünüzde bir hayat var ve bunun için kendinizi motive etmelisiniz.’‘

‘‘Hayat varsa umut da vardır. Gücünüz ve imkanınız varsa hayatta herşeyi başarabilirsiniz. Çünkü ileride bunu yapacak durumunuz olmayabilir. O an gelene kadar bir şeyler yapmayı sürdürmelisiniz.’‘

Learning World Facebook

Learning World Twitter

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Müziğin eğitici gücü

learning world

Müziğin eğitici gücü