Son Dakika

Okunan haber:

Haşimi: IŞİD'i Maliki'nin ayrımcı politikaları besledi


Insight

Haşimi: IŞİD'i Maliki'nin ayrımcı politikaları besledi

Irak’ın kuzey ve batısını vuran çatışmalar yüzünden her gün yüzlerce kişi topraklarını terk etmek zorunda kalıyor. Uzun kuyruklara neden olan insanlar başkent Bağdat’ın 170 kilometre kuzeyindeki Kürtler ve federal hükümet tarafından üzerinde hak iddia edilen bir köyden geliyor. Bu yüzden de Irak Suriye İslam Devleti’nin (IŞİD) hedef aldığı kişilerin başında bulunuyorlar.

10 Haziran’da Musul’u ele geçiren IŞİD bu tarihten beri önünde engel tanımıyor. Fakat Irak’taki ilerleyişin fitilini aslında Felluce’nin ocak ayında düşmesi yaktı. Örgüt bu tarihten beri topraklarını kesintisiz olarak genişletti. Ayrıca Bağdat’tan Suriye sınırına uzanan ve büyük bir stratejik öneme sahip otoyol da IŞİD’in kontrolü altına girdi.

İslam Devleti işgal ettiği her yerde ise terör saçtı. İnternet ve sosyal medya sayesinde özellikle Şiileri hedef alan şiddet görüntüleri tüm dünyaya hızla yayıldı. Görüntülerin nerede, ne zaman ve kim tarafından çekildiği belli olmasa da IŞİD bu sayede bir sinir ve iletişim savaşı başlatmayı başardı.

Diğer ülkelerden de kendine taraftar çekmek amacıyla örgüt, propaganda ve kurşuna dizilen kişilerin görüntülerini tüm dünyaya yaymaktan çekinmedi:
“Şam’da çatışmalara katıldık. Birkaç gün sonra Irak’a gideceğiz. Allah’ın izni ile orada da savaşıp geri geleceğiz. Hatta Lübnan ve Ürdün’e de sorunsuz gideceğiz.”

Bu kişiler İngiltere vatandaşı. Avrupa ülkelerinden birçok kişiyi Irak ve Suriye’deki savaşın içine çekmeye çalışıyorlar. Bölgede endişe yaratan bir diğer konu da çatışmanın komşu ülkelere sıçrama tehlikesi.

Örneğin Lübnan IŞİD’in yeni hedefi olarak belirlenmiş durumda. Direnişçilerin ilerleyişini endişeyle izleyen krallık sınırlarına asker yığmaya devam ediyor.

Irak’ın eski cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık El Haşimi, ülkesinde yaşanan kaosu euronews’e değerlendirdi. Irak’ta hakkında çıkartılan idam kararının ardından Türkiye’de sürgünde yaşayan Tarık El Haşimi, IŞİD’in bu kadar ilerlemesinin sorumlusu olarak Başbakan Nuri El Maliki’yi ve onu destekleyen Washington’u gösteriyor.

Tarık El Haşimi:

“Nuri El Maliki’nin ılımlı Sünni Araplar’ı hedef alan politikası aşırı uç görüşlülerin doldurduğu bir güç boşluğu yarattı. Aynı zamanda ılımlı olanlar, bizim gençlerimiz onlar da gittikçe aşırı uçlara kaymaya başladılar çünkü hayatlarındaki insanlık dışı şartlara göz yumamadılar. Onlar Sünni oldukları için ayrımcılığa maruz kaldılar, aşağılandılar, işsiz kaldılar. Tüm bunların sonunda da aşırı uçtakiler dedi ki: ‘Bakın bu, barışçıl bir siyasi sürece katılmanın bir sonucu. Bakış açınızı, hareketlerinizi değiştirin, güçlü olmaya çalışın, şiddeti benimseyin bu sayede daha iyi bir geleceğiniz olabilir.’

Aşırı uçların bizim ılımlı gençlerimize verdiği mesaj işte bu. Bu fotoğrafta Irak ordusundan bir askerini genç bir Sünni’nin kafasına ayağıyla bastırdığını görüyoruz. Nerede kaldı Arap Sünni’lerin saygınlığı, bana gösterir misiniz? Bu da başka bir fotoğraf, genç bir Sünni’nin ölü bedeni bir jip tarafından sürükleniyor. Nerede kaldı Arap Sünni’lerin itibarı?”

Bora Bayraktar, euronews:

ABD tarafından 2010- 2013 yılları arasında, Şiiler, Kürtler arasında sağlanıp, Sünniler’in dışlandığı denge IŞİD’in saldırılarıyla mı son buldu?”

Haşimi:

“Uluslararası toplum bizi suçlamamalı. Kendilerini suçlamalı, Maliki’yi suçlamalı. Onlar Maliki’yi 2010 yılında biz kazandığımız halde desteklediler. Biz Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ile bir olup Maliki’yi desteklediklerini ortaya çıkarttık. Artık zaman uluslararası toplum için Iraklılar’ı bir araya getirmeye çalışma ve yapılan tarihi hataları düzeltme zamanı. Artık kökenleri ne olursa olsun tüm Iraklılar’a eşit şartlar, sorumluluklar ve haklar vermek gerek.”