Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye rejim değişikliğine mi gidiyor?


Türkiye

Türkiye rejim değişikliğine mi gidiyor?

Türkiye, 10 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu için sandık başına gidiyor. Cumhurbaşkanı ilk kez halk tarafından seçilecek. Çankaya Köşkü’nün yeni sakininin elde edeceği bu gücün, beraberinde rejim değişikliğini de gündeme getireceği tahmin ediliyor.

Peki cumhurbaşkanına sınırlı veto yetkisi tanıyan parlamenter sistemin değiştirilmesi ne anlama geliyor?

Bu sorunun cevabını arayan Euronews İstanbul muhabiri Bora Bayraktar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir rejim değişikliğine dönüşme olasılığını uzmanlarla konuştu:

Profesör Dr. Ersin Kalaycıoğlu (Sabancı Üniversitesi):
“Sorunun cevabı kimin kazanacağına bağlı olarak ‘evet’ veya ‘hayır’. Çünkü adaylardan bir tanesi iktidara gelmesi durumunda bugün anayasada bulunan cumhurbaşkanı tanımının dışına çıkacağını, anayasadaki temellerin cumhurbaşkanını çok dar bir kalıba soktuğunu, aslında anayasadaki cumhurbaşkanının kendi anlayışına göre ‘icrai’ yetkisi olduğunu ve icranın başı olduğunu söyledi, ki anayasada sadece ‘devletin başı’ diyor. Dolayısıyla icranın başı rolünün ötesinde bir rol çiziyor. Kendisinin başbakan olarak yapmakta olduğu, ihaleleri idare etme işlevini cumhurbaşkanı olarak da sürdürmek istediğini ve sürdüreceğini beyan etti. Bu da, hem bugüne kadarki cumhurbaşkanı rolü ve teamülüne aykırı, hem de anayasada böyle bir açıklık yok.”

Türkiye’de mevcut anayasa 12 Eylül 1980 darbesinin bir ürünü olarak 1982’de yürürlüğe girdi.

Anayasa parlamenter sistemde güçler ayrılığı ilkesine dayalı. Bu tabloda cumhurbaşkanına bazı üst düzey bürokratların atanması ve sınırlı veto yetkisiyle bir hakem rolü veriliyor.

Profesör Dr. Ersin Kalaycıoğlu:
“Cumhurbaşkanının ne halka, ne herhangi bir kimseye, ne de herhangi bir şekilde siyaseten veya hukuken hesap verme durumu olmadığını anayasa açıkça belirtiyor.”

Bu durumu değiştirmek isteyen AK Parti, başkanlık sitemine geçişi sağlayacak yeni bir anayasayı gündeme getirdi. Ancak kamuoyunda “Türk tarzı başkanlık” olarak anılan sistemi hayata geçirecek konjonktür oluşmadı.

SETA’dan Nebi Miş‘e göre, Başbakan Recep Erdoğan, Çankaya Köşkü’ne çıkması durumunda mevcut anayasayı koruyarak, icracı bir konuma konuma geçecek:

“Türkiye’de hükümetle aynı siyasi çizgiden gelen, icracı olmayan ancak etkin bir cumhurbaşkanı, partiyle de uyumu dikkate alındığında, sistemin biraz daha cumhurbaşkanı üzerinden dönüşeceğini söyleyebiliriz. yani Erdoğan, anayasa değişmese bile, mevcut yasalara uyarak sistemi dönüşmeye zorlayacak. Bu anlamda yeni bir sistemle karşı karşıyayız. Ama Türkiye’deki genel tartışmanın aksine bu, anayasayı zorlayarak tamamen bir başkanlık sistemi olmayacak. Çünkü bu anayasaya değişmeden mümkün değil, bunu Erdoğan da görüyor, Ak Parti çevreleri de görüyor. Ancak Erdoğan’ın kişiliğinden ve halkın seçmesinden kaynaklanan yeni bir Çankaya süreci bizi bekliyor.”

Gücün tek elde toplanmasından endişe eden diğer adaylar rejim değişikliğine karşı çıkıyor. Erdoğan ise seçilmesi durumunda “geleneksel bir cumhurbaşkanı olamayacağını ve MGK aracılığı ile hükümete başkanlık edeceğini” belirtiyor.

Profesör Dr. Ersin Kalaycıoğlu: “Recep Tayyip Erdoğan seçimi kazanırsa, kazanır kazanmaz kendisinin istediği türde bir ‘cumhurbaşkanı-başbakan-bakanlar kurulu-meclis’ ilişkisi kurmaya teşebbüs edecektir. Buna nasıl yanıt verilecek? Bunu göreceğiz, şu anda bilmiyoruz.”

Belçika'da Birinci Dünya Savaşı'nın 100'üncü yıl dönümü törenleri

Belçika

Belçika'da Birinci Dünya Savaşı'nın 100'üncü yıl dönümü törenleri