Son Dakika

Okunan haber:

"Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanır"


Insight

"Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanır"

Türkiye 10 ve 24 Ağustos’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yeni liderini belirlemeye hazırlanıyor. İlk defa halk oyuna başvurulacak seçimler sonrasında ülke önemli değişikliklere sahne olabilir.

Yeni cumhurbaşkanını bu dönemde hem iç hem de dış politikada zorlu konular bekliyor. İç politikada 10 yıldır yaşanan ekonomik iyileşmenin yavaşlamaya başladığı fark ediliyor. Öte yandan Kürt meselesi konusunda başlatılan barış görüşmelerinin devam edip etmeyeceği merak konusu.

Aktif dış politika prensibini benimseyen AK Parti hükümetinin ülkenin Suriye ve Irak krizlerine karşı alacağı pozisyon kritik bir öneme sahip. İç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin sayısı şimdiden 1 milyonu aşmış durumda.

Mahmut Övür, Sabah Gazetesi köşe yazarı:
“Türkiye’nin temel sorunları vardı yıllardır ötelenen, çözümlenmeyen ve problem haline gelen, devletle toplumu karşı karşıya getiren derin problemleri vardı. Başta Kürt meselesi, Aleviler, azınlıklar meselesi olmak üzere, dindarların kendi kimlikleriyle yaşama meselesi gibi onlarca mesele vardı.”

Türkiye’de cumhurbaşkanını ilk defa halkın seçecek olması yeni cumhurbaşkanının yetkilerinde bir artış olasılığını gündeme taşıdı. Diğer bir tartışma konusu da gücünü halktan alacak bir liderle ülkenin bir sistem değişikliğine gidip gitmeyeceği.

Mahmud Övür’e göre Cumhurbaşkanlığı’na Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmesi durumunda bu değişiklik kaçınılmaz olacak:

“Ben bir anlamda halkın seçtiği cumhurbaşkanının fiili yarı başkanlık sistemine geçiş olduğunu düşünüyorum. O yüzden başbakanlığı da bu pozisyonda, anayasal olmasa bile bu şekilde olacağını düşünüyorum. Ve AK Parti’nin buna hazırlandığını düşünüyorum.

Muhalefetin ise AK Parti hükümetine karşı 12 yıldır tüm seçimlerden yenilgi ile ayrılması Övür’e göre alternatif politikaların üretilememesinin bir sonucu:

“Burada temel sıkıntı muhalefetin bir siyaset üretememesidir, alternatif olamamasıdır. Oysa muhalefet alternatif üretmesi gereken bir pozisyonda olmalıdır. Şu anda gördüğüm kadarıyla cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin iki önemli partisi CHP ve MHP bir çatı aday ile yola çıktı.”

Türkiye’nin nabzını tutan euronews muhabiri Bora Bayraktar Türk siyasetini seçim sonrasında hareketli günler beklediği kanısında:

Bora Bayraktar, euronews:
“Görünüşe göre Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Türkiye için önemli bir dönüm noktası olacak. Gerek hükümet, gerekse muhalefet kanadında Türk siyaseti hareketli günler, belki de bir dönüşüm süreci yaşayacak.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Türkiye için tarihi öneme sahip Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde İstanbul’a uzanıyoruz. Karşımızda seçimlerde yaptığı doğru anket tahminleri ile tanınan A&G Araştırma Başkanı Adil Gür var.

Adayları değerlendirdiğimizde hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hem de Halkların Demokratik Partisi (HDP) adayı Selahattin Demirtaş siyasetin içinden geliyor. Fakat “çatı adayı” dediğimiz Ekmeleddin İhsanoğlu ise pek Türkiye’nin tanımadığı siyasete uzak bir isim. Sizce bu, İhsanoğlu için bir dezavantaj mı?

Adil Gür, A&G Araştırma Başkanı:
“Evet doğru. Aslında sorunun cevabı sorunun içinde gizli. İki tane aday siyasi partilerin genel başkanı ve uzunca süredir kamuoyunun karşısında. Diğeri ise aday ilan edildiği ilk günlerde Türkiye’de toplumun yüzde 90’ı tarafından tanınmayan bir isimdi. Gerçi denilebilir ki, günümüzde yaygın kitle iletişim araçları ile kısa sürede herkese insanlar tanıtılabilir, duyurulabilir. Ve bugünlerde yapılan araştırmalarda halkın yüzde 80-90’ının İhsanoğlu’nu tanıdığı ortaya çıkıyor. Ama tanımak, ismini bilmek siyaseten tanınmak anlamına gelmiyor. Yani Türkiye’nin temel meseleleri ile ilgili, Türkiye’nin bir takım politikaları ilgili ne düşündüğünü insanların bilebilmesi tanınırlık anlamına geliyor. Daha açık ifade ile örneğin Kürt sorunu ile ilgili ne düşünüyor? Veya Türkiye’nin uluslararası bir problemi ile ilgili ne düşünüyor? Bunun halk tarafından bilinmesi önemli. Bu manada sayın İhsanoğlu, Demirtaş ve Erdoğan’a göre dezavantajlı olduğu yarışta ismen tanınmış olsa bile dezavantajı hala maalesef devam ediyor.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Sayın Gür, partilerin değil adayların yarıştığı bir seçim dönemindeyiz. Sizce seçmen oy verdiği partilerin desteklediği adaylara oy verir mi? Yoksa önemli oranda oy kayması yaşanır mı?

Adil Gür, A&G Araştırma Başkanı:
“Şimdi liderler yine burada avantajlı. Bir partiye oy veren doğal olarak büyük bir çoğunlukla liderine de oy verir. Yapılan araştırmalarda yine görüyoruz ki AK Parti’ye oy veren seçmenlerin yüzde 97’si Başbakan Erdoğan’a, geçen seçimlerde Barış ve Demokrasi Partisi’ne (BDP), HDP’ye oy verenlerin yüzde 98.4’ü partilerinin liderlerine oy veriyor. Ama diğer tarafta 10’dan daha fazla sayıdaki partinin desteklediği bir aday var. Burada blok halinde tüm partilerin oylarının orada konsolide olması çok mümkün görünmüyor. Oy kaymaları daha fazla. Bu manada özetle, AK Parti ve BDP tabanı adaylarını yüksek oranda destekliyor, oy kaybı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tabanında daha fazla var.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Peki Başbakan Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması durumunda AK Parti tabanının Başbakanlık için kimi destekleyeceğini düşünüyorsunuz?

Adil Gür, A&G Araştırma Başkanı:
“Yine uzunca süredir yaptığımız araştırmalarda gerek parti tabanının gerek partili milletvekillerinin, teşkilatlarının yüksek oranda dillendirdiği isim mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül. Ama durumu henüz netlik kazanmış değil. Bu sorunun cevabının 10 Ağustos akşamı Başbakan’ın alacağı oy oranında gizli olduğunu düşünüyorum. Yani Başbakan’ın kafasında, hiç kimse ile paylaşmadığı, AK Parti’nin başına kimi düşündüğü konusunda henüz hiçbir ipucu ve açıklama yok. Bu, oy oranına göre belli olacak. Bir de erken seçim kararının alınıp alınmamasıyla da ilgili. Ama Başbakan’ın açıklamalarına baktığımızda bir emanetçi olmayacağını söylüyor. Üçüncü dönem kuralına takılan hiçbir isim olamayacak o zaman. Sayın Cumhurbaşkanı şu anda Başbakan olamıyor çünkü milletvekili değil. Şayet seçimler bir müddet sonra yapılır, AK Parti de bu süre içerisinde genel kurultayını yapar da Cumhurbaşkanı’nı genel başkan olarak seçerse, Abdullah Gül gibi görülüyor. Ama Başbakan yüzde 55’in çok üzerinde bir oy alır da, en son konuşmalarında dediği gibi ben hala partinin başındayım istediğim kişiyi aday gösteririm demeye devam ederse o zaman da belki çok da sivri olmayan, kamuoyunda çok da nitelikli olmayan, çok da başbakanın bundan sonraki dönemde Cumhurbaşkanı’nın önüne geçmeyecek bir isim de konuşulabilir. Ama anlaşılan şey şu: 10 Ağustos akşamına kadar AK Parti çevrelerinde bu isim dillendirilmiyor. Tabandan Abdullah Gül talepleri daha fazla.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Peki ilk turda hiçbir adayın yüzde 50’yi geçememesi ve Demirtaş‘ın yarış dışı kalması durumunda ona oy veren kitlenin hangi adaya yöneleceğini düşünüyorsunuz?

Adil Gür, A&G Araştırma Başkanı:
“Şimdi Türkiye’de Demirtaş‘a oy veren kitlenin büyük bir çoğunluğu Kürt kökenli seçmenler. Kürt kökenli seçmenler sadece bugün değil yaklaşık 8-10 yıldır yapılan tüm seçimlerde iki parti oy alıyor. AK Parti, HADEP, BDP ve bugün HDP. Şimdi öyle olunca ikinci turda BDP-HDP seçmeninin çok büyük bir çoğunluğu Recep Tayyip Erdoğan’a oy verecektir. Ama ben ikinci turun yapılacağı kanaatinde değilim. Birinci turda Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Seçimi sonuçlanacak.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Peki son olarak sizin seçim tahmininizi öğrenebilir miyiz? Pazartesi günü Türkiye nasıl bir güne uyanacak?

Adil Gür, A&G Araştırma Başkanı:
“Şimdi bu bir seçim tahmini değil. Bir araştırmacının elinde verilerle konuşması lazım. Yeni yaptığımız, 2-4 Ağustos tarihleri arasında, 49 ilde, 5423 hanede yüz yüze görüşme yöntemi ile yaptığımız araştırmanın sonucu şu: AK Parti’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 55,1, “çatı adayı” Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 33,3, HDP adayı sayın Demirtaş yüzde 11,6. Bu oranlara baktığımızda yüzde 55 gibi bir oranla seçimin ilk turda sonlanacağını düşünüyorum. Elbette ki katılım çok önemli. Katılıma göre bu oranlar yarım ya da bir puan değişebilir. Ama toparlayacak olursak katılım ne olursa olsun ben Başbakan’ın yüzde 54-56 gibi bir oranla seçimi birinci turda kazanacağını düşünüyorum.”

Melis Ademoğlu, euronews:
Sayın Gür sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz.