Son Dakika

Okunan haber:

AB-İngiltere: 'Ne seninle ne de sensiz'


Birleşik Krallık

AB-İngiltere: 'Ne seninle ne de sensiz'

Avrupa Birliği ile İngiltere arasındaki ilişkiler yakın tarihin her döneminde gerginliklere sahne oldu. 1963 ve 1967’de Fransa İngiltere’nin ortak pazara girişini veto etti. Paris, Amerika Birlşik Devletleri’ne çok yakın bir İngiltere’yi Avrupa’da istemiyordu.

İngiltere’nin ortak pazara girebilmesi için Fransız vetosunun kaynağındaki isim Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün görevinden ayrılmasını beklemesi gerekti.

Fakat bu tarihten itibaren İngiltere Avrupa Birliği’ne ve ortak para birimine karşı olumsuz bir tavır takındı. Avrupa para sistemine Londra’nın ilk ‘hayır’ı 1979’da geldi. 1990’lı yıllara kadar bu katı tavır devam etti. John Major’ın liderliğindeki muhafazakar hükümet AB’ye İngiliz Sterlini’ne karşı özel bir uygulamayı kabul ettirdi. Fakat İngiliz para birimi 2 yılda devaluasyona uğrayınca Londra da Avrupa ile yollarını tekrar ayırmakta gecikmedi:
Norman Lamont:
“Hükümet, İngiltere’nin faiz kuru mekanizmasındaki üyeliğinin askıya alınmasının ülkenin çıkarına olduğu sonucuna varmıştır.”

Ortak Tarım Politikası da Brüksel ile Londra arasında anlaşmazlıkların yaşandığı bir diğer konu oldu. Ülkenin ağır bir mali krizden geçmesi dönemin Başbakanı Margaret Thatcher’ın 80’lerde Avrupa’ya karşı soğuk bir tavır sergilemesine yol açtı. Tarım politikası’na en fazla ödeme yapan ikinci ülke olmasına rağmen İngiltere Avrupa yardımlarından çok az faydalanıyordu.

Eski Başbakan Margaret Thatcher:
“Eğer ülkemizde devletin sınırlarını geri çekmeyi başardıysak bunu Avrupa seviyesinde Brüksel’in yeni otoritesi altında işleyen bir süper Avrupa devletinin sınırları genişlesin diye yapmadık.”

İşçi Partisi’nin lideri Tony Blair’in 1997’de göreve gelmesinden itibaren Avrupa’ya dönük tavırda bir yumuşama görüldü. Hatta Londra Maastrciht Antlaşması’na imza koydu. Fakat ortak para birimi Euro’ya geçiş için gerekli olan halk referandumu ülkede asla düzenlenmedi. İngiltere Euro Bölgesi’ne girmedi.

2008’de yaşanan küresel mali kriz ve muhafazakarların yeniden iktidara gelmesi ile bu sayfa da bir daha açılmamak üzere çevrilmiş oldu.