Son Dakika

Pegasus, Avrupa'nın kurtuluş köprüsü

Okunan haber:

Pegasus, Avrupa'nın kurtuluş köprüsü

Metin boyutu Aa Aa

Pegasus Köprüsü Fransa’nın Normandiya bölgesindeki müttefiklerin yapacağı çıkarmada stratejik bir öneme sahipti. Alman zırhlılarının Caen kanalından geçerek plaja ulaşmalarını engelleyebilecek belki de tek noktaydı.

Her şey 5 Haziran gecesi 6. İngiliz Hava İndirme Tümeni’nin 90 askerini köprünün hemen yakınına ulaştırmayı başarması ile başladı. Hedef, Almanların hiç beklemediği bir anda baskın yapmaktı.

Köprünün sadece 20 metre uzağındaki Gondre Cafesi Therese ve George tarafından işletiliyordu. Evleri ve iş yerleri Fransa’da Alman işgalinden kurtulan ilk toprak parçası oldu. Kızları Arlette bu hatırayı yaşatabilmek için evde hiçbir değişikliğe gitmedi.

Arlette Gondree:
“Babamın ilk olarak serbest bırakılmasının nedeni İngiliz Gizli Servisi için çok önemli iki dili konuştuğunu İngiliz ordusunun öğrenmesiydi. Annem okulda Alsace lehçesini öğrenmiş ve hemşirelik eğitimi görmüştü. Babam onunla evlendiğinde iyi İngilizce konuşuyordu. Ama ailemin İngiliz Gizli Servisi için çok önemli iki dili konuştuğunu Almanlar hiçbir zaman öğrenemedi. (…) Çok kuvvetli bir çarpışma sesinin ardından evin etrafından gürültüler geldi. Bunlar ne çığlığa ne de tok sesli asker botlarına benziyordu. Bir süre sonra salamanjemizin pencerelerindeki kapalı panjurları kırdılar. Daha sonra da başımızın üzerinde ayak sesleri duyduk. Almanların bizi almaya geldiğini düşündük. Ama babam onları mahzende bulduğunda İngiliz askerleri olduklarını anladık.”

Arlette ve Georgette Gondree 5 Haziran 1944 gecesini asla unutmayacak.

Arlette Gondree:
“Çok acı çektiğinizde, umutlandığınızda, umutlarınız gerçek olduğunda ve onların hayatları tehlikedeyken… Çok gençtiler. Bazıları öldü. Yaralananlardan bazıları iyileşti. Ardından tekrar cepheye döndüler. Ben Georgette ile birlikte tüm bunlara tanıklık ettim. Bunu asla unutamazsınız. Onlarla birlikte birbirine kuvvetle bağlı bir aile haline geldik. Onlar bizi kurtardı, bizim ailemiz oldular ve o zamandan beri de öyle kaldılar.”